ABD ile İsrail’in İran’a saldırması ile başlayan savaş onuncu gününde de devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ile gemi geçişlerinin kapanması dünyayı etkileyen bir hamle oldu. Boğaz’ın kapatılması ile enerji piyasasının yanı sıra otomotiv sektöründe de maliyet baskısını artırabileceği belirtiliyor.

Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçiyordu. Petrol fiyatlarındaki her 1 dolarlık yükseliş otomotiv sektörüne maliyet olarak geri dönüyor. Çünkü, otomotiv sektöründe kullanılan pek çok ürünün ham maddesi Hürmüz Boğazı’nı kullanarak pazara giriş yapıyor.
Pandemi döneminde yaşanan lo¬jistik krizi, otomotiv sektöründe üretim hatlarının durmasına kadar giden ciddi aksamalara neden olmuştu. Sektör temsilcileri benzer bir zincirleme etki ihtimalini yakından izliyor.

Elektrikli araç sektörü ise Uzak Doğu’dan gelen ürünlere bağlı. Lojistikte artan maliyetler üretim planlarını aksatabilir. Bu da fabrikalar için ciddi bir risk olarak görülüyor. Akaryakıt maliyetlerinin artması nedeniyle elektrikli araçların düşük maliyeti önem kazanmaya başlıyor.

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci, Dünya Gazetesi’ne değerlendirmede bulundu. Birinci, Türkiye’nin tedarik sanayi açısından doğrudan etkilenebileceğini kaydederek şu cümleleri kurdu:
“Türkiye otomotiv tedarik sanayi, büyük ölçüde Avrupa üretim ağlarıyla entegre çalışan bir yapıda. Bu nedenle enerji fiyatlarındaki olası artışlar ve küresel lojistikte yaşanabilecek aksaklıklar, üretim maliyetleri ve tedarik süreleri üzerinde baskı oluşturabilir”
Birinci, “Küresel şirketler, riskli ve uzun tedarik hatları yerine daha güvenli ve yakın üretim merkezlerine yönelme eğilimi gösterebiliyor. Türkiye otomotiv tedarik sanayi bu noktada Avrupa için güvenilir bir üretim ve tedarik ortağı olma özelliğini güçlendirebilir” şeklinde konuştu.

Çin’in Körfez’e bağlı olduğunun altını çizen Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, cümlelerini şu şekilde devam ettirdi:
“Yani Çin hem enerji girdisi hem de ihracat pazarı bakımından aynı anda baskı altında. Buna ilaveten Çin’de bazı rafinerilere yeni yakıt ihracat kontratlarını durdurma yönünde telkin verildiği, çünkü ham petrol sıkışıklığının rafineri çıktılarını baskıladığı bildiriliyor. Çin’in Orta Doğu’ya çelik ihracatında da tekliflerin geri çekildiğini, navlun ve sigorta sorunları nedeniyle fiili ticaretin aksadığını aktarıyor. Yani Çin’den çıkan sanayi ürünleri için ‘üretirim ama sevk eder miyim, ne maliyetle sevk ederim’ problemi büyüyor”

Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız, lastik sektöründeki gelişmelere ile ilgili bilgiler paylaştı. Yalnız, 2025’te çok uluslu lastik üreticilerinin zarar açıkladıklarını ifade ederek Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının tüm sektörü olumsuz etkilediğini belirtti ve üretim odaklı ilerlemek gerektiğinin altını çizdi.

Yalnız, cümlelerini şu şekilde devam ettirdi:
“Aslında bizim ihracatımızı Orta Doğu piyasası direkt çok etkilemeyecek. Ama savaşın diğer etkileri bizi etkileyecek. Bizim Arabistan’daki, Kuveyt’teki bayimize lastik vermemizi tabi ki etkileyecek ama benim korkum bunun bölgesel bir ekonomik krize dönüşecek olması. O korku her şeyi etkileyecek, ben ürünlerle bir şekilde ayakta kalırım. İhracatım yeter ki 350 milyon olmasın 280’de kalsın. Ama sonunda bu etki dalga dalga yayılmasın”
Okuyucu Yorumları 1 yorum