1/8
Öncelikle klasik bir soruyla başlayalım; maaşın hesaba yattığı o ilk 5 dakika içinde ruh halin nasıl oluyor?
Kendimi bir anlığına Bill Gates gibi hissediyorum, dünya benim etrafımda dönüyor!
Seri bir şekilde faturaları ödemeye başlıyorum.
Hemen yatırım hesabıma aktarıyorum, kuruşu kuruşuna planım belli.
Şöyle bir bakıp "Yine mi bu kadar?" diyerek derin bir iç çekiyorum.
2/8
İkinci sorumuz marketten: Bir ürünün fiyatının arttığını gördüğünde verdiğin o ilk tepkiyi hatırla...
"Almasam da olur" deyip sessizce rafa geri bırakırım.
"Zaten her şey pahalı" deyip sinirle sepete atarım.
Birim fiyatını (gramaj/fiyat) hesaplayıp en kârlısını bulmaya çalışırım.
Hiç bakmam bile, lazımsa alınır!
4/8
Yatırım denince aklına gelen ilk şey?
5/8
Gelelim sosyal hayata... Çok istediğin bir konser var ama bilet fiyatı maaşının 1/4'ü. Ne yaparsın?
"Dünyaya bir kere geliyoruz" der, bileti alırım.
Youtube'dan konser kayıtlarını izleyerek kendimi avuturum.
Birinin bana bilet hediye etmesi için evrene mesaj gönderirim.
O parayla kaç tane hisse senedi alabileceğimi hesaplayıp vazgeçerim.
7/8
Bir sonraki sorumuz tatil planlarıyla ilgili; bu yaz ki tatil rotan neresi gibi duruyor?
Evde balkon ve soğuk bir içecek.
Memlekete gidiş, akraba ziyareti.
Erken rezervasyonla ucuza kapatılmış mütevazı bir otel.
8/8
Ve final! Online alışveriş sepetinde şu an kaç ürün "beklemede"?
50+, param olunca alacağım.
Sepete atıp atıp silmek benim hobim, terapi gibi geliyor.