Giresun’da 22 Ağustos 2020’de etkili olan sağanak yağış, sel ve heyelanlara neden oldu. Dereli başta olmak üzere birçok ilçe zarar gördü, 11 kişi hayatını kaybetti. Selin hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile diğer yöneticiler bölgeye gitti. Bakan Kurum, 22 gün bölgede kalarak vatandaşların yanında oldu, çalışmaları yerinde takip etti.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı koordinesinde 1,5 yıl içinde Dereli’ye 213 konut, 82 dükkan, adliye sarayı, hükümet konağı, emniyet müdürlüğü binası, jandarma komutanlığı hizmet binası ile lojmanları yapıldı. Doğankent’e ise 156 konut, 70 dükkan, hükümet konağı ile 12 derslikli eğitim binası inşa edildi. Yatay ve yöresel mimariye uygun yapılan konutların anahtarları hak sahiplerine teslim edildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sel felaketinin 6’ncı yılında bölgeden görüntüler paylaştı. Bakan Kurum, sosyal medya mesajında, “6 yıl önce sel felaketini yaşadığımız Dereli’de ilk andan itibaren kardeşlerimizin yanındaydık. Gözyaşımızı sildik, işimize koyulduk. Allah bizlere bir kez daha verdiğimiz sözü tutmayı nasip etti. Şimdi ilçemizde sokaklarımız, evlerimiz, iş yerlerimiz yıldız gibi parlıyor” ifadelerini paylaştı.

Felaketin yaşandığı günü anlatan İsmail Kahraman, “Akşamüzeri yağmur yağmaya başladı. Bir saat sonra su, çarşıya vurdu. Devamlı aktı, su devamlı yükseldi devamlı” dedi. Evinin ağır hasar aldığını ve sonrasında yıkıldığını belirten Kahraman, yeni evini anlattı: Birbirine odalar açılmıyor. Ben Almanya’da bile öyle planı görmedim. Planı çok güzel. Adamlar çok çalıştılar, emek verdiler. Emek verilince ne olacak? ‘Allah razı olsun derim’ onlara. Bizi mutlu ettiler. Lokanta, kahve, çay içme yeri çok. Burada hiçbir sıkıntı yok.

‘Daha önceki dönemlerde de yaşadık ama hiçbir zaman böyle olmadı’ diyen dükkan sahibi Yusuf Geldi, şunları söyledi: Allah bizleri korudu. Bir erozyon olduğunu düşün, Allah göstermesin. Bir vadi kopup geldiğini düşün… Bazı siyasi kesimler ‘yapılamaz, edilemez’ diye yıkılmasına karşı çıktılar. Şükürler olsun ki 1,5 sene gibi kısa zaman zarfında teslim edildi. Biz de 6 senedir burada ticaretimizi yapıyoruz. Cumhurbaşkanımız iki defa ilçeye geldi. En az 7-8 bakanımız, bütün bürokratlar, devlet buradaydı. Tüm Türkiye, dünya gördü. Bunlar devlet kontrolünde yapılıyor. İşin doğrusu doğayı bozmamak gerekiyor. Dereli’ye giriş ve çıkışlarda setler yapıldı. Köylerde su bentleri yapıldı. Tüm bu çalışmalarla birlikte ilçemiz yeniden yapılandı.

İki ayda yağacak yağmurun 5-6 saatte yağdığını söyleyen Nevzat Zengin, o günü ve sonrasında yapılanları şöyle anlattı: Küçük bir evde belki 15-20 kişi varız. Evin penceresinin kenarından yukarı su yükseliyor. Gözümüz, Aksu Deresi’nde, çünkü hakikaten vahim bir durum. Çocuğum beni aradı ‘Baba bizim arabaya benzer arabalar buradan geçiyor’ dedi.

‘Oğlum, arabayı marabayı bırak, canını kurtar’ dedim. Ölümle burun burunasın. Devletin eli olmasa bizim burada o ahvalden kurtulma şansımız yoktu. Askerlerimiz tarafından buralar hep süpürüldü, temizlendi. Devletimiz buranın böyle kalmasını uygun görmedi. Yeniden imar edilmesi, projelendirilmesi, inşa edip ayağa kaldırılması için çalıştı. O sabah birçok kişi Dereli’yi görmeden devlet gördü. Yani o devlet o şekilde bırakır mı? O devletin projesi, planı, programı… Aksu Deresi'nin içerisinde sel engelleyici bariyerler oluşturuldu. Şu binaların temeli komple, bir olması ki mukavemetini yapıyor, artırıyor. O bakımdan böyle yapılmış olması bizim için hakikaten takdire şayan işlerdir. 10 üzerinden 10, biz memnunuz.

Dükkan sahiplerinden Muhammed Sarı Yıldız, büyük yıkım sonrası vatandaşların moralinin çok bozuk olduğunu söyledi. Çok büyük korku yaşadıklarını kaydeden Yıldız, “Hani bizi komple binaları tıraşlayıp götürür mü diye insanlar sabaha kadar korku içerisinde beklediler. Hayal etmiyorduk. O sel felaketini yaşamışsın, o psikoloji senin üzerine sinmiş, sen zaten bir şey düşünemiyorsun. Ama devlet geldi, devlet aklı, devletin büyüklüğü orada bir kez daha ortaya çıktı” dedi.

Afetin sabahında Bakan Murat Kurum’u bölgede gördüklerini belirten Yıldız, “O sabah saat 7 itibariyle buradaydı. Afeti yerinde incelediler, gördüler. Devleti yanımızda gördük. Geldiler, akabinde yapılan toplantılarla ‘bu ilçeyi nasıl ayağa kaldırırız, düzeltiriz, canlandırırız’ planları, projeleri yapıldı. 10 gün içerisinde inşaat süreci başladı. 1,5 yıl içinde tamamlandı. Bakanlarımızı ilk önce burada gördük ama işin perde arkasındaki kişi Cumhurbaşkanımızdı, incelemelerde bulundu, talimatlarını verdi. Biz devletimizi yanımızda gördük. Bizim hem yıkılan moralimizi hem de maddi hasarlarımızın tamamına yakınını karşıladılar. Konutlar yapıldı, ilçe halkının bütün mağduriyetleri giderildi. Bu büyüklükte bir çalışma kimsenin aklına gelebilecek bir şey değildi. Bir ilçeyi komple yıkacaksın sonra yerine yenisini yapacaksın. Bunu düşünmek zordu ama gördük ve yaşadık. Devletin büyüklüğünü burada gördük. Esnaflık yaptığımız dükkan 40-50 yıllık bir binaydı, 35 metrekare küçük bir alandı. Şimdi 75 metrekare ve üst katı da var. 140 metrekarelik bir alanda hizmet ediyoruz. Çok daha güzel, nezih bir ortamdayız” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları 0 yorum