Emeklilik planı yapanlar aklındaki sorulardan bir tanesi de emeklilik başvurusunun ne zaman yapılması gerektiği konusu. Emeklilik başvurusunun yapıldığı tarih emekli maaşını da etkileyebiliyor. Bu nedenle emeklilik hayali kuran pek çok kişi, mevcut tabloyu ve beklentileri araştırıyor.

Habertürk'teki yazısında Ahmet Kıvanç, emekli aylığının ne kadar olacağının SGK'ya çalışma hayatı boyunca bildirilen prime esas kazanç tutarına ve prim gün sayısına göre belli olduğunu, çalışma yaşamı boyunca ortalama aylık kazancın hesaplandığını ve hesaplanan bu tutarın aylık bağlama oranı ile çarpılarak bağlanacak emekli aylığının belirlendiğini vurguladı.

Kıvanç, prime esas kazancı yüksek, prim gün sayısı fazla olanlara yüksek emekli aylığı bağlanırken prime esas kazancı düşük, prim gün sayısı az olanlara da daha az emekli aylığı bağlandığını belirtti.

Diğer yandan Kıvanç, yüksek enflasyon dönemlerinde çalışma hayatı boyunca yatırılan prime esas kazançların emeklilik dilekçesi verilen tarihteki değerini hesaplamak için kullanılan güncelleme katsayısı sebebiyle dilekçe verilen tarihin de emekli aylığı üzerine çok büyük fark yarattığını aktardı. Kıvanç, yıl ortasındaki enflasyonla yıl sonundaki enflasyon arasındaki farkın yüksek olduğu yıllarda emeklilik dilekçesinin hangi tarihte verileceğinin, ömür boyu alınacak emekli aylığı üzerinde büyük fark ortaya çıkartabildiğini kaydetti.

2024'te dilekçe verenlerle 2025'te dilekçe verenlere bağlanan emekli aylığı arasında yüzde 30-31 oranında fark ortaya çıktığını hatırlatan Kıvanç, 2022'den 2023'e geçişte de yüzde 17 oranında fark olduğunu anımsattı.
Bir noktanın altını çizen Kıvanç "Söz konusu fark SSK (4/a), BAĞ-KUR (4/b) ve 5510 Sayılı Kanuna tabi kamu görevlileri için geçerlidir. 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi kamu görevlileri bu uygulamadan etkilenmemektedir" derken "Emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2026 tarihine kadar verenler, bu yılın ocak ve temmuz ayında SSK, BAĞ-KUR’luların emekli aylığına yapılan yüzde 12,19 ve yüzde 17,76 oranındaki zamlardan yararlanacaklar. Ocak ve temmuz ayındaki bu zamların toplamı yüzde 32,1’e ulaşıyor" ifadelerini kullandı.

Kıvanç bununla ilgili ise "Dilekçeyi 1 Ocak 2027 tarihi ve sonrasında verenler 2026 yılında emekli aylıklarına yapılan toplam yüzde 32,1 oranındaki zamdan yararlanamayacaklar. Onların emekli aylığı hesaplanırken tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) 2026 yılındaki artışın tamamı ile gayri safi yurtiçi hasıla artışının yüzde 30’undan oluşan güncelleme katsayısı kullanılacak" dedi.
Kıvanç, güncelleme katsayısı 1,32 çıkarsa dilekçeyi 2026'da verenlerle 2027'de verenlerin aylıkları arasında fark olmayacağını, güncelleme katsayısının 1,32 olmasını 'yüzde 32' diye anlamak gerektiğini, güncelleme katsayısı 1,32'den ne kadar düşük çıkarsa dilekçeyi 2027'de verenlerin o kadar dezavantajlı olacağını belirtti.

Mevcut tahminler ışığında tabloyu da veren Kıvanç, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın 2026 yıl sonu enflasyon tahminlerini yüzde 26 olarak açıkladığını, OVP'de 2026 yılı GSYH büyümesi hedefinin yüzde 3,8 olarak belirlendiğini vurguladı. Diğer yandan IMF'in önceki gün yaptığı açıklamada 2026 yılı büyümesini yüzde 2,9, enflasyonu yüzde 28,6 tahmin ettiğini kaydetti.
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketinde yıl sonu enflasyonu tahmininin yüzde 29,14, 2026 yılı GSYH büyümesi tahmininin yüzde 3,2 olduğunu anımsatan Kıvanç, bu varsayımlara göre hesaplama yapıldığında güncelleme katsayısının şu şekilde çıktığını aktardı:
"TCMB Piyasa Katılımcıları Anketine göre 1,3010.
IMF tahminine göre 1,2947
TCMB enflasyon tahmini + OVP GSYH hedefine göre 1,2714"

Kıvanç, bugün için her üç tahmine göre de 2026'da dilekçe verenlerin 2027'de dilekçe verenlere göre daha avantajlı olacak gibi göründüğünü belirtti. Buna karşılık Kıvanç, yıllık enflasyonun yüzde 31'i, GSYH büyümesinin de yüzde 3'ü aşması halinde 2027'de dilekçe verenlerin daha avantajlı çıkacağını aktardı.
Kıvanç "Mutlaka emekliye ayrılmak isteyenler için 2026 yılında dilekçe vermek yanlış olmayacak gibi düşünülebilir. Ancak, Türkiye’de ve dünyada 24 saatte bile çok hızlı gelişmeler yaşanıyor. Enflasyon yılın geri kalanında aniden hızlı artarsa hesap değişebilir. Bu açıdan yılın son aylarına kadar beklemek faydalı olabilir" ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Kıvanç, emeklilik dilekçesi verirken işçilerin kıdem tazminatını da hesaba katması gerektiğini vurguladı. İş yerlerinde genellikle her yılın başında ücretlerin arttığına işaret eden Kıvanç, son iş yerinde 20-25 yıl çalışan işçinin kıdem tazminatının, yıl başındaki zamlardan önemli ölçüde etkilendiğini kaydetti. Kıvanç "Ömür boyu emekli aylığını yüzde 2-3 daha fazla almak mı, yoksa kıdem tazminatını yüzde 15-20 zamlı almak mı daha avantajlı olacak? Bunun da hesabının yapılması gerekir" dedi. Ayrıca Kıvanç, son iş yerinde çalışma süresi kısa olduğu için kıdem tazminatı beklentisi düşük ya da hiç olmayanların ise buna göre karar verebileceğini aktardı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum