Sıfır faiz politikası ilk başlarda ekonomide bir can suyu olarak başlasa da, paranın bedava olduğu yıllar finansal sistemde hem devasa bir büyüme hem de kontrol edilmesi zor yan etkiler yarattı. Merkez bankaları bu deneyi, özellikle 2008 krizinden sonra ekonomiyi canlandırmak için başlattı. Peki süreç içerisinde neler oldu? Gelin birlikte bakalım!
1. Borç dağlarının yükselişi

Para bedava olduğunda, hem devletler hem de şirketler daha önce hiç olmadığı kadar borçlandı. Geri ödemesi kolay olduğu sürece bu bir sorun gibi görünmedi. Ancak bu durum, zombi şirketler yani normalde kâr edemeyen ama düşük faizli kredilerle hayatta kalan firmalar sınıfını yarattı.
2. Varlık balonları

Faizler sıfırken bankada duran paranın bir getirisi olmaz. Yatırımcılar getiri arayışıyla hisse senedi, gayrimenkul ve hatta kripto para gibi riskli varlıklara yöneldi. Bu süreç içerisinde konut krizi de yaşandı. Gayrimenkul fiyatları, insanların barınma ihtiyacından ziyade yatırım aracına dönüştüğü için dünya genelinde ulaşılamaz seviyelere çıktı.
3. Gelir adaletsizliğinin derinleşmesi

Sıfır faizden en çok faydalananlar, zaten hali hazırsa ev sahibi, hisse sahibi ya da farklı varklıkları olan kişiler oldu. Varlıkları olanların serveti katlanırken, sadece emeğiyle çalışan ve birikimi nakitte olan kesim enflasyon karşısında ezildi. Bu durum "K zayıflaması" denilen toplumsal kutuplaşmayı da tetikledi.
4. Emekli fonlarının çıkmazı

Geleneksel olarak güvenli liman olan tahvillere yatırım yapan emeklilik fonları, sıfır faiz ortamında yeterli getiri elde edemedi. Bu da birçok emeklilik fonunu, sistemi ayakta tutabilmek için daha riskli yatırımlara girmeye zorladı.
5. Risk algısının buharlaşması

Para değersizleşince, insanlar para kazanmak için akıl almaz riskler almaya başladı. Hiçbir somut karşılığı olmayan projeler, spekülatif altcoinler ve aşırı şişmiş teknoloji girişimleri milyarlarca dolar yatırım aldı. "Kaybetme korkusu" yerini "fırsatı kaçırma korkusuna bıraktı ve bu da devasa balonlara yol açtı.
6. Gayrimenkulün ulaşılmaz lükse dönüşmesi

O dönemlerde bedava kredi demek, herkesin aynı anda ev almak için bankaya koşması demekti. Talep patlayınca ev fiyatları, insanların maaş artış hızının fersah fersah üzerine çıktı. Sonuç olarak barınma, bir temel ihtiyaç olmaktan çıkıp küresel bir servet transferi aracına dönüştü... Zengin daha çok ev aldı, orta sınıf ise kiracı kalmaya mahkum edildi.
7. Enflasyonun ortaya çıkışı

Sıfır faiz dönemi, 2020’deki pandemi destekleriyle birleşince piyasaya muazzam bir likidite pompalandı. Arz zinciri kırılmalarıyla birleşen bu bol para, 40 yıldır görülmeyen bir küresel enflasyon dalgasını tetikledi. Ve sonucunda da kaçınılmaz olarak enflasyon hayatımıza girdi.