Antalya'da görülen bir boşanma davasında, eşinden habersiz konut kredisi çeken kadın yerel mahkeme tarafından kusurlu bulundu. Dosyayı inceleyen Yargıtay ise kararı bozarak ev almak amacıyla kredi çekmenin tek başına kusur sayılamayacağına hükmetti. Kararda, borçlanmanın hangi amaçla yapıldığının önemine dikkat çekildi.

Antalya'da görülen boşanma davasında kadın, eşini çocuklarla ilgilenmemekle suçlarken erkek de eşinin kendisinden habersiz konut kredisi çektiğini öne sürdü. Aile mahkemesi, tarafları eşit kusurlu buldu. Kararın ardından dosya Yargıtay'a taşındı.
Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, ev almak amacıyla kredi çekilmesinin tek başına kusurlu bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğine işaret etti. Böylece borçlanmanın yalnızca eşten habersiz yapılmış olmasına değil, hangi amaçla gerçekleştirildiğine de bakılması gerektiği ortaya konuldu.

Avukat Fatih Kramercan, borcun hangi amaçla alındığının değerlendirmede belirleyici olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Yani taraf kumar borcu ödemek için kredi çekmişse boşanmada kusurlu bir davranıştır. Ancak ailenin ekonomisine katkı sunmak amacıyla borçlanmış ve yatırımlarını buna aktarmışsa kusur olarak addedilmemesi gerekmektedir."
Kararda da borçlanmanın nedeni ile eşlerin evlilik sürecindeki davranışlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Buna göre, eşten habersiz kredi çekilmesi her durumda otomatik olarak boşanmada kusur kabul edilmiyor; borcun hangi amaçla kullanıldığı da önem taşıyor.

Yargıtay, daha önce eşten habersiz kredi çekilmesini boşanma sebebi sayan kararlar vermişti. Son kararla birlikte ise borçlanmanın nedeninin de değerlendirmede belirleyici olduğuna dikkat çekildi.
Kanal D'nin haberine göre, Yargıtay'ın bozma kararı, eşten habersiz alınan kredilerin boşanma davalarında değerlendirilmesinde borcun amacının ve evlilik içindeki davranışların birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koydu.
Okuyucu Yorumları 0 yorum