Kamuda taşeron işçi korkusu

Kamuda hasta bakıcı, röntgen teknisyeni, şoför, temizlikçi, güvenlikçi gibi işlerde ‘taşeron’ olarak çalıştırılan işçilerin durumu, devleti sıkıntıya soktu.

Kamuda taşeron işçi korkusu

Hastaneler başta olmak üzere belediyeler, üniversiteler, karayolları gibi kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerin sayısı 1 milyon 76 bine ulaştı. Yargıtay peş peşe açılan binlerce davaya ilişkin kararlarında kamuya sert eleştiriler yöneltti. Kamu yönetimlerini ‘muvazaalı (tarafların üçüncü kişi ya da kurumları aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan) işlem yapmakla’ suçladı. İşçilerin, işe iadelerine; bu yapılamıyorsa o kamu kurumunda aynı işi yapan işçinin izin, ücret, mesai, kıdem ve ihbar tazminatları esas alınarak tüm mali haklarının verilmesine hükmetti.

Taşeron işçilik, kamunun kanayan yarası oldu. Yönetimlerin sıkıntılarıyla uğraşmamak ve maliyeti düşürmek amacıyla tercih ettiği ‘taşeron işçiler’, çalıştıkları hastanelerde, belediyelerde, karayollarında, üniversitelerde ‘iş güvencesinden yoksun’ oldukları için uzun çalışma süreleri; hasta bakıcı, röntgenci olmalarına karşın temizlikçi kadrosunda gösterilmeleri, uzun mesai saatleri, 1 yıl dolmadan yapılan giriş çıkışlar, yıllarca çalıştırılıp artmayan ücretler nedeniyle sıkıntı yaşıyorlar. Bu sıkıntılar yetmezmiş gibi kimi zaman şirket değişikliklerinde tazminatsız olarak kapının önüne koyuluyorlar.

Son yıllarda özellikle hastanelerde, belediyelerde, üniversitelerde yıllarca çalışıp kapının önüne konulan taşeron işçiler açtıkları binlerce dava sonucu ya işe ‘iade kararı’ alıyorlar ya da o işyerinin ‘kadrolu işçisi’ işten atılmış gibi; işe girişinden çıkarıldığı tarihe kadar olan kıdem, ihbar tazminatları ile izin hakları; alacakları hesaplanarak ödenmesi isteniyor.

İşte bu durum kamuda büyük sıkıntı yaratırken, kamu yöneticileri ‘ya o kişiyi kadroya almayı’ tercih ediyor ya da ‘tüm haklarını’ ödemek zorunda kalıyor.

ŞİRKET DEĞİŞİYOR, İŞÇİ AYNI KALIYOR
Özellikle hastanelerde, her yıl taşeron işverenler değişirken, işçilerin aynı kalması dikkat çekiyor. Bu durum, hastane yönetimlerinin şirketlere, ‘biz bu kişiyle devam etmek istiyoruz’ demesinden kaynaklanıyor. Böyle olunca aynı işçi yıllarca bir hastanede neredeyse asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyor. Mesai almıyor, bağlı olduğu şirket her yıl değiştiği için de kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alamıyor.

YARGITAY NE DİYOR?
Taşeron işçiler 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi istihdam ediliyorlar. Ancak yasa tam olarak uygulanmadığı için işçiler, hak kaybına uğruyorlar.

Oysa Yargıtay kararlarında, bir işyerinde taşeron işçi çalıştırılabilmesi için ‘işletmenin ve işin gereği’ ile ‘teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler’ şartının birlikte bulunması gerektiğine dikkat çekiyor.

Ayrıca bir işçinin aynı kamu kurumunda 1 yıldan uzun süre çalışması halinde, taşeron şirket değişmiş bile olsa, kıdem ve ihbar tazminatı alabileceğine hükmediyor. İşe iade davası açmaları halinde işe iadelerini istiyor. İşe iade edilmezler ise iade tazminatıyla birlikte, diğer haklarının da hesaplanmasını hükme bağlıyor.

Bu hakların ödenmesi sorumluluğunu ise işçinin bağlı olduğu taşeron işverene değil; onunla birlikte kamu kuruluşuna veriyor. Örneğin, Yargıtay 22.Hukuk Dairesi, 6 Nisan 2012 tarihihli kararında “Dava konusu olayda asıl işveren sağlık bakanlığı ile alt işveren Gold Ltd. Şti. ilişkisinin muvazaalı olmadığı belirtilmesine rağmen davalı Bakanlık aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi, ayrıca işe başlatmamadan doğacak haklardan alt işveren ile birlikte asıl işveren Sağlık Bakanlığının birlikte müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken sadece iş güvencesi tazminatı yönünden davalı Bakanlığın birlikte sorumluluğuna karar verilmiş olması hatalıdır” diyor.

KAMU, SENDİKAL HAKKI ENGELLEYEMEZ
Yargıtay, 22. Hukuk Dairesi 4 Haziran 2012 tarihli bir başka kararında ise, yine taşeron işçi çalıştırma şartlarının kamu için de geçerli olduğunun altını çiziyor. Kamunun bu şartların dışında tutulamayacağı vurgulandıktan sonra, “Muvazaaya dayanan bir ilişkide işçi, gerçek işverenin işçisi olmakla kıdem ve unvanının dışında bir kadro karşılığı çalışması ve diğer işçilerle aynı ücreti talep edememesi, 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur. Yine şartların oluşmasına rağmen işçinin yararlanamaması, Anayasal temeli olan sendikal hakları engelleyen bir durumdur” diyor.

BOMBA PATLIYOR, MUVAZAALI İŞLEM
Yargıtay, 22. Hukuk Dairesinin bu kararlarından önce 9. Hukuk Dairesinin 2007, 2008, 2011 yıllarına ilişkin kararları dikkat çekiyor.

Kamu kurumlarının, taşeron işçilerin hak ve alacaklarından , toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden taşeron işverenle birlikte sorumlu olduğunun altı çiziliyor, çok önemli bir uyarı yapılıyor:

“Asıl işverenin (örneğin kamu hastanesi) işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz.”

Bu uyarıya dikkat etmez ise; “Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez" deniyor.

Muvazaalı işlem olduğu anlaşılırsa, alt işverenin işçilerinin o işyerinde çalışmaya başladıkları tarihten itibaren asıl işverenin yani Sağlık Bakanlığı’nın işçisi olarak sayılacağı ve haklarının buna göre hesaplanacağı hüküm altına alınmış oluyor.

ÇALIŞACAK İŞÇİYE KARIŞAMAZSIN!
Yargıtay, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, alt işverenin üstlendiği işi, sözleşme koşulları doğrultusunda ama kendi adına ve bağımsız bir biçimde yürüteceğini vurguluyor. Bir başka ifadeyle de “Yönetim hakkı tamamen kendi yetkisindedir. Asıl işverenin sadece denetim yetkisi vardır. Alt işveren çalıştıracağı işçileri kendisi işe alır, kendi adına iş sözleşmesi yapar; gerekli talimatları verir; işçilere ücretlerini kendisi öder; ücret bordrolarını düzenler; SSK primlerini yatırır ve işten çıkarmada da yetkili kendisidir” diyor.

BU İŞÇİ SENİN!
Ancak söz konusu davada Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastane yönetimi ile temizlik hizmetini alan taşeron şirketler arasındaki ihale sözleşmelerinin, teknik şartnamelerin incelendiğinde, işçilerin işe alınmalarında ve işlerine son verilmesinde tek yetkilinin hastane idaresi olduğu, hastane idaresi tarafından kurulacak komisyonun bu görevi yapacağı, firmaların işçi alım ve çıkarılmasında kesinlikle tasarruf sahibi olamayacağının görüldüğü belirtiliyor.

“Keza çalışacakların çalışma koşullarının da Hastane yönetimince belirleneceği açıkça düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi, alt işverenlerin çalıştırdıkları işçilerin üzerindeki yönetim hakkı tamamen asıl işveren tarafından kullanılmaktadır. Burada gerçek anlamda bir alt işveren-asıl işveren ilişkinden söz edilemez. Sözleşmeye göre, işçiler hastanenin yönetimi altında çalışırken, fesih kararını yine hastane vermektedir. Alt işveren kendi işçileri üzerinde yönetim hakkı kullanmamaktadır. Davacı işçi başlangıçtan itibaren davalı Sağlık Bakanlığı işçisidir. Temizlik işi verilen firmaların işverenlik sıfatı bulunmamaktadır. “

KİMSEYİ ALDATMAYIN!
Yargıtay, 2008 yılına ilişkin bir başka kararında da asıl işveren-alt işveren tanımından sonra yine ‘muvazaa’ konusuna atıfta bulunuyor. Üniversitede taşeron olarak çalışan bir işçinin açtığı dava üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi,

“Muvazaa Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesi arzu etmedikleri görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Üçüncü kişileri aldatmak kastı vardır ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir” diyor.

BU SÖZLEŞME GEÇERSİZDİR!
Ardından da “4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesindeki şartlar gerçekleşmeden asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi halinde, asıl işveren-alt işveren ilişkisi geçersiz olacaktır. Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi taşeronlar değiştiği halde, davalı üniversiteye ait işyerinde onun gözetimi altında asıl işlerde çalıştırıldığını iddia etmiştir. Davalı üniversite ile üniversite de iş alan dava dışı alt işverenler arasındaki ve davalının alt işveren uygulamasına konu işlerle ilgili davacının çalıştığı süreyi kapsayan sözleşmeler ile davacının görev tanımını belirleyen kişisel dosyası getirtilememiş, davacının iddiası üzerinde durulmamıştır. Belirtilen sözleşmeler ve işçinin kişisel dosyası ile getirtilmeli, işyerinde konudan anlayan bilirkişiler marifeti ile keşif yapılmalı, sözleşmeler yukarda belirtilen ilkeler kapsamında denetlenmeli, davacının görev yaptığı bölüm ve bu yerdeki yaptığı göreve göre asıl ya da sözleşmeye konu olmayan iş dışında çalıştırılıp çalıştırılmadığı açıklığa kavuşturulmalı, alt işveren uygulamasının yukarıdaki ilkelere göre yasaya uygun olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

HÜKÜMETİN ÖNCELİĞİ
Hem Başbakanın hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in sık sık dile getirdiği taşeron işçiler sorunu, hükümetin öncelikli gündem maddeleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı’nın hemen ardından bakanlık, taşeron işçilerle ilgili yasa taslağını sosyal tarafların görüşüne açmaya hazırlanıyor.

Edinilen bilgiye göre yeni taslak, öncelikle kamuda sıkıntı yaratan taşeron işçiler konusuna çözüm getirmeyi hedefliyor. Özellikle Yargıtay’ın işçiler lehine aldığı kararlardaki yasal dayanaklar değiştirilerek, taşeron işçilerin, mevcut işçilerle aynı muameleye tabi tutulması engellenecek. Böylece kamunun bu işçilerden ‘sorumlu olmalarının’ önüne geçilirken, bunların diğer işçilerle ‘aynı haklara’ sahip olmaları da önlenecek.

Ancak aynı zamanda hem kamu hem de özel sektörde çalışan taşeron işçilerin, çalışma süreleri, yıllık ve haftalık izin günleri, kıdem ve ihbar tazminatları gibi konularda ‘iyileştirici’ hükümler getirilecek. Taşeron işçilerin 1 yıl dolmadan, giriş-çıkış yapılarak kıdem tazminatı alamamaları engellenecek. Ayrıca günlük çalışma süreleri 8 saati, haftalık çalışma süreleri ise 45 saati geçemeyecek. Bu süre için de fazla mesai ödenmesi gerekecek.

Hükümetin, taşeron işçilik taslağını kıdem tazminatını değiştiren taslakla birlikte çıkarmak istediği biliniyor. Ancak 2013 yılındaki yerel seçimler, ardından Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler nedeniyle çalışanları karşısına almak istemediği için kıdem tazminatı konusunun askıdan inmemesi bekleniyor.

“SARI KÖPEK SÖZLEŞMELERİ HORTLADI”
Yıllardır kamu ve özel sektörde çalışan taşeron işçilerle ilgili onlarca davaya bakan ve bu konuda yayınlanmış tebliğleri bulunan Avukat Murat Özveri, Yargıtay’ın bu konuda verdiği kararın hukuk açısından ‘yüz ağartıcı’ olduğunu vurguladı. Taşeron işçilerle ilgili yasaların sadece özel sektörü değil, kamuyu da bağladığının Yargıtay kararlarıyla da ‘içtihat’ haline geldiğini belirten Özveri, buna rağmen kamu kurumlarının yaptıkları uygulamaların hem 4867 sayılı Kanuna hem de ILO’nun 94 Sayılı Sözleşmesine aykırı olduğunu söyledi.

94 Sayılı Sözleşmenin, bir işyerinde çalıştırılacak taşeron işçilerine verilecek hakların, o işyerindeki kadrolu veya toplu sözleşmeli işçilerin asgari şartlarını taşıması gerektiği şartını içerdiğini anlattı. Türkiye’nin 12 sene önce bu sözleşmeyi kabul ettiğini anımsattı.

Özveri tüm bu düzenlemelere karşın özellikle üniversite ve devlet hastaneleri başta olmak üzere kamuda, “Bir taşeron işçinin sendikaya üye olması halinde iş sözleşmesi kendiliğinden feshedilmiş sayılır” hükmünü içeren sözleşmeler yapıldığına dikkat çekti. Bu şartın, Türk Ceza Kanunu’nun 117 ve 118. Maddelerine aykırı olduğunu anımsatan Özveri, “Bu sendikal özgürlüğü ihlal suçudur. Amerika’da bu sözleşmelere ‘Sarı Köpek Sözleşmeleri’ deniyordu. Ancak 1936 yılında çıkarılan yasalarla bu sözleşmeler yasaklanmıştı. ILO bu tür sözleşmelerin tamamını geçersiz sayıyor. Ama Türkiye’de kamuda bu sözleşmeler yeniden hortladı” dedi.

Kaynak: Hürriyet

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 82 yorum
Yahu herkes birşeylerden şikayetçi.. Kimse memnun değil.. Emekli ağlıyor.. Memur sövüyor. İşçi dersen mahfolduk bittik diyor.. Eeee bu oylar nereden a paşam.... Kimse ağlamayacak demekki.. Otur makarnanı ye..
kardeş çok doğru demişssin.Makarnayı yiyenler susacak demekki.
çok doğru söylemissin makarnaya kanan makarna yemeye devam etmeli. Başımızdaki yönetimi ruslar yada amerikalılar şeçmedi. türkiyede yaşayanlar seçti.
Allah belasını versin akp den önce bu kadar taşeron işçi yoktu doldurdular alinin akrabası velinin kardeşi diye ilçe başkanlığından birini bulan 3 kuruşa çalışmaya başladı kamuda kadrolu çalışan alıyor 2000 lira taşeron alıyor 650-700 lira türkiye cumhuriyeti babanızın çiftliği değil sizden öncede vardı sizden sonrada olacak memurları at işçileri at özeli sat tek başınamı devletin bütün işlerini yürüteceksin insanları devlette çalıştırınca parası sendenmi çıkıyor 10 tirilyonluk adamsın cumhurbaşkanı olunca orada 20 tirilyon yaparsın sonrada oğlun amerikadan gelir dükkanın başına geçer 30 tiril
aynen sana katılıyorum ama seçimde gelecek kardeş ozaman göreceğiz kim kime az verdiğini
Bu taşeron sisteminin Allah belasını versin
bilmeden tantana etme seksen milyon yönetmek kolaymı sen üç kişilik aileni yönetemezken birde konuşuyorsun
bende ünv. de 13 yılımı verdim hala çlışmaktayım bu güne kadar 10larca şirket geldi gitti bu durumu kınıyorum
çok biliyorsun sennn...akıllı sanıyon kendini
devletin yükü hafifleyecekti, bankamatik memurlugu kalkacaktı ,kısacası devlet fazla işçiden kurtulacaktı,,ne oldu gene eskiye dönüş oldu....
valla öyle taşören işçileri var ki aynı kadroluymuş gibi artisliğinide yapıyor saygısızlık yapıyor terbiyeslik yapıyor bizim burda yarısından fazlası boş oturuyo
sen çalışıyormusuuuuun
sen kadrolu oldun diye o adamdan üstülüğünmüvar.
husel arkadaş 4 000 lira alıp hiç bir iş yapmayan amip mi desem asalak mı desem ne desem ! varsın taşören arkadaş 6-700 altı yedi yüz lira alsın yatsın ukalalıkta yapsın.
ben devlet hastanesinde taşerönde çalışıyorum 1993 ve 2005 yılı arasında hiç bi hak talebimiz olmadı kısaca yıllık izin bayram mesaileri falan filan ne olduysa müfettiş gelince oldu bütün suç idare yönetiminde sen veriyorsun ihaleye kazananı sen koruyosun neden haklarımıza sahip çıkmıyorsun emekli olan arkadaşlarımız mahkemelerde dolaşıp 2.3 yıl sonra haklarını alıyorlar bu ülke bitmiş kıyamet kopasıyada kadar düzelmez hep aynı mütahhit alıyor her sene ihaleyi ama isim değişikliği yapıyor
akp ve çalışma bakanı olduğu sürece hastanelerde çalışan taşören işciler asla kadro beklemesin ne zaman akp gider o zaman umutlar yükselir güneş doğar
taşaron işçiyi akpmi çıkardı birkere bilip bilmeden sallamayın taşaron işçiyi rahmetli özal çıkardı kadeveyi de adnan kahveci ona göre yorum yapın olabilir sevmeyebilirsiniz ama sadece gerçekleri yazın hiç olmazsa başkalarını kandırmaya çalışmayın
