Altın piyasasında son haftalarda yaşanan dalgalanma yatırımcıların gündeminde kalmaya devam ederken, küresel yatırım bankası TD Securities dikkat çeken bir fiyat tahmini paylaştı. Bankanın 14 Eylül 2026 tarihli değerlendirmesine göre ons altın, kısa vadede yüksek faiz ve enerji kaynaklı enflasyon baskısıyla dalgalanabilir ancak uzun vadede yükseliş potansiyelini koruyabilir.
TD Securities, altının 2027'nin ilk dönemlerinde 4.200-4.500 dolar aralığında işlem görmesini bekliyor. Bankanın daha uzun vadeli projeksiyonunda ise ons altının 2027'nin ikinci yarısında 5.350 dolar seviyesine doğru hareket edebileceği belirtiliyor. Bu tahmin, mevcut piyasa koşullarına ilişkin bir öngörü niteliği taşıyor.

Banka, altındaki yükseliş beklentisinin arkasında birkaç önemli faktör bulunduğuna dikkat çekiyor. Enflasyon baskılarının zaman içinde azalması, ABD dolarının zayıflaması ve faiz maliyetlerinin düşmesi, değerli metal açısından destekleyici unsurlar arasında gösteriliyor.
Altın piyasasında merkez bankalarının alımları da önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. TD Securities, daha önceki değerlendirmelerinde merkez bankalarının fiyat düşüşlerinde alıcı konumuna geçtiğine dikkat çekmişti. Bu durum, altının uzun vadeli talep görünümünde etkili olan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan yüksek faiz ortamı altın açısından kısa vadeli risk oluşturmaya devam ediyor. Faizlerin yüksek kalması, faiz getirisi sağlamayan altının cazibesini azaltabiliyor. TD Securities de enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırması durumunda faiz indirimi beklentilerinin ötelenebileceğini ve bunun altında baskı yaratabileceğini belirtiyor.

Bankanın uzun vadeli tahmininde dikkat çeken tarih ise 2027'nin ikinci yarısı oldu. TD Securities, enflasyon baskılarının hafiflemesi, doların değer kaybetmesi ve taşıma maliyetlerinin azalmasıyla birlikte ons altında yeni bir yükseliş döneminin gündeme gelebileceğini öngörüyor. Bankanın projeksiyonunda 5.350 dolar seviyesi öne çıkıyor.
Altın fiyatlarının gelecekte hangi seviyelerde oluşacağı ise faiz kararları, doların seyri, jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının alımları başta olmak üzere çok sayıda faktöre bağlı olacak. Bu nedenle banka tahmininin kesin fiyat sonucu değil, mevcut ekonomik koşullara dayalı bir piyasa projeksiyonu olduğu unutulmamalı.
Kaynak: Nefes
Okuyucu Yorumları 0 yorum