0% Faizli Fırsat!
Faiz Oranı
%0
Vade
3 Ay
Toplam Tutar
100.000 TL
TÜRKBESD tarafından düzenlenen basın toplantısında, beyaz eşya sektörünün ilk çeyrek verileri değerlendirildi. Toplantıya, TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkanı Alper Şengül, başkan yardımcıları Mehmet Yavuz, Fatih Özkadı, Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri ile Genel Sekreter Ayşe Keskinkılıç katıldı.
Şengül, Türkiye'nin yüzde 7'lik üretim hacmiyle Avrupa'nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda yer aldığını belirterek, sektörün 2025 itibarıyla yıllık 29 milyon üretim adediyle faaliyet gösterdiğini söyledi.
Beyaz eşya sektörünün 60 bin kişiye doğrudan, 600 bin kişiye dolaylı istihdam sağladığını dile getiren Şengül, 2025'te ihracat hacminin 20,2 milyon adet olarak kayıtlara geçtiğini, AR-GE, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarıyla küresel piyasalardaki rekabet gücünün artırıldığını dile getirdi.
Şengül, ilk çeyrek verilerine ilişkin, "Bu yılın ilk 3 ayında 6 ana ürün grubunda geçen yıla kıyasla iç satışlar yüzde 10, ihracat yüzde 23, üretimimiz ise 6 milyon 349 bin 568 adetle yüzde 21 geriledi. Toplam satışlar ise yüzde 19 düşüşle 6 milyon 288 bin 817 adet oldu" diye konuştu.
İhracattaki daralmanın son yıllarda devam ettiğini belirten Şengül, bu tablonun küresel talep koşulları ve dış pazarlardaki yavaşlamanın etkisiyle ihracat performansında daha kalıcı bir gerileme riskini ortaya koyduğunu söyledi.
Şengül, bu tablonun, sektör açısından rekabet gücünün korunmasının artık daha kritik bir öncelik haline geldiğini gösterdiğini dile getirdi.
Alper Şengül, ihracat tarafında, küresel talep koşulları ve jeopolitik gelişmelerin belirleyici olmaya devam ettiğini, enerji, ham madde ve finansman maliyetlerinin yüksek seyrini sürdürdüğünü belirterek, "Anti damping önlemleri gibi ticaret politikaları, gözetim uygulamaları ve ilave vergi gibi uygulamalar ise maliyetleri ve işlem sürelerini artırıyor. Diğer taraftan da Uzak Doğu kaynaklı maliyet avantajı ve agresif fiyatlama, ihracat pazarlarında rekabeti daha da yoğunlaştırıyor" ifadesini kullandı.
Şengül, bu gelişmelerin rekabet gücü üzerinde baskıyı artırdığını, özellikle ihracat pazarlarında maliyet avantajının zayıflamasına yol açtığını dile getirdi.
Mart ayı özelinde ise iç satışlarda geçen yılın mart ayına göre yüzde 3 daralma olduğunu ifade eden Şengül, ihracatta yüzde 29, üretimde yüzde 14, toplam satışlarda yüzde 21 gerileme kaydedildiğini söyledi.
Avrupa pazarının güçlü sanayi entegrasyonu sayesinde Türkiye açısından ana pazar olma özelliğini sürdürdüğünü belirten Şengül, şöyle dedi:
"Made in EU gibi gelişmeleri sektör olarak yakından takip ediyor, Türkiye'nin Gümrük Birliği kapsamında bu sürecin doğal bir parçası olması gerektiğini değerlendiriyoruz. Pazar çeşitliliği tarafında ise Avrupa dışındaki pazarlarda artışın sınırlı kaldığını görüyoruz. Afrika ve Asya pazarlarının önümüzdeki dönem için önemli bir büyüme potansiyeli sunduğunu düşünüyoruz. İhracat ve iç pazarda uzunca süredir gözlenen ve 2026'da da devam eden zayıf seyri tersine çevirmek için üretim ve ihracat kapasitesinin korunması, yurt dışında rekabet gücümüzün Türkiye adına devam ettirilmesi önem taşıyor.
Teknoloji ve inovasyon yatırımlarımız sayesinde her geçen gün daha yüksek enerji verimliliği sağlayan, daha az enerji ve su tüketen ürünler geliştiriyor ve piyasaya sunmaya çalışıyoruz. Bu yıl Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi'nin de bu alandaki gelişmeleri hep beraber izlememize imkan sunacağını düşünüyoruz. Sektör olarak enerji verimli ürünler aracılığıyla hem yeşil dönüşüme katkı sunmaya hem de Türkiye'nin sürdürülebilir sanayi hedeflerini uluslararası platformlarda güçlü şekilde desteklemeye hazırız."
TÜRKBESD yönetimi, toplantının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Şengül, sektör verilerindeki düşüşlerin istihdama yansımasına ilişkin soruya, "Sektör olarak her zaman odağımızda insan var. Bir taraftan nihai tüketiciler var diğer taraftan da 600 bin dolaylı istihdamı desteklemek için her türlü verimlilik artışına uygulanabilecek çalışmaları yapıyoruz. Herhangi bir kırılganlığa yol açmaması için her türlü önlemi almaya devam edeceğiz. Hem Türkiye'nin lojistik konumu hem tedarik zincirlerine yakınlığı ve burada kullanabildiği güçlü kasları sayesinde biz bu önemleri de alarak istihdamı korumaya devam etmeyi hedefliyoruz" yanıtını verdi.
TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri de iç pazardaki toparlanmanın dönemsel olup olmadığına yönelik soruya karşılık şunları kaydetti:
"İki tip satış var, bayiye ve bayiden çıkış şeklinde. Perakendeye bakıldığında işin şu aşamada aşağılarda olduğu söylenemez. Geçen yılın aynı dönemine göre bakıldığında bir nebze üstünde. Ama toptan bazlı baktığınızda da kanalın kısa ve orta vadede borçlanmak istemediğini görmekteyiz. Bu da firmaların kanala yapacağı satışı engelliyor. Ama mayıs ve haziran aylarından sonra beklentimiz perakendenin biraz daha yoğun olacağı yönünde. Kredi kartındaki faiz oranlarına rağmen ihtiyaçlar devam ediyor. Türkiye'de özellikle son 3-4 yıldır pazarda kurutma makinesi penetrasyonu sağlıyor."
Sektörde toparlanma beklentisine ilişkin soruya da Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz yanıt verdi. Yavuz, "Daha önceki kapasite yatırımları yaptığımız için sektörün kapasitesi buna yeterli. Şartlar olgunlaştığı zaman, kısa bir sürede tekrar eski rakamlara ulaşmak mümkün. Çünkü herhangi bir uzun soluklu kapasite yatırımına ihtiyaç yok." dedi.
Okuyucu Yorumları 0 yorum