FİNANS

Kapat

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı özetini yayımladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'nde, jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlendiği belirtti.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı özetini yayımladı
MyMani

Öne Çıkan İhtiyaç Kredileri

Tümü

0% Faizli Fırsat!

GARANTİ BBVA - %0 FAİZLİ 100.000 TL

Faiz Oranı

%0

Vade

3 Ay

Toplam Tutar

100.000 TL

Detayları gör

0% Faizli Fırsat!

DENİZBANK - %0 FAİZLİ 100.000 TL

Faiz Oranı

%0

Vade

3 Ay

Toplam Tutar

100.000 TL

Detayları gör

Avantajlı Fırsat

AKBANK %1.49 FAİZLİ 100.000 TL

Faiz Oranı

%1,49

Vade

12 Ay

Toplam Tutar

100.000 TL

Detayları gör

Avantajlı Fırsat!

ING - %1.29 FAİZLİ 50.000 TL

Faiz Oranı

%1,29

Vade

6 Ay

Toplam Tutar

50.000 TL

Detayları gör

TCMB Para Politikası Kurulu'nun 22 Nisan'daki toplantısına ilişkin özet yayımlandı. Özette, "Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir." değerlendirmesinde bulunuldu.
Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiği kaydedilen özette, diğer taraftan 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarının toparlanmasının beklendiği bildirildi.
Özette, bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği vurgulanarak, "Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı, 2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir." denildi.

KÜRESEL ENFLASYON ÜZERİNDEKİ RİSKLER ARTTI

Emtia fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırdığına işaret edilen özette, şunlar kaydedildi:
"Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Gelişmiş ülke merkez bankalarının fiyatlanan politika faizi patikaları, geçtiğimiz PPK dönemine göre belirgin olarak yukarı kaymıştır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır."
TCMB'nin, 27 Mart tarihinde, makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla Türk lirası cinsinden kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yaptığı belirtilen özette, buna göre, deprem bölgesine kullandırılan kredilere ilişkin istisnaların kaldırıldığı, istisna krediler arasında yer alan esnaf kredilerinin kapsamının daraltıldığı ifade edildi.
Özette, şu değerlendirmelere yer verildi:
"Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin nisan ayında da süreceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresi ve ölçüsüne göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Yılın ilk çeyreğinde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve nisan ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta sınırlı artışa işaret etmektedir."
Özette, tüketici fiyatlarının mart ayında yüzde 1,94 oranında arttığı, yıllık enflasyonun 0,66 puan azalışla yüzde 30,87’ye gerilediği anımsatıldı.
Mart ayında tüketici enflasyonunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatları ve bunun ulaştırma hizmetlerine yansımalarının öne çıktığı ifade edilen özette, bu çerçevede, yıllık enflasyonun enerji ile hizmet gruplarında bir miktar yükselirken diğer ana gruplarda gerilediği bildirildi.
Özette, "Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşe karşın, B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı ile C endeksinin (gıda ve alkolsüz içecekler, enerji, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı her iki endekste de yaklaşık 0,20 puan artışla sırasıyla yüzde 30,11 ve yüzde 29,68 olarak gerçekleşmiştir." ifadeleri kullanıldı.
Yıllık tüketici enflasyonuna gıda ve alkolsüz içecekler, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkılarının bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,83, 0,22 ve 0,21 puan azaldığı belirtilen özette, enerji ve hizmet gruplarının katkılarının sırasıyla 0,35 ve 0,25 puan arttığı kaydedildi.
Özette, mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışının bir önceki aya kıyasla zayıfladığı aktarılarak, şu değerlendirmelere yer verildi:
"Bu dönemde gıda enflasyonu yavaşlarken gıda dışı tüketici enflasyonu enerji fiyat gelişmelerine bağlı olarak yükselmiştir. Mart ayında tüketici enflasyonundaki yükselişte enerji grubunun etkisi öne çıkmıştır. Bu dönemde, enerji fiyatları ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere istinaden akaryakıt fiyatları öncülüğünde yüzde 4,75 oranında artarken, eşel mobil uygulaması uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırlamıştır. Yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üretimindeki artan payı ile son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) üzerinden elektrik fiyatında kaydedilen gerileme bu grupta daha olumsuz bir görünümü sınırlayan bir diğer unsur olmuştur. Yılın ilk iki ayında gıda enflasyonunda gözlenen yüksek seyir mart ayında yavaşlamıştır. İşlenmemiş gıda fiyatlarında temelde sebze ile et fiyatları öne çıkarken işlenmiş gıda grubunda fiyat artışları önemli ölçüde yavaşlamıştır. Hizmet enflasyonu aylık bazda gerilerken mevsimsel etkilerden arındırıldığında, haberleşme ile jeopolitik gelişmelerle güçlenen ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artışların da katkısıyla yüksek seyrini korumuştur. Diğer taraftan, temel mal grubu enflasyonu, giyim ve ayakkabı fiyatlarında mevsimsel gerilemeye ek olarak, dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki görünümün etkisiyle düşük seyrini sürdürmüştür."

"KİRA ENFLASYONU YILLIK BAZDA YÜZDE 52,45’E GERİLEMİŞTİR"

Özette, enflasyonun ana eğiliminin mart ayında gerilediği ifade edildi.
Ana eğilim bileşenlerinden olan mevsimsellikten arındırılmış aylık B enflasyonu düşerken C enflasyonunun yükseldiğine işaret edilen özette, bu ayrışmada işlenmiş gıda enflasyonundaki yavaşlamanın etkili olduğu vurgulandı.
Fiyat artışlarının B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdürdüğü, hizmette yatay seyrederken, işlenmiş gıdada ise önemli ölçüde zayıfladığı bildirilen özette, ana eğilim göstergelerinin, üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim göstermediği aktarıldı.
Özette, mart itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama enflasyonun bir önceki aya kıyasla hem temel mallarda hem de hizmetler sektöründe görece yatay seyrettiği kaydedildi.
Hizmet sektöründe hakim olan fiyatlama davranışının önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olduğu ve hizmet enflasyonunun mal enflasyonuna göre yüksek seyrettiği bilgisi verilen özette, şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"Mart ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 26, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Mart ayında hizmet sektörü alt kalemleri arasında ulaştırma hizmetleri aylık yüzde 5,06’lık artış ile öne çıkmış, bu gelişmede akaryakıt fiyat gelişmelerinin yansımaları hissedilmiştir. Haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 3,03 ile görece yüksek seyretmiştir. Diğer hizmetler grubunda en belirgin yükseliş yüzde 4,51 ile paket turda gözlenmiş, bunu yüzde 4,35 oranındaki artışla finansal hizmetler kalemi izlemiştir. Eğitim hizmetlerinde ise aylık fiyat artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kira enflasyonu aylık bazda yüzde 2,42 olurken yıllık bazda yüzde 52,45’e gerilemiştir. Lokanta-otel grubunda fiyatlar, yüzde 1,18 ile bir önceki aya göre sınırlı oranda artmıştır."
Özette, yurt içi üretici fiyatlarının mart ayında yüzde 2,30 arttığı, yıllık üretici enflasyonunun 0,52 puan yükselişle yüzde 28,08 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı.
Tüketici fiyatlarında olduğu gibi üretici tarafında da enerji fiyat gelişmelerinin öne çıktığı belirtilen özette, enerji fiyatlarının aylık yüzde 4,65 ile belirgin ölçüde yükselirken, yağışların seyrine bağlı olarak elektrikte üretici fiyatlarının gerilemesinin, enerji fiyatlarında daha olumsuz bir görünümü sınırladığı aktarıldı.
Mart ayında dayanıklı tüketim ile sermaye malları fiyatlarında ılımlı bir seyir izlendiğine dikkat çekilen özette, "Eşel mobil mekanizması tüketici fiyat artışlarını sınırlarken, vergi dışı derlenen üretici fiyatları küresel gelişmelerden daha fazla etkilenmektedir. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde tüketici ve üretici enflasyonları arasında bir ayrışma gözlenmesi söz konusu olabilecektir." denildi.
Özette, Brent ham petrol fiyatlarının jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hem mart hem de nisan ayında genel olarak yükseliş gösterdiği ve güçlü oynaklık sergilediği bildirildi.
Petrol fiyatlarına benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatlarının arz kısıtları endişesiyle mart ayının ortalarında belirgin bir oranda yükseldikten sonra nisan ayında düşüş eğilimi gösterdiği ifade edilen özette, şu bilgilere yer verildi:
"Ayrıca enerji ile bağlantılı emtia fiyatları dalgalı bir seyir izlemiştir. Enerji ve ham madde akışındaki küresel ölçekte kesintiler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek artışla birlikte üretim maliyetlerini artırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi mart ayında tarihsel ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Mart ayında, Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler ve alternatif rota arayışları teslimat sürelerini uzatırken güvenlik riskleri nedeniyle sigorta primleri ve navlun fiyatları yükselmiştir. Nisan ayında, Çin’e yönelik konteyner endeksi yüksek seviyelerini sürdürürken küresel konteyner endeksinde ve kuru yük taşımacılık endekslerinde de belirgin fiyat artışları kaydedilmiştir. Döviz kuru sepeti nisan ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı seyrini sürdürmüştür. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri mart ayında hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Veriler teslim sürelerinde kısmi bir uzamaya işaret ederken, henüz üretimi aksatacak boyutta bir tedarik sorununu ima etmemektedir."

