Dışarıdan bakıldığında katı görünse de para konularına "hayır" diyebilmek, kendi hedeflerinize sadık kalarak uzun vadede tasarruf yapmanız için en etkili stratejidir. Nerede nasıl "hayır" diyeceğinizi öğrenerek refah seviyenizi artırabilir ve yaşam hedeflerine daha kolay ulaşabilirsiniz.
1. Hedefleri bir kenara not edin.

Finansal öncelikleri yazılı hale getirmek motivasyonu artırır ve "hayır" deme bilincinin gelişmesini sağlar. Gerçekleştirmek istediğiniz hedefleri yazıya dökerek görebileceğiniz bir köşeye koymanız bile amaçları somutlaştırmak için yeterlidir. Böylece gereksiz harcamaları, hedeflere giden yoldaki engeller olarak görmeniz ve önlemeniz kolaylaşır.
2. "Param yok" yerine "Bütçemde buna yer yok" diyin.

"Param yok" demek, kişiye kendini zayıf ve eksik hissettirebilir. Bu da harcama riskini artıracağından ısrarlar karşısında daha güçsüz hareket etmenize neden olabilir. Basit bir cümle değişikliği yaparak bu riskli hareketi ortadan kaldırabilir, aylık harcama limitlerini kontrol altında tutabilirsiniz. Örneğin; "Bu ay bütçemde bu etkinliğe yer ayırmadım" diyerek hem hedeflerinizden şaşmaz hem de güçlü bir sınır çizersiniz.
3. 24 saat kuralını uygulayın.

Anlık alışveriş isteğinin yarattığı bütçe açığı kontrol edilmezse gelir-gider hesabında dengesizlik yaratabilir. Ancak bu tür kararların birçoğu anlık heveslerden kaynaklanır ve genellikle sonradan kişiye kendini kötü hissettirir. Bu tür risklerden korunmak için alışverişlerden önce karar vermek için 24 saat beklemeyi deneyin. Böylece o anın üzerinizde yarattığı harcama baskısından kurtulur ve konuyu daha sakin şekilde düşünme şansı edinirsiniz.
4. Alternatif çözümler sunun.

Söz konusu sosyal buluşmalar olduğunda "Hayır" demek, arkadaşlık ilişkilerinin bozulacağı anlamına gelmez. Ancak sizden sürekli pahalı etkinliklere katılmanızı ve harcama yapacağınız yerlere gitmenizi isteyen arkadaşlarınıza, bir mesaj gönderir. Bu tür buluşmalara alternatif olarak daha bütçe dostu mekanlar önerebilir veya açık havada yapılacak ücretsiz aktiviteleri araştırabilirsiniz.
5. Borç isteklerine katı sınırlar çizin.

İstemediğiniz halde "Hayır" diyemediğiniz için borç vermek zorunda kalıyorsanız, net sınırlar çizmekten kaçınmayın. Özellikle yakın arkadaş ve aile çevresi, birçok kişinin borç konusunda en zorlandığı alandır. Ancak bu nedenle borçları temin edememe riski de bir hayli yüksek olur. Bu durumun bütçede yaratacağı açıkları önlemek için karşınızdaki insan ne kadar yakın olsa da onu reddetmekten çekinmeyin. İlk başta zor gelen bu davranış, kısa sürede alışkanlığa dönüşür ve zamanla gelen istek sayısını azaltır.
6. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.

Başkalarının hesaplamadan harcaması veya tasarruf yapmadan eğlenmesi, size kendinizi sorgulatabilir. Ancak herkesin hayattaki hedefleri ve ekonomik durumu farklıdır. Bu nedenle kendinizi başkalarıyla kıyaslama tuzağına düşmeyin. Bunun yerine, bireysel isteklerinizi akla getirin ve başkalarının harcamalarının sizin sorumluluğunuzda olmadığını hatırlayın.
7. "Hayır" demenin bir güç olduğunu hatırlayın.

"Hayır" demek tıpkı bir kas gibidir. Yani kullanıldıkça güçlenir ve zamanla gelişir. Bu beceriyi oturtmak için düzenli pratik yapmak ve işe her zaman ufak olandan başlamak gerekir. Harcamalara küçük sınırlar diyerek ve önce kendi istekleriniz karşısında net durarak, bu kas gücünü kısa sürede artırabilirsiniz. Zamanla, böylesi bir güce sahip olmanın ne kadar değerli ve nadir olduğunu daha iyi fark edebilirsiniz.
8. Değerinizi harcamalar üzerinden belirlemeyin.

Kendi değerinizi ölçerken harcamaları bir statü olarak görmeyin. Çünkü bu tür materyalist tutumlar, hem gereksiz harcama riskini artırır hem içsel tatmini azaltır. Öz güveninizin cüzdandan değil de hayattaki karakteristik duruşunuzdan kaynaklandığını fark ederseniz, daha disiplinli ve güçlü finansal kararlar alabilirsiniz.