bizlerde kamuya baglı bır kurumda özel şirkete dahil çalısıyoruz.744 tl maasla ama ne tzamınat hakkımız nede ızın hakkımız nede kıdemımız var her sene şirket değişiyor ama bız aynı kurumdayız.ver hıc bır hak elde edemıyoruz hor görülüyoruz kadrolu personel tarafından.umarım sayın başbakan bır gun bızıde hatırlar ama zannetmıyorum dun aksam gene bır haberde asgarı ucretlıden 100 tl kesılecekmıs buda sevındırıcı bır haber gelısme var demek:)))
allah yardımcınız olsun. devlet istese şirketin verdiği maaşla bile kadroya alır çalıştırır ama yandaşlar ve zengin patronlara para lazım. emekçiyi düşünen kim? şirket göstermelik maaş verir, zaten maaş kartları kendindedir parayı kendi çeker işçiye elden verir. tazminat yıllık izin mesai ücreti zaten yok. istesen kapı önündesin. bir de işe başlamadan senet imzalarsın patrona tazminat almasın diye. devletin işini yapar patron eline bakarsın. kömür makarna alırız aynı yoldan geçer aynı sudan içer içer efkarlanır ağlarız. iki dini kelam duyarız. oylar cepte. koyun millete bukadar ezilmek az bile
arkadaşlar benimanlamadığım hz. ömer ra yöneticiyken dağda bir kuzuyu kurt yese ahirette hesabı kendinden sorulacak diye korkardı... bu müslüman bir yöneticiye ne büyük bir derstir bu hukumet öyle bir mebalin altındaki bunca kulun hakkı boyunlarında ALLAHTANDA korkmazlar aynı yerde aynı işi yap yanındaki alsın bütün haklarını 1800 tl maasını sen al 750 tl hiç korkmazlarmı bunun HESABI SORULMAZMI ben taseron işçisi olarak hakkımı helal etmiyorum
sarı köpek tayyip mi oluyor ki?
avrupanın seçilme yaşını alıyorsunuz her şeyi avrupa sıtandartlarına göre uyguluyorsunuz konu taşron işcisine geldiginde dünyada örnegi yok kaldırıyorum diyecek basiretiniz yok köle gibi calıştırıyorsunuz ama bir gün bu milletin saglam bir tokatını yiyeceksiniz kendinize geleceksiniz
bu millet kooyun bu milletmi atacak tokadı çook zoorbe cevap şu olur bakın 2 milyon işsiz var halinize şükür edin allaha asi olmayın halinize şükredin işinize şükredin ama 800 tl neye yeter kime yeter die bakmazlar bu hükümetin politikası baştakilerini doyuruyor başatakilerine çok yetki veriyor altda köle ve yalaka toplum yaratmaya çalışyorlar.
işne ne geliyorsa o bunlara siyasetçi denir
vay be demek taşeron işçilerin sorunlarını çözeceğiz derken bizleri kandırıyorlardı. Demek asıl amaçları bizleri kendi sorumluluk alanlarından çıkartmak ve işçi kesiminin iyice aşağısına düşürmekmiş. Biz zavallılarda rahat edicez diye saf saf bekliyoruz...pesss
biz de işçiyiz aile sağlığı merkezinde dr lere bağlı çalışıyoruz biz ne olacağız hiçbir güvencemiz yok biz taşeron da değiliz
ÇIKTIĞIN ZAMAN TAZMİNATINI HAK EDİYORSAN ALIRSIN
evet ya arkadaşlar bu akp iktidarı milleti kandırmaya devam ediyor yazıklar olsun hastaneler birliği kuruyor sekreter ve baş hekımler alıyor onlara 15000 lira verirken aldığı o yoneticilerde bizim ekmeğimizle oynuyor revamı bu