AKARYAKIT FİYATLARI

Özette, nisanda enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlendiği belirtildi. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin 2,2 puan yükselerek yüzde 27,5 seviyesinde, 2027 yıl sonu enflasyon beklentisinin 1,4 puan artışla yüzde 20,1 düzeyinde gerçekleştiği kaydedildi.
12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin 1,2 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde 23,4 olurken 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin 0,7 puan artışla yüzde 18,0 oranında ölçüldüğü belirtilen özette, 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin ise 0,3 puan yükselerek yüzde 11,9 düzeyine çıktığı bildirildi.
Özette, reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisinin mart ayında 0,9 puan artarak yüzde 32,9 seviyesine yükseldiği aktarıldı.
Aynı dönemde hane halkının 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin 1,1 puan artarak yüzde 49,9 olduğu bildirilen özette, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiği, yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkilerinin önem taşıyacağı vurgulandı.
Özette, "Öncü veriler, nisan ayında tüketici fiyatlarının seyrinde enerji ve gıda fiyatlarının öne çıkacağına, ana eğilimin ise bir miktar yükseleceğine işaret etmektedir." ifadesi kullanıldı.
Yurt içi enerji fiyatlarında meskenlere yönelik doğalgaz ve elektrik fiyat artışlarına istinaden önemli bir yükseliş izlendiği bilgisi verilen özette, şöyle denildi:
"Doğal gazda, elektriktekine benzer şekilde, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmiştir. Bu uygulamanın da etkisiyle nisan ayında meskenlere yönelik doğal gaz fiyatları yüksek bir oranda artmaktadır. Jeopolitik gelişmelerle artan petrol fiyatlarının etkisiyle akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürmektedir. Öncü veriler nisan ayında gıda fiyatlarında bir miktar yükselişe işaret etmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatları temelde sebze ile et kalemleri öncülüğünde artarken işlenmiş gıda tarafında ekmek fiyatlarındaki yükseliş öne çıkmaktadır. Hizmet grubunda, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yansımasıyla ulaştırma hizmetlerinde (özellikle hava yolu taşımacılığı tarafında) artış devam etmektedir. Temel mal grubunda yeni sezona geçişle giyim ve ayakkabı tarafında mevsimsel fiyat artışları izlenirken dayanıklı tüketim mallarında aylık enflasyon mobilya ve beyaz eşyadaki artışlara karşın, otomobil sektöründeki indirim kampanyaları ile ılımlı seyretmektedir. Emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizlik önemli ölçüde yükselmiştir. Söz konusu gelişmeler ile yurt içi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir."

"KURUL, ENFLASYON ÜZERİNDEKİ YUKARI YÖNLÜ RİSKLERE KARŞI İHTİYATLI DURUŞUNU VURGULAMIŞTIR"

Özette, Para Politikası Kurulu'nun, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdiği, kurulun ayrıca Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttuğu anımsatıldı.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceğine vurgu yapılan özette, "Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır." değerlendirmesi yer aldı.
Özette şunlar kaydedildi:
"Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır."

Kaynak: AA   |   Bu içerik Rümeysa Ezgi Sivritepe tarafından yayına alınmıştır

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat