Merkez Bankası ve FED başkanları neden 'kötü iletişim' eleştirilerine maruz kaldı?

Hafta içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın 3. Enflasyon Raporu'nu, Amerikan Merkez Bankası (FED) da faiz kararını açıkladı. Koç Üniversitesi'nden ekonomist Selva Demiralp'e göre iki kurumun başkanların basın toplantılarının ortak yanı, piyasa oyuncularını pek tatmin etmemesi. Demiralp, BBC Türkçe'ye bunun nedenlerini yazdı.

Merkez Bankası ve FED başkanları neden 'kötü iletişim' eleştirilerine maruz kaldı?

Hafta içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın 3. Enflasyon Raporu'nu, Amerikan Merkez Bankası (Fed) da faiz kararını açıkladı. Koç Üniversitesi'nden ekonomist Selva Demiralp'e göre iki kurumun başkanların basın toplantılarının ortak yanı, piyasa oyuncularını pek tatmin etmemesi. Demiralp, BBC Türkçe'ye bunun nedenlerini yazdı.

İki basın toplantısı, iki iletişim örneği

Geçtiğimiz Çarşamba, birisi içeride diğeri dışarıda iki merkez bankası başkanının (Murat Uysal ve Jerome Powell) basın toplantısını izledik.

İçeride Enflasyon Raporu tanıtım toplantısı yapılırken dışarıda ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz indirimi sonrası gelen rutin basın toplantısı vardı.

Her iki toplantıda da ortak taraf, piyasa oyuncularının pek tatmin olmamış bir şekilde ayrılması oldu. Her iki başkan da "kötü iletişim" ile suçlandılar.

Bu yazıda iki iletişim örneğinin karşılaştırmalı bir değerlendirmesini yapmak istiyorum.

Merkez bankacılığında "iyi iletişim" bankanın hangi değişkenlere ve kriterlere bakarak hareket ettiğini piyasalara net bir şekilde izah etmesidir. Böylelikle piyasalar söz konusu değişkenleri takip etmek sureti ile Merkez Bankası'nın gelecekteki adımlarını doğru tahmin edebilirler. Fiyatlamalar da daha karar gelmeden doğru yönde oluşur.

"Kötü iletişim" ise Merkez Bankası'nın neye tepki verdiğini piyasalara anlatamaması durumudur. Bu durumda piyasa Merkez Bankası'nın hangi veriye bakarak karar aldığını bilmediğinden ileriye yönük tahmin yapmakta zorlanır.

TCMB örneği

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Amerikan Merkez Bankası'ndan farklı olarak politika kararı aldığı toplantıların ardından bir basın toplantısı düzenlemiyor. Onun yerine üç ayda bir enflasyon raporu toplantısı ile medya önüne çıkıp para politikası duruşu hakkında bilgi veriyor.

Bu toplantıların soru cevap bölümünde uluslararası kabul görmüş uygulamanın tersine sorular birer birer alınmak yerine üçer üçer alınıyor. Bu uygulama kafa karışıklığı yaratmanın ötesinde çoğu zaman sorulan soruların cevaplanmadan geçiştirilmesine sebep oluyor.

Son Enflasyon Raporu toplantısından kısa süre önce TCMB "makul reel faiz" kavramını piyasaya sürdü. Toplantıda, bu kavramın literatürde bilinen "nötr faiz" kavramına denk olduğu not edildi.

Nötr reel faiz, ekonomi potansiyel üretim seviyesine ulaştığında geçerli olduğuna inanılan reel faiz seviyesidir. O noktaya ulaşıldığında ne yukarı yönlü ne de aşağı yönlü fiyat baskısı kalmayacağı için faiz "nötr" olur.

Bu kavram merkez bankacılığında bir referans noktası görevi görür. Çünkü mevcut reel faizin nötr faize olan uzaklığına bakıp Merkez Bankası'nın bir sonraki adımını kestirebilirsiniz.

Gelgelelim Merkez'in takip eden açıklamaları "nötr faiz" kavramını bulandıran açıklamalardı. Zira nötr faizin "enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayan parasal duruş" olduğu açıklaması, mevcut reel faiz ile nötr reel faiz kavramlarının iç içe geçmesine sebep olan kafa karıştırıcı bir açıklama idi.

Nötr faizi, eski zamanlarda gezginlere yön gösteren kutup yıldızına benzetebiliriz. Hep kuzeyi gösteren bu yıldıza göre konum belirleyip gideceğiniz yönü tayin edebilirsiniz.

Nötr faizin nerede olduğunu bildiğinizde de para politikasının konumunu ve yönünü tayin edersiniz.

Eğer enflasyon hedefin altında ise reel faizi nötr faizin altında tutarsınız, yani genişlemeci politika uygularsınız. Eğer enflasyon hedefin üzerinde ise o zaman reel faizi nötr faizin üzerine çıkarırsınız, yani sıkı para politikası uygularsınız.

Dolayısı ile kafasındaki nötr faizin ne olduğunu piyasalarla paylaşan bir merkez bankası, ileriye yönelik adımlarının tahmin edilmesinde önemli bir dayanak sağlar.

Durum böyleyken Başkan Uysal'a makul reel faizin kaç olduğu sorulduğunda buna cevap vermemesi ortaya konulan bu yeni kavramın işlevselliğini daha en başından ortadan kaldıran, kendi kendisi ile çelişen bir adımdı.

FED örneği

FED Başkanı Jerome Powell, basın toplantısı düzenliyor

Gelelim FED'e... FED nihai hedefin ne olduğu konusunda net. Nötral nominal faiz rakamsal olarak yayımlanıyor.

Son tahminler bu rakamı yüzde 2,5 civarında gösteriyor. Uzun vadeli enflasyon hedefinin yüzde 2 olduğu bir ortamda nötral reel faizin yüzde 0,5 civarında olduğu hesaplanabilir.

FED Başkanı Jerome Powell, Çarşamba günkü konuşmasında nötr faiz tahminlerinin aşağı çekildiğini, bu nedenle mevcut politika faizinin fazla sıkı kaldığını, faiz indiriminin bir gerekçesi olarak açıkladı.

Powell'ın Çarşamba günkü performansında piyasaları kızdıran tek unsur, bir sonraki adımın yönünün ne olacağı konusunda net bir cevap veremeyişi oldu. Powell buna gerekçe olarak ne yöne gitmek istedikleri konusunda kararsız olduklarını söyledi.

Eğer bir Merkez Bankası elindeki tahminleri kamu ile paylaşıyor ama bu tahminlere rağmen ekonomik belirsizliklerden dolayı bir sonraki adımının yönünü kestiremediğini söylüyorsa; bu kötü iletişim değildir.

Ama şayet elinizdeki tahminleri paylaşmıyor, kavramları net açıklayamıyor, mevcut enflasyon yüzde 16 iken üç sene içinde o enflasyonu nasıl yüzde 5'e düşüreceğiniz konusunda bir yol haritası veremiyorsanız; bu kötü iletişimdir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler