Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda gerçekleştirdiği sunumda para politikası, enflasyon, cari denge, rezervler ve finansal piyasalardaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahan, özellikle para piyasası ve benzeri fonlarda yaşanan hareketliliğe dikkat çekti.
Son dönemde bu fonlardan çıkış görüldüğünü belirten Karahan, çıkan kaynakların önemli bölümünün mevduata geçtiğini ifade etti. Mevduata yönelimde Türk lirasının tercih edilme oranının mevcut TL payıyla uyumlu olduğunu söyledi.
Karahan, para piyasası ve benzeri fonlarda son dönemde yaşanan çıkışların finansal sistem içerisindeki yönünü değerlendirdi. Fonlardan ayrılan kaynakların büyük ölçüde mevduata geçtiğini belirten Karahan, mevduata yönelen tercihlerde para birimi dağılımına bakıldığında TL'nin mevcut payıyla uyumlu bir görünüm bulunduğunu kaydetti.
Dezenflasyon sürecine ilişkin de mesaj veren Karahan, enflasyondaki yavaşlamanın daha belirgin hale geldiğini ancak sürecin hızında bir miktar kayıp yaşandığını dile getirdi. Şokların etkisinin azalmasıyla birlikte sıkı para politikası duruşunun katkısıyla dezenflasyonun yeniden hız kazanmasını beklediklerini söyledi.
Karahan, enerji fiyatlarında yukarı yönlü risklerin devam ettiğini de vurguladı. Yıl içerisinde öne çıkan jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklerin dezenflasyon süreci üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Kira enflasyonunda son dönemde belirgin bir yavaşlama yaşandığını ifade eden Karahan, bu gelişmenin hizmet enflasyonundaki kira kaynaklı katılığı zayıflattığını söyledi.
Uzun süre hizmet enflasyonunun üzerinde seyreden aylık kira artışlarının son aylarda kayda değer biçimde gerilediğini ve hizmet grubunun genelinin altına indiğini belirten Karahan, bunun kira kaleminin hizmet enflasyonu üzerindeki etkisinin güç kaybettiğine işaret ettiğini ifade etti. Mevcut görünümün kira enflasyonundaki düşüşün devam edeceğine işaret ettiğini kaydetti.
Enflasyonun ana eğilimindeki değişime de değinen Karahan, yıllıklandırılmış ana eğilimin eylül itibarıyla yüzde 23,7 seviyesine gerilediğini açıkladı. Savaş döneminde yüzde 30'lar seviyesine kadar yükselen ana eğilimin söz konusu dönemde yüzde 23,7'ye indiğini belirten Karahan, bu seviyenin mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında bulunduğunu söyledi.
Ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyretmesinin, dezenflasyon sürecinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ettiğini belirten Karahan, para politikasındaki sıkı duruşun enflasyon beklentilerindeki bozulmayı sınırladığını ifade etti. Talepteki zayıflamayla birlikte enflasyonun ana eğiliminde de düşüş görüldüğünü kaydetti.
Bununla birlikte yıl başında öngörülen enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin henüz gerçekleşmemesinin dezenflasyon açısından risk oluşturmaya devam ettiğini belirten Karahan, bu nedenle ihtiyatlı para politikası duruşunun sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Dış koşullardaki olumsuzluklara rağmen üçüncü çeyrekte cari açıktaki artışın daha sınırlı seviyede kalmasını beklediklerini ifade eden Karahan, cari dengeye ilişkin beklentilerini paylaştı.
Finansal piyasalardaki gelişmelerin etkisiyle ülkenin kredi risk priminde ve döviz kuru oynaklığında son dönemde sınırlı artış yaşandığını belirten Karahan, rezervlerde ise yükseliş görüldüğünü açıkladı. Buna göre 27 Şubat'ta 210 milyar dolar seviyesinde bulunan brüt rezervler, savaşın etkisiyle 26 Haziran'da 149 milyar dolara geriledi. Rezervler 25 Eylül itibarıyla yeniden 171 milyar dolara yükseldi.
Karahan, swap hariç net rezervlerin ise 25 Eylül itibarıyla 40 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu bildirdi.
Önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ile fiyatlama davranışlarının dezenflasyonun seyri açısından önemini koruyacağını belirten Karahan, fiyat istikrarının sağlanması hedefi doğrultusunda Merkez Bankasının elindeki tüm araçları kullanmaya devam edeceğini vurguladı. Habertürk'te yer alan bilgilere göre Karahan, söz konusu araçların kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.
Okuyucu Yorumları 0 yorum