FİNANS

Bize Ulaşın BİZE ULAŞIN

AB zirvesi öncesi ilk sınav Berlin'de

Avrupalı liderler, Brüksel'de mali krizin önüne set çekme hedefiyle bir araya gelirken, Alman Parlamentosu kurtarma paketinin geleceğini oyluyor.

Avrupa Birliği liderleri mali krizdeki üyelerinin bütçe açığı ve borç ödemelerindeki sıkıntılarına çözüm geliştirmek üzere bugün yeniden bir araya geliyor.

Brüksel'de akşam saatlerinde başlayacak toplantı AB'nin son dört günde düzenlediği ikinci liderler zirvesi.

Euro bölgesini oluşturan ülkeler, kurtarma paketini genişletip güçlendirmeyi ve Yunanistan'ın borç yükünü hafifletecek adımları ele alacak.

Liderlerin önündeki seçeneklerin ayrıntıları için tıklayın

Bu konuda parlamentodan destek isteyen Almanya Başbakanı Angela Merkel, Euro bölgesindeki borç krizinin daha fazla yayılmaması için geçmişte yapılan hataların çözülmesi gerektiğini söyledi.

Bankaların kredi fedakarlığı yeterli olmayabilir

Merkel krize kökünden çözüm getirmek gerektiğini, bunun için de Avrupa bünyesinde ekonomik bütünleşmenin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Almanya Parlamentosu Merkel'a kurtarma paketinin geliştirilmesi yönünde müzakereler için yetki vermeyi oyluyor.

Önerge muhalefetteki Sosyal Demokratlar ve Yeşillere de danışılarak hazırlandığından, onay alması bekleniyor; ancak kaç milletvekilinin bu fikre muhalefet ettiğini görmek, Merkel'in göz önünde tutacağı bir işaret olabilir.

Merkel, Avrupa'nın geneli iyi durumda değilse, Almanya'nın da refaha ve başarıya ulaşamayacağını kaydetti.

Yunanistan'ın yeniden ayağa kalkmasını arzu ettiklerini belirten Merkel, bankaların alacaklarının bir bölümünden vazgeçmesinin Yunanistan'ın sorunlarını tek başına çözemeyeceğini vurguladı.

Başbakan bu nedenle, Almanya'nın "uzunca bir süre" Yunanistan'a destek vermesi gerekeceğini söyledi.

Merkel, akşam saatlerinde Brüksel'e geçerek AB liderlerinin görüşmelerine katılacak.

Görüşmelerin iki temel hedefi var:

Bunların ilki Yunanistan'ın tahvillerini elinde tutan özel mali kuruluşların geri ödemelerden hangi oranda feragat edeceğini belirlemek. Zira Yunanistan'ın alacaklılarına başta vadettiği oranlarda geri ödeme yapamayacağı artık yaygın şekilde kabul ediliyor. İkinci önemli gündem maddesi ise AB'nin mali kriz karşısında oluşturduğu kurtarma fonunun büyütülüp büyütülmeyeceği.

Darboğaza giren üyeler listesine son aylara yenilerinin eklenmesi üzerine, bu fonun artırılması gerekebileceği konuşuluyordu.

Brezilya ve Çin'in kapısı çalınabilir

Gündemdeki fikirlerden biri fona kaynak sağlamak üzere, dünyanın en hızlı gelişen ekonomik oyuncularından da destek istemek.

Bunun için varolan kurtarma fonu ile bağlantılandırılacak bir fon kurulması, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin bu fona yatırım yapması öneriliyor.

Bu öneri Avrupa Mali İstikrar Mekanizması'nı yöneten Klaus Regling tarafından bu hafta Çin'e yapacağı ziyarette de gündeme getirilecek.

Ancak bu aşamada fonun nasıl yapılandırılacağı henüz şekillenmiş değil.

Avrupalı yetkililer Uluslararası Para Fonu IMF'yi de bir diğer olası destek kaynağı olarak görüyor. IMF'nin de 'genişletilmiş fon'a katkı yapabileceği ya da ayrı bir yoldan kaynak aktarabileceği savunuluyor.

Ancak IMF'nin bu şekilde bir düzenlemeye dahil edilebilmesi için AB'nin euro bölgesi dışındaki üyelerinin de onayı gerekli.

