---
title: "Yol kenarındaki tezgâhlara dikkat! “Doğal” deyip satıyorlar"
date: "2026-09-07 09:49:28"
author: "Aleyna Türkmen"
tags: "Ekonomi"
canonical_url: "https://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/yol-kenarindaki-tezg-hlara-dikkat-dogal-deyip-satiyorlar/572886/"
original_url: "https://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/yol-kenarindaki-tezg-hlara-dikkat-dogal-deyip-satiyorlar/572886/"
---
# Yol kenarındaki tezgâhlara dikkat! “Doğal” deyip satıyorlar
Şehirler arası yollarda sürücülerin karşısına çıkan “köy ürünü”, “doğal” ve “organik” ibareli tezgâhlar, tüketiciler açısından dikkat edilmesi gereken bir alışveriş alanına dönüşüyor. Tüccarların düşük fiyat verdiği gerekçesiyle pazara veya marketlere gönderilmeyen bazı ürünler, yol kenarlarında doğrudan tüketiciye ulaştırılırken, fiyatların ise 2-3 katına kadar çıkabildiği görülüyor. Bazı satış noktalarında yalnızca nakit ödeme kabul edilmesi ve fiş ya da fatura verilmemesi de alışverişin bir başka sorununu oluşturuyor.
Özellikle büyükşehirlerin çıkışlarında ve Anadolu güzergâhlarında kurulan bu tezgâhlarda bal, reçel, zeytinyağı, peynir, tereyağı, salça ve tarhana gibi çok sayıda ürün satışa sunuluyor. Ürünlerin “köy ürünü”, “doğal” veya “organik” şeklinde tanıtılması ise tüketicide doğrudan kalite ve güven algısı oluşturabiliyor. Ancak bir ürünün köyden gelmesi, doğal yöntemlerle hazırlanması ve organik olması aynı şeyi ifade etmiyor. ![1](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26150489/1200xauto.jpg)
## FİYATLARDA 2-3 KATLIK FARK OLUŞABİLİYOR
Üreticiden düşük fiyatla alım yapmak isteyen tüccarlara ürününü vermek istemeyen bazı üreticiler, mallarını yol kenarında doğrudan tüketiciye satmayı tercih ediyor. Normalde aracının devreden çıkmasıyla fiyatın daha uygun olması beklenirken, “köy ürünü” ve “doğal ürün” algısı nedeniyle bazı ürünler market ve pazarlardaki benzerlerinin 2, hatta 3 katı fiyatına satılabiliyor.
Tüketiciler ise çoğu zaman satın aldıkları ürünün hangi koşullarda üretildiğini, nereden temin edildiğini veya kullanılan ham maddelerin neler olduğunu bilmeden alışveriş yapıyor. Özellikle bal, zeytinyağı, reçel, peynir ve tereyağı gibi ürünlerde “köyden geldi” ifadesi, ürünün kaliteli ve doğal olduğu düşüncesini güçlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor.
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre uzmanlar, yol kenarında satılan ürünlerde kullanılan ifadelerin tek başına güvence olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
## ORGANİK ÜRÜN İÇİN SERTİFİKA ŞARTI
Bir ürünün köy ortamında üretilmiş olması, onun kendiliğinden “organik” kabul edilmesi anlamına gelmiyor. Bir ürünün organik olarak tanımlanabilmesi için üretim aşamalarının belirli kurallara uygun gerçekleştirilmesi ve gerekli sertifikasyon sürecinin tamamlanması gerekiyor.
Bu nedenle satış noktasında “organik”, “doğal” veya “köy ürünü” ifadelerinin yer alması, ürünün içeriği ve üretim koşulları hakkında tek başına yeterli bir güvence oluşturmuyor. Özellikle ambalajsız ya da etiketsiz ürünlerde tüketicinin üretici bilgisi, ürünün içeriği, üretim tarihi, son tüketim tarihi ve muhafaza koşulları gibi ayrıntıları araştırması önem taşıyor. ![2](https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/26150492/1200xauto.jpg)
## ETİKET VE FİŞ OLMAYINCA TÜKETİCİ ZORLANIYOR
Yol kenarındaki satış noktalarında öne çıkan sorunlardan biri de ürünlerin kayıt ve belgelendirme durumuyla ilgili. Bazı tezgâhlarda sadece nakit ödeme alınırken alışveriş karşılığında fiş veya fatura verilmemesi, ürünle ilgili daha sonra bir problem yaşanması durumunda tüketicinin hak aramasını zorlaştırabiliyor.
Bunun yanı sıra ürünün üreticisinin kim olduğu, nerede üretildiği ve hangi şartlarda hazırlandığına ilişkin bilgilerin bulunmaması da tüketicinin satın aldığı ürünün niteliğini kontrol etmesini güçleştiriyor. Marketler ve diğer kayıtlı satış noktalarında etiket üzerinden ulaşılabilen birçok bilgi, yol kenarındaki tezgâhlarda tüketiciye sunulmayabiliyor.
## “KÖYDEN GELİYOR” ALGISI FİYATI YÜKSELTEBİLİYOR
Üretici açısından değerlendirildiğinde ise yol kenarında satış yapmak, ürünün doğrudan tüketiciyle buluşturulması nedeniyle cazip bir seçenek hâline geliyor. Tüccarın sunduğu fiyatı düşük bulan üretici, aracıyı devre dışı bırakarak ürününü yoldan geçen tüketiciye satabiliyor.
Ancak aracının ortadan kalkmasına rağmen fiyatların yükselmesi, “köyden geliyor, dolayısıyla daha kaliteli ve daha pahalı” şeklindeki algının satışta ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor. Tüketici aynı ürünün markette daha düşük fiyata satıldığını gördüğünde, “köy ürünü” için ödediği farkın gerçekten daha yüksek kalite anlamına gelip gelmediğini anlayamayabiliyor.
Elbette kendi ürettiği ürünü doğrudan tüketiciye ulaştıran çok sayıda küçük üretici de bulunuyor. Buna karşın kayıt, etiket, içerik ve üretim bilgisi bulunmayan satış noktalarında tüketicinin yalnızca “köy ürünü” algısına güvenerek daha yüksek ücret ödemesi ve satın aldığı ürünün niteliği hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması önemli bir risk oluşturuyor.