orta cag irgat pazarinin bas tuccari akp ve onun zavalli yonetimi.
ÖZGÜRLÜĞÜN EN BÜYÜK DÜŞMANI HALİNDEN MEMNUN OLAN KÖLELERDİR...
SORU TAŞERON FIRMALARI ELEMANIN MAAŞINI ZATEN DEVLETTEN ALIYOR MU ?YANİ BURDA SUÇ VAR SEN DEVLETTEN 2000 TL ALIP ELEMANA 800 VERİYORSAN BURDA DEVLET DOLANDIRICILIĞI VAR 2-BU INSANLAR KAMUDA SINAVLA GIREN MEMURUN YAPTIĞI İŞİ BAŞARA BİLİYORSA DEVLET BENCE BUNU DÜŞÜNSÜN CUNKI MEMUR GIBI ÇALIŞAN (DÜRÜST VE İŞİNİ DOGRU YAPAN)BU ELEMANI SEN YIL SONUNDA YA İŞTEN CIKARIYON YADA YENIDEN GİRDİ- ÇIKTI YAPIYON AKLA MANTIGA HUKUKA AYKIRI sonrada işsizlik diyorsun TAŞERON İYİLEŞTİRME MANTIGI BENCE ÇALIŞMA BAKANININ APTALLIĞIDIR NE OLURSA OLSUN TAŞERON KALKMALI DÜNYADA BÖYLE BİŞEY YOK
Arkadaşlar geriye dönük tazminatlarımızı alabilirsek ileriye dönük mecburen şartlar iyi olacaktır.
Yaklaşık 1,5 milyon Taşeron İşçisi demek en az 6 milyon OY Demektir. Eğer seçimden önce AK Parti Taşeron işçilerinin durumunu Mahkemelerin verdiği kararları dikkate almaz ve düzeltmezse, 6 milyon ile cezalandırılmalı.Namuslu olan Teşeron İşçisi kendi geleceği, çocuklarının geleceği için birlikte hareket ederek haklarını almalıdır. Sırf AK Parti dindardır diye kendi ve çocuklarının geleceğini düşünmeyen namerttir.
abiler be şöforüm ya benim 2 tane yavrum var ellerinizden öper bana yolda bişey olsa yavrularıma kimbakar ya verin artık şu güvenceyi ya kardeşim
HASTANELERDE BİRLİK ADI ALTINDA TAMAMEN BİR SOYGUN BAŞLAMIŞ DURUMDA. YÖNETİCİ ALT LİMİT 15 BİN İLE 35 BİN TL.ARASI MAAŞ ALACAK ASGARİ ÜCRET 774 TL. OLACAK.BU NASIL ANLAMADIM .TAMAMEN TİCARİ BİR ZİHNİYETLE DAHA FAZLA NASIL GELİR ELDE EDERİM DİYE ÇALIŞANLARA AİT GİYİNME VE OTURMA ODALARI BİLE POLİKLİNİKLERE EVRİLİYOR VE ALIŞANLARA PSİKOLOJİK BASKI YAPILIYOR.BU BÖYLE DEVAM EDERSE DEVLET KENDİ KAZDIĞI KUYUYA DÜŞECEKTİR .BİRİLERİ FAZLA PARA ALACAK DİYE PERFORMANS DENEN BİŞEY İCAT EDİLDİ .HASTALARA GEREKMEDİĞİ HALDE HERTÜRLÜ TAHLİL VB.GİBİ BİR SÜRÜ GEREKSİZ GELİR GETİRİCİ HİZMETLER ATILIYOR.
BU KANAYAN YARADA SONUCA ULAŞACAK , TAŞERON İŞÇİLERİN SORUNLARINA ÇARE OLACAK, ONLARIN TÜM MAĞDURİYETLERİNİ GİDERECEK , EZİLMELERİNİ , HOR GÖRÜLMELERİNİ , DIŞLANMALARINI , EN ÖNEMLİSİ EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI ALMALARINI SAĞLAYACAK OLAN KİMSE BUNUN KARŞILIĞINI SANDIKTA GÖRECEKTİR. TAŞERON İŞÇİLERİN KARŞISINDA TAŞERONLARLAN HAREKET EDENLER İSE BUNUN VEBALİ İLE KALACAKLARDIR.
üniversitede taşeron firma adı altında çalışıyorum sosyal hak yok hakaret cok adalet yok ücret az her taşeronun ortak sorunu bu ama birlik yok hep beraber el ele verirsek haklarımızı alırız arkadaşlar.yoksa bu hükümetten de bize hayır yok
ben ist il sağlık müdürlüğünde tasaron fırma altında calışan bir bayanım hıç bir sosyal hakkım olmadığı gibi calıştığım kurumda bırde doktor hemşire ve hatta veri giriş personelinin kaprisini cekıyor kendilerının yıyıp içtiklerı bulaşıkları yıkamak zorunda bırakılıyorum ve kıme ne şekilde baş vuracagımı bilmedeğim gibi bu konuyla alakalı temizlik personellerı ve gorevlerı hakkında yasal bır yazıyıda bulamıyorum umarım ki bu yazımı okuyan ve bana yon verecek biri olur ümitle beklıyorum
ben açtım sağlık bakanlığına kazandım yargıtayda bekliyor
Biz bu gidişle daha çok beklicekmiyiz
bende unuversıtede taseron bır fırmada calısıyom yıllarca bu cıleyı cektım ama bu kanun nasıl ve zaman hızmte gırecek bızım gıbı kısıler nasıl rahatlıga kavusacak ben ınınmıyom ha ne zaman olursa eskı duzne devam
Arkadaşlar yasa değişmeden , herkes dava açmalı . Yasa değiştikten sonra , hak iddia edemyiz. Benden söylemesi.
hay agzını öpim be tüm taşeron işçiler ailelerimizle birlikte en az 5 milyon oy ederiz bu akp hükümetinden bize fayda yok ekmegimizi kim verecekse oyumuzu ona verelim abiler çogumuzun çolugu çocugu var onları rahat ettirmemiz için hep beraber el ele olalım sayın başbakanımız diyo ya en az 3 çocuk gelsiin 750 tl ye yetiştirsinde bende göreyim 3 çocugu
Tayyoya oy vermeye edin taşeron işçiler yeterince zikemedi bu hükümet milleti daha fazla verin...
iş güvencesi verilmezse oyum yine chp nin olacak.
kahrolsun kulu kula köle yapan düzen. !
Bu işçilerin en az % 50 si akepe ye oy vermiştir.Onlar gerekeni yapıyorlar işte.
yasal olan ne varsa yasal çerçevede her şey mübahtır.t.c. devletinde yaşıyosunuz.yani demokratik hukuk laik .... vesaire vesaire işine gelmeyen çalışmaz mütait olur vekil olur bi şeyler olur hem çalışıp hem mik mik yapmanın alemi yok...
BU DURUM TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE GELMİŞ GEÇMİŞ İKTİDARLARIN İÇİNDE AKP,NİN TÜRK MİLLETİNE ATTIĞI EN BÜYÜK KAZIKTIR VE AKP EMEKÇİ DÜŞMANI,DIR AKP KENDİ YANDAŞLARINI KORUMAK İÇİN GECE YARISI TORBA YASALAR ÇIKARIYORDA İŞÇİLER İÇİNMİ ÇIKARAMAYACAK AMA AKP İŞÇİ DÜŞMANI OLDUĞU İÇİN YASA ÇIKARMIYOR VE KÖLE DÜZENİNİ GETİRMEK İSTİYOR VATANDAŞ HALA UYANAMADI
Emek sömürüsüne sonnnn.
taşeron işçilerin, mevcut işçilerle aynı muameleye tabi tutulması engellenecek. Böylece diğer işçilerle ‘aynı haklara’ sahip olmaları da önlenecekmiş. Lan birisi de çıkıp ta bizi adam yerine koysa dişimi kıracam. Yeter ya kölemiyiz biz de insanız.
mesut ile sözleşme yapan sendikalar taşoron işçiligin dogmasına neden oldu bu kadar basit -
TAM 2 YILDIR MAHKEMELİYİM DAHA YENİ DOSYAYI YARGIYA GÖNDERDİLER BİR 2 YILDAHA ÖĞLE BEKLERİM SONUZ ALLAH BİLİR NE OLCAK TAM 10 YIL CALIŞTIM TAŞARONDA HEMDE 360 360 TAM TAM AMA 10 TANADE TAŞARON DEĞİŞTİ
taşeron işçi kadroludan daha çok çalışıp 3/1 maaş alıyor, nasıl adalet?
KAMU DEĞİL HÜKÜMET KORKSUN KADRO VERİSE SEÇİMLERE KADAR OY PATLAMASI YAŞAR, VERMEZSE ŞUNU BİLSİNLER Kİ HER 60 BİN OY BİR MİLLET VEKİLİ EDİYOR BİZİM KAFAMIZ ÇALIŞIYOR BİZ CAHİL DEĞİLİZ... 1 MİLYON TAŞERON İŞÇİ AİLELERİYLE 4 MİLYON EDER 4 MİLYON OYDA 50 MİLLET VEKİLİ EDER BİLMEM ANLATABİLDİKMİ YETERİNCE !!! KDRO GELİRSE TAŞERON İŞÇİLER SAYESİNDE 50 MİLLET VEKİLİNİZ OLUR, YOK VERMEZSENİZ 25 ER OLARAK CHP VE MHP YE PAYLAŞTIRIRZ BU VEKİLLERİ ...
Diğer Haberler