İtalya'dan son dakika formülü

Özellikle euro kullanan ülkeler arasında üçüncü büyük ekonomi durumundaki İtalya'nın da girdaba sürüklenmesinden endişe ediliyor.

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin diğer liderlere, ülkesinin dev bütçe açığı sorununa çözüm getirmek üzere kapsamlı bir plan sunması bekleniyor.

Berlusconi, koalisyon ortaklarının başta karşı çıktığı kesinti ve emeklilik yaşının yükseltilmesini öngören pakete, son anda bir uzlaşma formülü sunarak destek aldı.

Formülün ayrıntıları netleşmedi ancak Kuzey Birliği lideri Umberto Bossi, "Sonuçta bir yol bulduk. Bakalım buna AB ne diyecek" dedi.

İtalyan yetkililer Berlusconi'nin bu anlaşma için bu yıl sonunda görevden ayrılma sözü verdiği iddialarını ise yalanladı.

1,6 trilyonluk borcu olan İtalya'nın vadesi gelen borçları ödemek için önümüzdeki 3 yılda 600 milyar euro'ya ihtiyacı olacak. Bu kaynağı sağlamak için piyasalardan yeni borç bulabilmesi, bunun içinse arkasında güçlü bir teminat olması gerekiyor.

BBC Brüksel muhabiri Chris Morris, bu zirvenin AB tarihinin en önemli toplantılarından biri olduğunu söylüyor ve başarısızlığa uğramanın seçenek olmadığını kaydediyor.

Liderler hafta sonunda da bir araya gelmiş ve bankaların gelecekte daha fazla sermaye rezervi tutmasının şart koşulmasını ve AB kurtarma fonunun güçlendirilmesini konuşmuştu.

Yolun yarısı katedildi

Görüşmeler nihai sonuca ulaşamadı ancak gelinen noktada alınan kararlar şöyle:

Borç krizindeki üyelerden alacaklarını tam olarak tahsil edememe riskine karşı, Avrupa bankalarına 100 milyar euro kadar ek sermayelendirme yapılması düşünülüyor Bu tutar mali yatırımcılar, hükümetler ve EFSF tarafından karşılanacak 440 milyar tutarındaki Avrupa Mali İstikrar Olanağı (EFSF) güçlendirilecek- ancak bunun ayrıntıları netleştirilemedi Yunanistan'a borç vermiş olan özel kuruluşların, alacaklarından daha önce belirlenen yüzde 21 oranından çok daha fazla bir kaybı kabul etmesi istenecek. Bu oran da kesinleşmedi. Belirsiz kalan noktalar üzerinde, Avrupa'nın en güçlü liderleri arasındaki görüş ayrılıkları ise sürüyor.

Fransa, Avrupa Merkez Bankası'nın kurtarma fonunu kredilerle destekleyerek, kredi hacmini 2-3 trilyon euroya yükseltmesini istiyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, bu fikre karşı.

Bu nedenle kurtarma fonunun, İtalya ve İspanya gibi ülkelere kısmi teminat sağlayarak zordaki ülkeleri yatırımcılardan ve bankalardan kredi alabilir hale getirmesi şeklinde bir orta yol formülüne varılması bekleniyor.

Ayrıca, Yunanistan'ın alacaklılarının, ne oranda bir kaybı sineye çekmelerinin isteneceği de tartışma konusu.

Almanya getiri beklentisinin yüzde 50-60 oranında 'traşlanmasını' istiyor. Avrupa Merkez Bankası'nın ise bu oranı çok yüksek bulduğu kaydediliyor.

Bu anlaşmazlıkların dün yapılması ve zirveye zemin oluşturması gereken maliye bakanları toplantısının iptaline yol açtığı kaydediliyor.

Yunanistan'ın borçlarını başta vadettiği oranlarda geri ödemeye zorlanması halinde, iflas bayrağını çekmesi söz konusu olabilir.

Bunun da birliğin geri kalanı açısından önceden kestirilemeyecek sonuçlar yaratmasından endişe ediliyor.

BBC ekonomi editörü Robert Peston, Avrupa Para Birliği'nin geleceğinin Almanya'nın ne derece mali risk almaya hazır olduğuna bağlı olarak şekillenceğini söylüyor.

Fransa Başbakanı François Fillon da zirve başarısızlıkla sonuçlanırsa "AB'nin kendisini bilinmeyen sularda bulabileceği" uyarısı yaptı.

Express


En Çok Aranan Haberler