Petrol piyasalarında bu hafta nadir görülen bir gelişme yaşandı. Normalde Brent petrolüne göre indirimli işlem gören WTI ham petrolü, Kuzey Denizi referanslı Brent'in üzerine çıktı. Bu durum, kısa vadede arzın sıkılaşacağına yönelik endişeler ve yılın ilerleyen dönemlerinde bir miktar rahatlama beklentisiyle açıklanıyor. Ancak bazı analistler, bu rahatlamanın zamanında gelmeyebileceğini ve piyasalarda giderek daha fazla dile getirilen "talep yıkımı" riskinin devreye girebileceğini düşünüyor.
Artan arz sorunları ve fiyat baskısı, birçok ülkede doğrudan tüketimi sınırlayan adımları beraberinde getirdi. Endonezya, özel araçlar için günlük yakıt alımını 50 litreyle sınırlandırırken, kamu çalışanlarını yakıt tasarrufu amacıyla evden çalışmaya yönlendirdi. Tayland benzer bir plan hazırlığında.
Bangladeş'te ise durum daha kritik. Ülke, tükettiği yakıtın yüzde 95'ini ithal ederken halihazırda yakıt karnesi uygulamasına geçmiş durumda. Üniversiteler kapatıldı ancak buna rağmen yakıt stoklarının tükenme noktasına geldiği ifade ediliyor.
Avrupa'da da benzer sinyaller gelmeye başladı. Slovenya, Endonezya ile aynı seviyede yakıt kısıtlaması uygulayan ilk Avrupa ülkesi oldu. Uzmanlara göre bu miktar günlük kullanım açısından sınırlayıcı olmasa da, asıl mesaj talep yönetimi sürecinin başlaması. Özellikle arz sıkıntısının derinleşmesi halinde bu tür önlemlerin yaygınlaşması bekleniyor.

Enerji piyasalarındaki sıkışmanın temelinde ise savaşın etkisi var. Kpler verilerine göre, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar nedeniyle küresel petrol üretiminde toplam 133 milyon varillik kayıp oluştu. Günlük üretim kaybı 10,7 milyon varile ulaşırken, ay sonuna doğru bu rakamın 11,5 milyon varile çıkmış olabileceği belirtiliyor.
Çatışmaların sürmesi halinde arz kaybının daha da büyümesi bekleniyor. Eğer gerilim kısa sürede sona ermezse, toplam kaybın Uluslararası Enerji Ajansı'nın piyasaya sürmeyi planladığı 400 milyon varillik rezerv miktarına yaklaşabileceği ifade ediliyor.
Avrupa'da özellikle dizel piyasasında ciddi bir baskı oluşmuş durumda. ABD'den Avrupa'ya gitmesi planlanan üç dizel tankerinin rotasını Asya'ya çevirmesi sonrası dizel vadeli işlemleri 200 dolar seviyesine kadar yükseldi.
Avrupa Birliği içinde yakıt karnesi tartışmaları da hız kazandı. AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, Financial Times'a yaptığı açıklamada, arz sıkıntısı karşısında talebi yönetmek için bu seçeneğin masada olduğunu belirterek, "Bu uzun sürecek bir kriz olacak ve enerji fiyatları uzun süre yüksek kalacak" ifadelerini kullandı.
Petrol ve gaz piyasalarının yakından bildiği "talep yıkımı" kavramı yeniden gündemde. Bu durum, ya beklenmedik bir gelişmenin tüketimi zorunlu olarak düşürmesiyle ya da fiyatların aşırı yükselerek enerjiye erişimi zorlaştırmasıyla ortaya çıkıyor.
Pandemi döneminde ilk senaryo yaşanırken, bugün ikinci senaryo devreye girmiş durumda. Günlük 11 milyon varilin üzerindeki arz kaybı ve doğal gaz piyasasındaki sıkışma, enerji fiyatlarını birçok tüketici için karşılanamaz seviyelere taşıyor. Bu da talepte kaçınılmaz bir düşüş anlamına geliyor.

Uzmanlara göre arz şokuna karşı verilen tepkiler dört aşamada ilerliyor: stoklardan petrol salımı, mevcut arzın yeniden yönlendirilmesi, ek rezerv kullanımı ve son aşamada talebin düşürülmesi.
Talep yıkımı ise iki şekilde gerçekleşebiliyor: devletlerin yönettiği planlı kısıtlamalar ya da piyasa koşullarının zorladığı spontane düşüş. Analistler, kontrolsüz gerçekleşen talep daralmasının ekonomi üzerinde daha yıkıcı etkiler yaratabileceği görüşünde.
Uluslararası Enerji Ajansı ve AB tarafından önerilen önlemler arasında hız limitlerinin düşürülmesi, uzaktan çalışma, toplu taşıma kullanımının artırılması ve araç paylaşımı gibi uygulamalar yer alıyor. Ancak uzmanlar, bu adımların tek başına yeterli olmayacağı görüşünde.

Analistlere göre savaş sona erdikten sonra piyasalarda normalleşme süreci 3 ila 6 ay arasında sürebilir. Ancak çatışmaların uzaması bu süreyi daha da ileriye taşıyacak.
Özellikle kapatılan petrol kuyularının yeniden devreye alınmasının zaman alması, toparlanmayı geciktiren önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle mevcut tablo, enerji piyasaları açısından yılın geri kalanının oldukça zorlu geçeceğine işaret ediyor.
Brent petrolün varil fiyatı 10.56 yazım saati itibarıyla 108,47 dolar seviyesinden işlem görüyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum