ASELSAN, Türk Telekom ve Türk Dünyası İş Konseyi bünyesindeki TTT İnovasyon tarafından geliştirilen yerli akıllı telefon projesinde takvim netleşmeye başladı. İstanbul'da kurulması planlanan fabrikada üretilmesi hedeflenen cihazın 2027'nin ilk çeyreğinde tanıtılması planlanıyor.
Yaklaşık üç yıllık hazırlık sürecinin ardından şekillenen projede yerli yazılım, uydu haberleşmesi, afet ve kriz anlarında iletişim, yüksek güvenlikli kamu versiyonu ve Togg'un dijital ekosistemiyle uyum gibi özelliklerin aynı cihazda buluşturulması amaçlanıyor. Habertürk'ten Yiğitcan Yıldız'ın haberine göre, telefonun marka oluşturma ve şirket yapılanmasına ilişkin çalışmalar da devam ediyor.

Türkiye'nin yerli akıllı telefon projesine ilişkin yeni bilgiler, ASELSAN ve Türk Telekom'un donanım ve yazılım geliştirmeye yönelik iş birliğinin ardından ortaya çıktı. İki şirket arasındaki stratejik iş birliği Mayıs 2026'da kamuoyuna duyurulmuştu.
Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç'un aktardığı bilgilere göre proje; ASELSAN, Türk Telekom ve TTT İnovasyon'un ortak çalışmasıyla yürütülüyor. Yaklaşık üç yıllık hazırlık döneminin ardından kamu kurumlarıyla yapılan görüş alışverişleriyle şekillenen projeye daha sonraki aşamada ASELSAN da dahil oldu.
Türk Telekom'un “Yerli ve Milli Haberleşme Cihazı” projesi ise ilk kez Mart 2025'te duyurulmuştu. Proje kapsamında yerli akıllı telefonların yanı sıra işletim sistemleri, haberleşme ekipmanları, donanım ve yazılımların geliştirilmesi hedeflenmişti.
Erkoç'un verdiği bilgilere göre telefon için öngörülen tanıtım tarihi 2027'nin ilk çeyreği. Tanıtımın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılması planlanırken, cihazın marka çalışmalarının ise henüz sürdüğü belirtildi.
Telefonun seri üretiminin Türkiye'de yapılması hedefleniyor. Fabrikanın İstanbul'da kurulması planlanırken, proje için şirket yapılanmasının oluşturulduğu ve CEO arayışının başladığı da kaydedildi.

Projenin en önemli özelliklerinden biri olarak uydu haberleşmesi öne çıkıyor. Cihazda uydu bağlantısını sağlayacak bir haberleşme altyapısının bulunması planlanıyor. Bu altyapı sayesinde mobil şebekelerin devre dışı kaldığı doğal afetler ve olağanüstü durumlarda iletişimin devam ettirilmesi amaçlanıyor.
Erkoç, projenin yalnızca günlük kullanım için yeni bir akıllı telefon ortaya çıkarmaktan ibaret olmadığını belirterek, afet ve kriz dönemlerinde haberleşmenin sürdürülebilmesinin geliştirme sürecindeki temel önceliklerden biri olduğunu ifade etti.
Cihazın yalnızca donanımının değil, yazılımının da yerli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Bununla birlikte telefonun günlük kullanımda tercih edilen sosyal medya uygulamalarıyla uyumlu şekilde çalışması planlanıyor.
Projede Togg bağlantısı da dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor. Erkoç'un aktardığına göre telefonun kullanıcı arayüzünün Togg'un dijital ekosistemi ve arayüzüyle uyumlu hale getirilmesi planlanıyor. Böylece yerli akıllı telefonun, Türkiye'nin mobilite alanındaki yerli teknoloji ekosistemiyle entegre çalışması hedefleniyor.

Yerli telefonun satışa sunulmasında ilk aşamada kamu kurumlarının öncelikli olması öngörülüyor. Kamuya yönelik versiyonun yüksek güvenlik seviyesine sahip ve kriptolu olması hedefleniyor.
Kamu kullanımının ardından cihazın daha geniş bir tüketici kitlesine ulaştırılması planlanıyor. Telefonların uzun pil ömrü sunması ve su ile toza karşı dayanıklı olması bekleniyor.
Projenin önemli hedeflerinden biri de telefonun mümkün olduğunca ulaşılabilir bir fiyat seviyesinde tutulması. Erkoç, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla cihazın biri daha erişilebilir, diğeri ise daha üst seviyede olmak üzere farklı versiyonlarla piyasaya sunulmasının planlandığını aktardı.
Telefonların tüketiciye ulaştırılmasında telekomünikasyon operatörlerinin yanı sıra teknoloji perakendecilerinin de satış kanalı olarak kullanılması hedefleniyor.

Erkoç, projenin temel motivasyonunun ticari kârlılık olmadığını, asıl hedefin Türkiye'nin haberleşme teknolojilerindeki bağımsızlığına katkı sunmak olduğunu belirtti. Projenin mümkün olduğunca geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması amaçlanırken, fiyatlandırmada da erişilebilirliğin öncelikli tutulacağı ifade edildi.
ASELSAN ve Türk Telekom'un Mayıs ayında açıkladığı iş birliğinde de haberleşme teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi temel hedefler arasında gösterilmişti. Tarafların yalnızca akıllı telefon geliştirmeyeceği, farklı kullanıcı cihazları ile haberleşme ekipmanlarının donanım ve yazılımları üzerinde de ortak çalışmalar yürüteceği açıklanmıştı.

Proje, ASELSAN açısından geçmişteki cep telefonu üretimi nedeniyle de ayrı bir önem taşıyor. Şirketin cep telefonu alanındaki geçmişi 1990'lı yıllara kadar uzanıyor. ASELSAN'ın resmi faaliyet raporlarında, ASELSAN 1919 model cep telefonunun 1997'de piyasaya sürüldüğü ve sonrasında 1920 modelinin geliştirildiği belirtiliyor.
Yaklaşık 29 yıl sonra gündeme gelen yeni projede ise klasik cep telefonu anlayışından farklı bir yapı hedefleniyor. Yerli yazılım, uydu haberleşmesi, afet dönemlerinde iletişim ve bağlantılı ekosistem özelliklerinin tek bir cihazda bir araya getirilmesi planlanıyor.
Marka oluşturma ve yönetim yapılanmasına ilişkin çalışmaların tamamlanmasının ardından prototip ile ürün özelliklerinin daha da netleşmesi bekleniyor. Mevcut takvim doğrultusunda Türkiye'nin yeni yerli akıllı telefonunun 2027'nin ilk çeyreğinde kamuoyuna tanıtılması hedefleniyor.
**Görseller temsilidir
Okuyucu Yorumları 0 yorum