FİNANS

Migros’tan asılsız iddialara cevap

Migros’un Dağıtım Merkezleri, Us-Grup Lojistik Taşımacılık Paketleme ve Temizlik Hizmetleri tarafından anahtar teslim usulü ile işletilmektedir. Gebze Dağıtım Merkezi ile ilgili olarak son zamanlarda üretilen iddialar hakkında bugüne kadar Us-Grup tarafından gerekli açıklamalar kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ancak bu açıklamalara rağmen Migros’a yönelik haksız bir takım söylemler sebebi ile kamuoyunu şeffafça bilgilendirmek isteriz.

Migros’tan asılsız iddialara cevap

Migros’un çatısı altında çalışan herkesi kapsayacak şekilde insana ve emeğe saygılı, kadın - erkek eşitlikçi bir insan kaynakları politikası ana düsturumuzdur. Öncelikle bilinmesini isteriz ki çatısı altında 50.000 çalışanı bulunan Migros, pandemi döneminde de  10.000 kişilik ek istihdam yaratmıştır.

Türkiye genelindeki dağıtım merkezlerinde Us-Grup’a bağlı 5.000 çalışan bulunmaktadır. 741 çalışanın bulunduğu  Gebze Dağıtım Merkezinde, pandemi sürecinde canla başla çalışılırken, aralarından 22 kişi işi yavaşlatma, işini yapan kişileri taciz etme ve engelleme, amirlerinin vermiş olduğu görevleri yapmama, iş ve çalışma düzenini bozma, etik iş anlayışına uymayan hareketler, mala zarar verme, işverene ve çalışanlara yönelik hakaretler ve haksız ithamlar ile çalışma ortamını bozan pek çok eylemde bulunarak işverenin güvenini de yok etmişlerdir. Zira şirketimizin en önemli misyonu olan tedarik zincirinde gıda güvenliğini sağlama konusunda taviz verilmesi mümkün değildir. Us-Grup’un her türlü ikaz ve uyarısına rağmen haksız eylemlerini sürdürmeleri nedeni ile İş Kanununun 25/2 bendi kapsamında haklı sebeplerle iş akitleri feshedilmiştir. Fesih süresi sonrasında dahi Us-Grup’un bu işçilere yönelik uzlaşmacı ve iyi niyetli tavrı ve yaklaşımı devam etmiş ve uzlaşma için her türlü girişim yapılmıştır. Hatta resmi arabulucu önünde kendilerine kıdem ve ihbar tazminatları ile çalışılmayan sürelere ilişkin ücretlerinin ödenmesi ve anlaşma çerçevesince çıkış gerekçesinin düzeltilerek bu konudaki endişelerinin giderilmesi de teklif edilmiştir. Ancak arabulucu sistemi ile önerilen tüm bu yaklaşımlar karşısında yapmış oldukları haksız eylemlere son vermek için hiçbir hukuki dayanağı olmayan afaki meblağların kendilerine ödenmesi talebinde bulunmuşlardır. Arabuluculuk sürecinin iyi niyetle tamamlanmasına çalışılırken DGD-Sen’in yöneticileri tarafından süreç istismar edilmektedir.

Bu kişiler mağazalarda, depolarda çeşitli iş ortamlarımıza gelerek, kamyonların giriş çıkış yaptığı, servislerin hareket ettiği noktalarda haksız ve izinsiz eylemlerini sürdürüp kendi can güvenliklerinin yanında diğer çalışanlarımızın da can güvenliğini hiçe saymışlardır. Ayrıca tacizden, hijyen şartlarına tamamen gerçek dışı ithamlar ile çalışma arkadaşlarını da zan altında bırakmışlardır. Bizim tarafımızdan yapılan incelemenin dışında sözü edilen iddialar hakkında T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı resmi makamlar ve yerel otoriteler dahil her türlü denetim yapılmış ve işçilerin sağlığı ve çalışma koşullarının güven altında olduğu belgelenmiştir. Bu belgeler iddiaların asılsız olduğunun en somut göstergesidir. 

Ayrıca belirtmek isteriz ki Migros, çalışanlarının sendikal haklarını her zaman korumuştur. 1972 yılında Türkiye’de ilk kez sendikal hakları çalışanlarına veren perakende şirketidir; bünyesinde 26.500 sendikalı çalışan mevcuttur. Dolayısı ile Migros’un bu kişilerin iddia ettiği gibi çalışanlarını sendikalı olduğu için işten çıkarması söz konusu değildir. Diğer iddialar gibi bunun da doğru olmadığı aşikârdır.

Sürdürülen eylemlerde konunun işçi hakları olmadığı, iş yerinde hiçbir yetkisi olmayan DGD-Sen’in yönlendirmesi ile uzlaşmaz bir tutum sergilenerek, toplum huzurunu bozmak ve sendika yöneticilerinin konuyu fırsata çevirme çabası olduğu görülmektedir. Amacını aşan bu iddialar ve haksız eylemler nedeniyle şirketin ve ayrıca emeği ile çalışan işçilerin haklarının gözetilmesi amacıyla Migros ve Us-Grup tarafından süreç yargıya taşınmıştır. Bu kişilerin haklı sebeplerle iş akdi feshedilmiş olmasına rağmen, süregelen iyi niyetli yaklaşımlarımız sonucu olarak önerilen teklifler için Us-Grup’a başvurmaları beklenmektedir. 
 
Kamuoyuna saygıyla sunarız.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 11 yorum
sizin bu söyklediklerinize kim inanır, sizler işçi ve emek düşmanısınız. çevremde hiç kimse artık sizden alışveriş yapmaz. Hak hukuk adalet çerçevesinde adli makamlar bunun hesabını sizlerden sormalıdır. iddaalarınız var ama ispatınız yok.
Para tuzağı, ömrümün sonuna kadar önünden dahi geçmeyeceğim bir market.
marketlerin hepsi aynı önce fiyatı sanal yükseltirler sonra fiyatı düşürdük diye eski fiyatın üzeride bir değere satmaya çalışırlar. enflasyonun baş mimarı marketler, çırakları da pazarcılardır.
@sahinimrez 5 seneden fazla zamandır kitapları bile emsal fiyatlardan alıyorum. Ama ne zaman bu tip kurumsal marketlere girsem bir şeye zam geldiğini görüyorum. A. 101 bir süre önce Karadem çayı 1 lira zam ile 3.95'ten, 4.95 yapmıştı mesela. Çayın tadı da o kadar bozulmuş ki eskiye nispeten kuyu suyu gibi tat çıkıyor. 1 lira daha fazla verip Doğuş, Ofçay tarzı bir çay almak çok daha cazip. Uzun lafın kısası, kitap sektöründe dahi fiyatlar pahalı denilmesine mukabil emsal gidiyor senelerdir. Ama gıda hep artıyor. Poşete bile, gıda sektörü dışında bir işletme para istemez mesela.
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler