Diyarbakır’da Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi işbirliğiyle “İş Dünyası Finans Buluşması” düzenlendi. Toplantıda finansmana erişim, kredi maliyetleri ve kentin ekonomik potansiyeli ele alındı.
Bir otelde gerçekleştirilen programa TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kamu bankalarının genel müdürleri ve finans sektörü temsilcileri katıldı. Hisarcıklıoğlu, Merkez Bankası’nın faiz oranlarında yaptığı 3 puanlık indirimin olumlu bir başlangıç olduğunu belirterek, bankalardan bu indirimi ticari kredi faizlerine de hızlı şekilde yansıtmalarını istedi.
Hisarcıklıoğlu, reel sektör ile finans sektörünün aynı masada bulunmasının önemine dikkat çekti. Ekonominin güçlü olması için iki tarafın da birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Nasıl bir kuş tek kanatla uçamaz ise ekonomi de tek kanatla yaşayamaz. İkisi de güçlü ve çalışır olmak durumunda. Yani özel sektör, finans sektörü ikisi birbirini çalıştırmak durumunda. Bunun için de bugün Diyarbakır'da bir araya geldik.” dedi.
Kamu bankalarına teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, zor dönemlerde reel sektörün yanında olduklarını söyledi.
Dünyadaki batılı ülkelerde oda ve borsaların hizmet kalitesinin bağımsız kuruluşlar tarafından ölçüldüğünü belirten Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ile Diyarbakır Ticaret Borsası’nın 5 yıldızlı hizmet verdiğini söyledi.
Hisarcıklıoğlu, “Bir sefer yıldız vermekle bitmiyor. Her yıl da kendilerinin haberi olmadan denetlerler. Buradan baktığımız zaman Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası vermiş oldukları hizmetin standardı ve kalitesi itibarıyla tam 5 yıldızlı. Peki dünyada kimler 5 yıldız diye baktığımız zaman Paris Ticaret Sanayi Odası, Londra Ticaret Odası, Berlin Ticaret Sanayi Odası da tam 5 yıldızlı hizmet görüyor. Yani Diyarbakır'daki üyelerimizin almış olduğu hizmetin standardı, kalitesi Almanya, Fransa ve İngiltere'den eksik değil, tam tersi fazla. Diyarbakır'a en iyi şekilde hizmet vermek için büyük azimle çalışan, geçmişten bugüne başkanlık yapmış tüm kardeşlerime başkanlara, yönetimlerine, meclislerine teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Bir kentte kurulan şirket, sigortalı çalışan ve iş yeri sayısındaki artışın ekonominin canlılığını gösterdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır’daki artış oranlarının geçen yıla göre Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söyledi.
Kentteki sokak hareketliliğine de dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, huzur, güven ve istikrar ortamının ticareti desteklediğini ifade etti.
“Burada ekonominin ne kadar canlı olduğunu bizzat gördüm. Bu neyi gösteriyor? Huzur, güven ve istikrar ortamı öne çıktığı zaman ticaret de öne çıkıyor. Huzur olmadan ticaret olmaz, ticaret olmadan da zenginlik olmaz. İnşallah Diyarbakır'ı çok daha güzel günler bekliyor.” diyen Hisarcıklıoğlu, finansmanın ekonomideki önemine de değindi.
Finansmanı vücuttaki kan akışına benzeten Hisarcıklıoğlu, finansman akışının tıkanmasının ekonomik sorunlara yol açacağını söyledi.

Finansmana erişim sorununun yalnızca bankalardan kaynaklanmadığını belirten Hisarcıklıoğlu, makroekonomik koşullar ve kredi büyüme sınırları gibi düzenlemelerin bankaların hareket alanını daralttığını söyledi.
İş dünyasının temel sorunlarının daralan kredi limitleri, yüksek faizler ve aşırı teminat talepleri olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, ticari kredilerdeki büyüme sınırının KOBİ’lere pozitif ayrımcılık yapılarak gevşetilmesi gerektiğini ifade etti.
Reel ekonomiye yönelik desteklerin, yüksek enflasyonla mücadeleyi zayıflatmadan hızlı şekilde uygulanmasını isteyen Hisarcıklıoğlu, ihracatçıların rahatlaması için reeskont kredilerinin döviz dönüşüm desteğinin ciddi ölçüde artırılmasını talep etti.
Düşük faizli, uzun vadeli ve KGF destekli “Nefes Kredileri”nin başlatılmasını sağladıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, kaynağın 100 milyar liraya çıkarılmasını istedi.
Teminat sıkıntısı yaşayan firmalar için yeni imkanlar oluşturulması gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, artan maliyetlerin özellikle tarım, istihdam ve enerjide iş dünyasını zorladığını belirtti.
Merkez Bankası’nın 2 gün önce faiz oranlarında 3 puanlık indirime gittiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, şubat ayında yüzde 40’larda seyreden Türk lirası gecelik faiz oranının yüzde 37’ye çekildiğini söyledi.
Hisarcıklıoğlu, “Merkez Bankası'nın bu normalleşme adımı piyasalara nefes aldıracak olumlu bir gelişmedir. Bunu sanayicimiz, tüccarımız üzerindeki faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıç olarak görüyoruz. Bankacılık sektörümüzü de vakit kaybetmeksizin, ticari kredi faizlerine 3 puanlık indirimi yansıtmaya davet ediyoruz. Özellikle politika faiziyle kredi faizlerinin arasında tam 20 puan fark var. Bu faiz yükünü taşıyamayız.” dedi.

Hisarcıklıoğlu, tüccar ve sanayicinin umutsuz olmaması gerektiğini belirterek geleceğe ilişkin umutlu olduklarını söyledi.
“İnancımız gereği de umutsuz olamayız. Geleceğimiz bugünden daha iyi olacak. Bir ve beraber olduğumuzda Allah da rahmetini, bereketini ona göre verir. Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır. Birliğin getirdiği en büyük sonuç bu değerli kardeşlerim. Yeter ki birbirimizi ötekileştirmeyelim. Birbirimizi etnik kökeninden, mezhebinden, inancından, dininden. siyasi fikrinden dolayı öteki görmeyelim. Aynı masada ortak akılda birleşeceğiz, hep beraber yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Diyarbakır’ın tarım, tarımsal verimlilik, tarıma dayalı endüstri ve sanayi alanlarındaki potansiyeline dikkat çekti.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin oluşturduğu huzur ve güven ortamının Diyarbakır, bölge ve ülke ekonomisini daha ileri taşıyacağını belirten Çakar, Türkiye’nin endüstriyel dönüşümü yakalaması gerektiğini söyledi.
Çakar, dünyada üretim miktarından çok katma değer ve maliyetin önem kazandığını belirterek savunma sanayisi, yapay zekayla birlikte ilaç sanayisi, tarım ve enerjinin öne çıkacağını ifade etti.
Ukrayna-Rusya savaşı döneminde yaşanan buğday sevkiyatı sorununu hatırlatan Çakar, Cumhurbaşkanı’nın müdahalesiyle dezavantajlı ülkelere buğday sevkiyatının yapılabildiğini söyledi.
Enflasyonun çözülmesi gerektiğini vurgulayan Çakar, fiyat, finansal ve ekonomik istikrarın sağlanması gerektiğini belirtti. Orta vadeli programın bu kapsamda uygulandığını söyleyen Çakar, üst bant faiz oranının 40’tan 37’ye indirildiğini ifade etti.
Faiz indiriminin mevduat piyasasına yansıdığını belirten Çakar, bunun kredi faizlerine de yansıyacağını söyledi.
“Bankalar olarak faizin şu aşamada en çok düşmesini isteyen biziz.” diyen Çakar, indirimin önümüzdeki hafta kredi piyasasındaki fiyatlama ve faiz oranlarına da yansıyacağını belirtti.
Nakit akışının doğru yönetilmesinin önemine dikkat çeken Çakar, kamu bankaları olarak iş dünyasının yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
“Finansal hayatınızı kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Likidite sıkıntısı yaşayan herkese veya özellikle yapılandırma isteyen herkese niyet halis olmak kaydıyla, ödeyebilme kabiliyeti olmak kaydıyla mutlaka çözüm getireceğiz. Bundan tereddüdünüz olmasın.” dedi.

Çakar, Suriye ile görüşmelerin sürdüğünü ve ülkede banka kurmak istediklerini açıkladı.
“Suriye ile görüşmelerimiz devam ediyor. Yakında inşallah orada bir banka kurmak istiyoruz. Belli bir olgunluğa kadar geldi. Oradan haber bekliyoruz. İnşallah orada bir banka kurup buradaki finansal akışı ve finansal akışkanlığı hızlandırmış oluruz. Irak'ta Bağdat ve Erbil'de şubelerimiz var. Dolayısıyla gittiğinizde onu değerlendirebilirsiniz.” ifadelerini kullandı.
Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, Diyarbakır’daki değişimin gurur verici olduğunu söyledi.
Özdil, “Diyarbakır'a birazcık ayrımcılık yapalım diye arkadaşlarımı talimatlandırdım. Türkiye'nin birliği, beraberliği inşallah Cizre'de ve Diyarbakır'da kurulacak güzel ilişkilerle olacak. İnşallah bu kardeşlik iklimi hepimize kazandıracak. Türkiye'nin doğusunda, batısında herhangi bir eve cenaze gelmemesi en büyük kazancımız. Bunu bir de ekonomik olarak da taçlandırırsak bu bizim önümüzü açacak. Üç banka olarak üstümüze düşeni yapacağız. Halkbank olarak hem bölgede hem bütün Türkiye sathında sahada olmayı daha da hızlandırıyoruz.” dedi.
Dünyanın zor bir süreçten geçtiğini belirten Özdil, iş insanlarına destek konusunda üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi. Yapılandırma ve özel talepler konusunda Hazine, Maliye ve Bakan’ın desteğini isteyeceklerini belirten Özdil, zor sürecin birlikte aşılacağını ifade etti.

Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan, Diyarbakır’da 9 şube ve 151 çalışanla hizmet verdiklerini söyledi.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un önemine değinen Arslan, ekonomik ve finans ayağının güçlü olması için üzerlerine düşeni yapacaklarını belirtti.
Dünya Bankası’ndan 1,5 milyar avroluk kaynak getirdiklerini belirten Arslan, bunun önemli bölümünü kalkınmada öncelikli yörelere, kadın ve genç girişimcilere ayırdıklarını söyledi. Kaynağın önemli bölümünün Diyarbakır ve bölgeye tahsis edilmeye başlandığını belirtti.
KGF’den verilen kefalet desteğinde kalan 1 milyar liralık limitin tamamını Diyarbakır’a aktaracaklarını açıklayan Arslan, önceliğin kadınlar ve gençler olacağını söyledi.
Merkez Bankası’nın gecelik fonlama faizini yüzde 37’ye düşürdüğünü hatırlatan Arslan, kamu bankaları olarak pazartesi gününden itibaren tüm faiz oranlarını 2-3 puan aşağı indireceklerini açıkladı. Kadınlar ve gençler için daha düşük faiz uygulanacağını belirtti.

Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen, teminat sorunu yaşayan firmalara bankalarla işbirliği içinde kefalet sağladıklarını söyledi.
KGF’nin 600 binin üzerinde firmaya 1,7 trilyon liranın üzerinde krediye kefalet sağladığını belirten Özegen, pandemi ve 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında “Büyük KGF” vizyonuyla önemli programlar yürütüldüğünü söyledi.
Diyarbakır’da yaklaşık 8 bin 900 firmaya kefalet sağladıklarını belirten Özegen, 17,2 milyar liralık krediye kefalet verdiklerini açıkladı.
2025 ve 2026’da, özellikle kamu bankalarının yaklaşık iki “TOBB Nefes” programında 1000’in üzerinde firmaya Diyarbakır özelinde 1,2 milyar lira kefalet verdiğini belirten Özegen, kentte yaklaşık 20 milyar liraya yakın krediye kefalet sağlandığını söyledi.
KGF kefaletinin bölge açısından önemine dikkat çeken Özegen, TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci diliminin 2026’da devam ettiğini belirtti.
Merkez Bankası ile Hisarcıklıoğlu’nun görüşmelerinin sürdüğünü ifade eden Özegen, 3’üncü ve 4’üncü dilimlerin de aralıksız devam ettirilmesinin planlandığını söyledi.
KGF öz kaynağıyla bankalarla yürütülen yaklaşık 10 program bulunduğunu belirten Özegen, ayrıca 7 Hazine kontrgarantisiyle devam eden program olduğunu açıkladı.
Ziraat, Halk ve Vakıf Bankası ile yeni başlatılan tematik programlar ve hazırlıkları süren programlar bulunduğunu belirten Özegen, tarımla ilgili de öz kaynakla bir programa başlandığını söyledi.
Ziraat Bankası’nın bu konuda lokomotif olduğunu belirten Özegen, KGF öz kaynağıyla başlatılan pilot uygulamanın başarılı şekilde devam ettiğini ifade etti.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde, “Bir Çerçeve Yasa var. 50 yıllık bir çatışmalı süreç bu ülkede sonlanıyor. 20 aydır tek bir insanımız ölmedi. Bundan daha değerli hiçbir şey olmaz.” dedi.
Toplantı öncesinde sektörlere yapılan çağrıyla finans sektörüyle birebir görüşmek için 250 başvuru aldıklarını belirten Kaya, iş dünyasının bankacılık sektörüne taleplerini ileteceğini söyledi.
Kadın girişimcilere bazı kredilerde pozitif ayrımcılık yapılmasını isteyen Kaya, çatışmalardan en fazla etkilenen sektörlerin tarım ve hayvancılık olduğunu belirtti.
Barış ortamıyla birlikte tarım ve hayvancılığa yönelimin artacağını ifade eden Kaya, bölgenin tarımda Türkiye’yi hatta Ortadoğu’yu doyurabilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek kredi limitleri konusunda destek istedi.

Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, OSB’de 370 fabrikanın faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 23 bin kişinin istihdam edildiğini açıkladı.
Sanayicilerin önemli sorunlarından birinin finansmana erişim olduğunu belirten Fidan, VakıfBank, Halkbank ve Ziraat Bankası’nın sanayicilere destek verdiğini söyledi.
Fidan, iş insanlarının kullandığı kredilerde 3-4 puanlık indirim yapılmasını talep etti.
“Bu süreçle beraber inşallah güzel şeyler olacağına inanıyoruz. Artık Diyarbakır bir sanayi kenti olacak.” diyen Fidan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin önemine dikkat çekti.

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil, bankacılık sektörünün reel sektörü, reel sektörün de bankaların şartlarını anlaması gerektiğini söyledi.
“İstişare varsa güven vardır. Güven varsa ticaret vardır. Ticaret varsa üretim, yatırım ve istihdam vardır.” diyen Yeşil, kentin ticaret, tarım ve hayvancılık potansiyeline dikkat çekti.
Hedeflerinin ürünleri yalnızca üretmek değil, kentte işleyip paketleyerek markalaştırmak ve Türkiye ile dünya pazarlarına satmak olduğunu belirten Yeşil, yatırım için finansmana ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Çerçeve Yasa’nın TBMM’den geçmesini bölgenin geleceği açısından önemli bulduklarını belirten Yeşil, huzur ve güvenin yatırımı, turizmi, ticareti ve istihdamı artıracağını ifade etti.
“İş dünyası olarak huzurun ve güvenin kıymetini çok iyi biliyoruz. Çünkü ekonominin en büyük teşviki huzurdur. Huzur güçlendikçe yatırım artar, turizm gelişir, ticaret büyür, yeni fabrikalar açılır, gençlerimize yeni iş kapıları doğar. Artık Diyarbakır'ın potansiyelini çok daha güçlü biçimde ekonomiye kazandırma zamanıdır. Geçmişin sorunlarıyla değil geleceğin yatırımlarıyla anılmak istiyoruz. Diyarbakır üretimiyle, ihracatıyla konuşulsun istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, “Terörsüz Türkiye” süreciyle Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini söyledi.
Huzur ortamının ekonomik dönüşümü de destekleyeceğini belirten Ebedinoğlu, bölgenin kalkınması için finans seferberliğinin önemli olduğunu ifade etti.
Diyarbakır’ın yatırıma hazır olduğunu söyleyen Ebedinoğlu, güven ortamının güçlenmesiyle turizmden sanayiye, tarımdan ticarete kadar birçok sektörde yeni yatırımların önünün açılacağını belirtti.
“Çözüm sürecinin ekonomik ayağını birlikte kurmalıyız.” diyen Ebedinoğlu, esnaf ve sanatkarlar olarak üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söyledi.
Bankaların da bölgenin ekonomik potansiyeline güvenerek esnaf ve iş dünyasının yanında daha güçlü durmasını beklediklerini belirten Ebedinoğlu, huzurun kalıcı olması için ekonomik refahın gerekli olduğunu vurguladı.
Programın sonunda iş dünyası ve finans sektörü temsilcileri, talep ve beklentileri görüşmek üzere basına kapalı toplantılar gerçekleştirdi.
Okuyucu Yorumları 1 yorum