Etiket fiyatına dokunmadan vatandaşa gizli zam yapma kurnazlığı son dönemde iyice yaygınlaştı. Market raflarında ambalajı aynı tutup gramaj düşürmekle başlayan ve birkaç yıldır hayatımızda olan ‘shrinkflation’ yani gizli enflasyon, artık hemen her sektöre sızmış durumda. Çikolatadan dönerciye, otel odasından uçak biletine, internet paketinden özel derse kadar her yerde aynı paraya alınan ürün ve hizmetin karşılığı gün geçtikçe azalıyor. Vatandaş etiket üzerinde doğrudan bir zam görmüyor belki ama aynı parayla her geçen gün daha azını satın almak zorunda kalıyor. İşin en görünür kısmı market raflarında yaşanıyor. Ambalajı aynı kalan çikolata, cips, kahve, peynir ve dondurma gibi ürünlerin gramajları sessiz sedasız düşürülüyor.
Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin haberine göre; Örneğin 100 gramı 50 TL olan bir ürün 80 grama indirilip yine aynı fiyattan satıldığında etiket değişmiyor. Ancak ürünün kilogram fiyatı 500 TL’den 625 TL’ye fırlıyor. Vatandaş zam yemediğini sanırken, aslında cebinden yüzde 25 daha fazla para çıkmış oluyor.

Üstelik bu küçülme dalgası sadece paketli gıdalarla da sınırlı kalmıyor; doğrudan tabağımıza kadar geliyor. Fırın ve pastanelerde poğaça, börek ve lahmacunun gramajı düşerken, restoranlarda döner, hamburger ve pizzanın porsiyonları küçülüyor. İşin daha da kurnazca tarafı ise iç malzemeden çalınması... Lahmacunda kıyma, börekte peynir, sandviçte et miktarı azaltılarak tüketiciye fark ettirilmeden maliyet düşürülüyor. Artık satıcılar fiyatı artırmak yerine, porsiyonun ağırlığıyla oynayarak çarkı döndürmeye çalışıyor.

Hizmet sektörüne sıçrayan gizli zam oyunu, tatilciden yolcuya kadar herkesin cebini doğrudan vuruyor. Konaklama tesislerinde oda fiyatı sabit tutuluyormuş gibi görünse de geçmişte her şey dahil paketin içinde yer alan plaj kullanımı, minibar, transfer ve akşam organizasyonları gibi imkânlar tek tek paket dışına çıkarılıyor. Tüketici otele adım attığında, önceden ücretsiz olan bu hizmetler için ekstra faturalarla karşılaşıyor. Havayolu şirketlerinde de benzer bir "içini boşaltma" taktiği uygulanıyor. Bilet fiyatı ilk bakışta aynı kalsa da kabin bagajı hakkı tırpanlanıyor, koltuk seçimi ücretli hale getiriliyor ve ikramlar tamamen kaldırılıyor. Yani yolcu, geçmişte tek bir biletle aldığı standart seyahat konforuna ulaşabilmek için bilet ücretinin neredeyse yarısı kadar ek ödeme yapmak zorunda kalıyor.

Günlük yaşamın vazgeçilmezi olan dijital hizmetler, eğitim ve otomotivde de küçülmenin dozu her geçen gün artıyor. Telekom operatörleri fatura tutarını değiştirmese bile paketlerdeki GB miktarını düşürüyor; dahası paket geçerlilik sürelerini 30 günden 21 güne kadar çekerek vatandaşı yılda 12 yerine 17-18 defa paket satın almaya zorluyor. Özel ders piyasasında ise zam, süre üzerinden yapılıyor. Geçmişte 90 dakika olan bir seanslık ders süresi 60 hatta 45 dakikaya çekilerek saatlik maliyetler katlanıyor. Otomotiv pazarında ise sıfır araçların liste fiyatı aynı tutulurken yedek lastik, park sensörü, multimedya ekranı veya güvenlik donanımları standart paketten sökülüp "ek opsiyon" adı altında ayrıca fatura ediliyor. Böylece vatandaş donanımsız bir kasaya aynı parayı verirken, eski standartlara ulaşmak için cebinden çok daha fazla para çıkarmak zorunda kalıyor.
Benzer bir örtülü zam hamlesi temizlik ve kişisel bakım sektöründe de kendini gösteriyor. Deterjan ve yumuşatıcı gibi ürünlerde ambalaj boyutları veya litre miktarları ilk bakışta aynı kalsa da ürünlerin içindeki etken madde oranları düşürülüyor. Kullanım talimatlarında önerilen kapak ölçüleri artırılarak bir şişeden elde edilen toplam yıkama sayısı azaltılıyor; böylece tüketici ambalajı aynı paraya alsa da ürünü çok daha kısa sürede tüketmek zorunda kalıyor. Berber, kuaför, kuru temizleme, oto yıkama ve spor salonu gibi hizmet noktalarında ise işlemin kapsamı daraltılıyor. Fiyat sabit tutulurken eskiden hizmetin doğal bir parçası olan saç yıkama, fön, kıyafet ütüsü, teslimat veya salon içerisindeki ek aktivite alanlarının kullanımı paket dışına çıkarılarak vatandaşa ayrıca fatura ediliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tüketici Dernekleri Federasyonu yetkilileri, tüketicinin açık bir aldatmaca ile karşı karşıya olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "Son yıllarda etiket fiyatı sabit tutularak gramajların düşürülmesi, porsiyonların küçültülmesi ve hizmet paketlerinin içeriğinin boşaltılması kabul edilemez bir gizli zam yöntemidir. Tüketici Kanunu uyarınca satılan ürün ve hizmetin miktarında, kalitesinde veya içeriğinde yapılan her türlü kısıtlama açıkça 'ayıplı hizmet' ve 'yanıltıcı ticari uygulama' kapsamına girmektedir. Vatandaşın aynı parayı ödeyip daha az ürün veya eksik hizmet alması, tüketici hakkının alenen ihlal edilmesidir. İlgili kurumlar derhal harekete geçerek marketlerden otellere, restorandan telekomünikasyon şirketlerine kadar tüm sektörlerde denetimleri sıkılaştırması ve etiketlerde birim fiyat şeffaflığını zorunlu kılarak caydırıcı yaptırımlar uygulaması gerekmektedir."
Sektör / Alan Uygulanan Gizli Zam Yöntemi
Gıda ve Atıştırmalık Ambalaj aynı tutulurken gramaj düşürülüyor.
Fırın ve Pastane Ürün ağırlığı ve iç malzeme (kıyma, peynir) azaltılıyor.
Restoran ve Kafe Fiyat sabit kalırken tabağın ve etin porsiyonu küçültülüyor.
Turizm ve Otelcilik Plaj, minibar ve transfer gibi hizmetler paketten çıkarılıyor.
Havayolu Bagaj hakkı, koltuk seçimi ve ikramlar paralı hale getiriliyor.
Telekomünikasyon Tarifedeki GB düşürülüyor, kullanım süresi kısaltılıyor.
Eğitim ve Kurslar Ders başına fiyat aynı kalırken seans süresi düşüyor.
Otomotiv Yedek lastik, park sensörü gibi donanımlar paketten çıkarılıyor.
Temizlik Ürünleri Etken madde azaltılıp yıkama/kullanım sayısı düşürülüyor.
Hizmet ve Bakım Fön, yıkama, ütü gibi adımlar ana hizmetten ayrılıp ekstra ücretlendiriliyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum