Tahviller genellikle diğer yatırım araçlarına göre daha güvenli görülen enstrümanlardır. Fakat her yatırımda olduğu gibi tahvillerde de piyasa koşullarına göre değişen riskler mevcuttur. Özellikle vade uzadıkça faiz hareketlerinin tahvil fiyatları üzerindeki etkisi de büyüyebilir.
İşte "vade riski" olarak bilinen bu durum hakkında bilinmesi gerekenler!
Vade riski nedir?

Vade riski, bir tahvilin vadeye kalan süresi uzadıkça artar. Çünkü vade süresinin uzaması halinde, tahvil piyasa koşullarındaki değişikliklerden daha fazla etkilenebilir. Buradaki en önemli değişkenlerden biri faiz oranıdır. Tahvilin vadesi uzadıkça, faiz oranlarındaki değişimlere güçlü tepki verme riski de yüksek olur. Bu durumda yatırımcı piyasa koşullarına uzun süre bağlı hale gelir.
Tahvil fiyatı ve faiz ilişkisi nasıldır?

Tahvil fiyatları ile piyasa faizleri genellikle ters yönde hareket eder. Faiz artışında tahvillerin değer kaybetmesi, tersi durumda ise değerlenmesi gözlenebilir. Örneğin; %20 oranlı bir tahvil varken piyasaya benzer riskte ama daha yüksek faiz sunan yeni bir tahvil çıkarsa eski tahvile olan talepte düşüş yaşanabilir. Eski tahvilin tekrar cazip bir yatırım aracına dönüşmesi için fiyatların aşağı çekilmesi gerekebilir.
Uzun vadenin taşıdığı riskler nelerdir?

Vadesine birkaç ay kalan bir tahvil ile önünde daha 15 yıl olan bir tahvil, faiz değişimlerinden aynı ölçüde etkilenmez. Kısa vadeli tahvil zaten yakın zamanda vadesini dolduracağı için yatırımcıyı piyasa koşullarına bağımlı kılmaz. Uzun vadeli tahvilde ise yatırımcı hem piyasa değişkenlerinden hem faiz oranlarından daha fazla etkilenerek esnekliğini kaybeder. Üstelik uzun vadede piyasaya yeni avantajlı tahviller çıkabilir ve eldeki tahvilin cazibesi giderek azalabilir.
Faiz oranlarına duyarlı tahviller daha riskli olabilir.

Her tahvilin faiz değişimlerine gösterdiği tepki bir diğerinden farklıdır. Tahvillerin koşullara ne kadar duyarlı olduğunu ölçmek için "duration" verisi kullanılır. Tahvilden gelecek nakit akışlarının zamanlamasını dikkate alan bu değer yüksekse, tahvil fiyatının değişikliklere karşı hassas olduğu sonucu çıkarılabilir. Eldeki uzun vadeli tahvil bu anlamda riskli bir tahvilse yatırımcının hareket sahası daha da daralabilir.
Kupon oranı önem taşır mı?

Tahvil sahiplerine yapılan yıllık faiz ödemesine tahvil kuponu denir ve yüzdesel olarak hesaplanan kupon oranı, tahvil fiyatının ne kadar dalgalanacağını etkileyen bir diğer göstergedir. Elde benzer vadeye sahip iki tahvil varken, bunlardan daha düşük kupon ödeyeninin faiz değişimlerine karşı daha hassas olması beklenebilir. Çünkü bu tahvilde yatırımcı, parasının büyük bölümünü vade sonunda geri alır.
Dolayısıyla tahviller arasında karşılaştırma yaparken vade süresinin yanı sıra kupon oranına da bakmak gerekir.
Tahvil vade sonuna kadar tutulursa ne olur?

Tahvilin piyasa fiyatındaki değişimler özellikle elindeki ürünü vadesinden önce satmak isteyen yatırımcılar için önemlidir. Tahvil vadeye kadar tutulursa, yatırımcı sözleşmede belirtilen faiz ödemelerini alır. Böyle bir durumda arada yaşanan fiyat dalgalanmalarının etkisi de daha sınırlı kalabilir. Ancak yatırımcının tahvili erken satması gerekirse satış anındaki piyasa fiyatı geçerli olur. Üstelik bu aşamada kredi riski, enflasyon ve likidite gibi başka etmenler de devreye girer.
Tahvil fonlarında durum farklı mı?

Tek bir tahvili vadeye kadar tutmak ile tahvil fonuna yatırım yapmak aynı şey değildir. Tahvil fonları çok sayıda menkul kıymet barındırır ve fon yöneticisi portföydeki tahvilleri zaman içinde değiştirebilir. Bu nedenle tahvil fonlarında bireysel bir tahvildeki gibi belirli bir tarihi bekleyip nominal değerin geri alınması söz konusu olmaz. Fonun fiyatı, portföyde bulunan tahvillerin piyasa değerine göre hareket etmeye devam eder. Bu nedenle uzun vadeli tahvillere ağırlık veren fonların da faiz değişikliklerinden daha fazla etkilenmesi beklenebilir.
Uzun vadeli tahvil daha mı risklidir?

Uzun vadeli tahvillerin faiz değişimlerine daha duyarlı olması, her durumda daha kötü bir seçenek oldukları anlamına gelmez. Faizlerin düştüğü dönemlerde yaşanan hassasiyet fiyat yükselişinde de devam ederek daha hızlı artış sağlayabilir. Ayrıca yatırım kararı yalnızca vadeye göre değerlendirilmemelidir. Bu nedenle vadeli tahvilin taşıdığı risk, yatırımcının ne kadar süre yatırım yapmayı planladığının yanı sıra getiri, mali durum, kupon oranı, enflasyon ve likidite gibi faktörlerle birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca faizlerin gelecekte hangi yönde hareket edeceğini kesin olarak bilmek mümkün değildir. Uzun vadeli tahviller bazı dönemlerde daha yüksek fiyat hareketleri gösterirken farklı koşullarda bu hareket yatırımcının lehine olabilir. Bu nedenle tahvil değerlendirilirken yalnızca beklenen getiriye değil, vade süresine ve beraberinde gelen diğer risklere de bakmak gerekir.