Sara Farboudi ve Hamit Haydari, 2023 yılında özel üretim el oyması satranç ve tavla takımlarıyla Türk tarihinin değerli mirasını modern tasarım diliyle buluşturmak amacıyla yola çıkarken geleneksel el işçiliğini çağdaş estetik anlayışıyla yeniden yorumlamak için yaklaşık 1,5 yıl süren yoğun bir AR-GE süreci yürüttü.
Bu süreçte malzeme seçiminden motif oranlarına, yüzey işçiliğinden form detaylarına kadar her aşama titizlikle ele alındı. Çalışmaların sonunda özgün tasarımlarla toplam 200 farklı modele ulaşılarak ilk galeri açıldı.
Sanat galerisinin kurucu ortaklarından Farboudi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her ürünün tasarım özelliklerine bağlı olarak 4 ila 6 haftada tamamlandığını belirterek, seri üretim yerine sınırlı ve yüksek kaliteli üretimi tercih ettiklerini söyledi.
Farboudi, "200 eseri bir araya getirebilmek için zamana, planlamaya ve disiplinli bir üretim sürecine ihtiyaç vardı. Hızlı büyümek yerine koleksiyonu sağlam bir temelle oluşturmayı tercih ettik." dedi.
Özel tasarım çalıştıklarını kaydeden Farboudi, aylık üretim kapasitesinin talebe göre değiştiğini, fiyatların ise tasarımın detayına, kullanılan ağacın yılına ve işçilik yoğunluğuna göre belirlendiğini ifade etti.
Farboudi, ürünlerde dünyanın en dayanıklı ağaç türlerinden ceviz ağacını kullandıklarını belirterek malzemelerin çoğunlukla Bursa ve Artvin’den temin edildiğini, tüm üretimin kendi atölyelerinde gerçekleştirildiğini söyledi.
Atölyede sezonluk olarak 6 ila 9 kişinin çalıştığını aktaran Farboudi, ürünlerin deri çantası ve taşlarıyla birlikte takım halinde satışa sunulduğuna dikkati çekti.

Farboudi, son yıllarda özel üretim tavla ve satranç takımlarına talebin arttığını hatırlatarak "Türkiye'yi ziyaret eden yabancılar özellikle Türk motiflerini ülkelerine hediye olarak götürmek istiyor. Satışlarımızın yaklaşık yüzde 50’si yurt dışına yapılıyor. İstanbul'a gelen turistler bizden satın aldıkları tavla veya satranç takımları ülkelerine götürüyor. ABD, Avustralya, Kanada, Avrupa ülkeleri ve Arap ülkelerinden müşterilerimiz oluyor." dedi.
Ürünlerde Osmanlı tuğrası, Selçuklu dönemi motifleri ve Şahmeran gibi Türk tarihine ait motiflerin sıkça tercih edildiğini belirten Farboudi, bu tasarımların hem yerli hem yabancı müşteriler tarafından ilgi gördüğünü ifade etti.
Farboudi, tavla ve satrancı yalnızca bir oyun objesi olarak konumlandırmadıklarını vurgulayarak "Bizim için bu ürünler koleksiyon değeri taşıyan, mekana karakter katan ve kültürle lüksü bir araya getiren tasarım eserleri. Seri üretimde hız vardır ama karakter sınırlıdır. Önceliğimiz miras bırakılabilecek kalitede işler üretmek." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin bu alanda bir tasarım ve koleksiyon merkezi olabileceğini anlatan Farboudi şöyle devam etti:
"Gelecek için çok güzel hedeflerimiz var. Çünkü böyle bir özel sanatı modern çağ ile buluşturmak çok güzel ve çok talep görüyor ziyaretçilerimiz tarafından. Umarım yakın zamanda hedeflerimize ulaşırız. Önümüzdeki 3 yıl için büyüme hedeflerimiz var. Atölyemizde kapasitemiz çok yüksek. İsteyenler gelip atölyemizde ustalarımız eşliğinde bunu öğrenebilirler. Yakında workshoplarımız da olacak. Bu açıdan Türkiye'ye sanat açısından güzel şeyler katacağımızı umut ediyorum."
Atölye yöneticilerinden Hojjat Haydari ise tavlanın üretimi ve hikayesinin çok özel olduğunu anlatarak "Tavla aslında hayatı anlatır. Yaşamı anlatır. Zamanı anlatır. Mesela bir senede 12 ay var. Tavlada 12 tane yer vardır. Aslında satrançla tavlanın ikisi de stratejik bir oyun. İkisiyle de strateji kurabilirsin ama satrancın kuralları vardır ve ona göre gidersin ama tavla öyle değil. Tavlanın kuralları hayatı anlatır. Yarısı şanstır yarısı senin stratejindir." dedi.
Okuyucu Yorumları 0 yorum