Finans ve ekonomi konularını farklı bakış açılarıyla ele alan YouTube kanalı finansZone'daki Açık Açık programının bu haftaki konuğu DEVA Partisi lideri Ali Babacan oldu. Güzem Yılmaz Ertem'in sorularını yanıtlayan Babacan, 2001 krizi sonrası yaşananları, Kemal Derviş politikalarını, kurdaki son durumu, Türkiye-AB ilişkilerini ve ekonomiyle ilgili daha birçok gelişmeyi değerlendirdi.
AÇIK AÇIK'IN 46. BÖLÜMÜNÜ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
2001 krizi sonrası Türkiye’de gerçekleştirilen reformları ele alan ve Kemal Derviş döneminde hayata geçirilen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bağımsızlığı, bankacılık reformu ve mali disiplin gibi güçlü kurumsal adımların neden zaman içinde zayıfladığının tartışıldığı programda, Babacan, "Ülkedeki kurumların güçlü olması çok önemli ama siyasi iradenin o güçlü kurumların gücünü ve bağımsızlığını muhafaza eden bir irade ortaya koyması lazım. Tersi olursa ülkede kurum falan kalmaz." ifadelerini kullandı.

Programın önemli başlıklarından biri de mevcut ekonomi politikaları oldu. Babacan, enflasyonla mücadele sürecini, faiz kararlarının arkasındaki siyasi dinamikleri ve yıl sonu enflasyon beklentilerini değerlendirirken, "Enflasyonun yıl sonu itibariyle %20’nin altına gelmesi artık bir hayal." vurgusunu yaptı.
Güzem Yılmaz Ertem'in, "Bugün ekonomi yönetiminde olsaydı nasıl bir program uygulardınız?" sorusunu yanıtlayan Babacan, mevcut yönetim anlayışı değişmeden ekonominin düzelmesinin mümkün olmadığını belirtti ve, "Mevcut iktidarla beraber benim ekonomi yönetiminde olmam asla mümkün olmaz." ifadelerine yer verdi.

Gelir dağılımı, orta sınıfın küçülmesi, asgari ücretin sürdürülebilirliği ve bütçe dengeleri gibi kritik konulara değinilen programda Babacan, Türkiye’nin IMF’ye gitmek zorunda olmadığını savunarak, "Türkiye’nin bu haliyle bile kesinlikle IMF’ye ihtiyacı yok." dedi. Babacan kamu harcamalarında israfın önlenmeden enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşamayacağını vurguladı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum