Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TÜGİAD Ankara Buluşması Programı'nda yaptığı konuşmada ekonomi gündemindeki önemli başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyonla mücadelede sıkı para politikasından taviz verilmeyeceğini belirten Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar mevcut yaklaşımın korunacağını bildirdi. Fon piyasasındaki hareketlere yönelik tedbirlerin de gündemde olduğunu kaydeden Karahan, Türk lirasının finansal sistemdeki payının yüzde 61'in üzerinde olduğunu açıkladı.
Karahan, arz yönlü şokların enflasyon üzerindeki etkisinin devam ettiğini, buna karşılık iç talepteki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine katkı sağladığını ifade etti. Para politikasında kısa vadeli gelişmelerden ziyade orta vadeli görünümü esas aldıklarını belirten Karahan, enflasyonla mücadelede gerekli parasal sıkılığın fiyat istikrarı tesis edilene kadar sürdürüleceğinin altını çizdi.
Enerji piyasalarındaki gelişmelere değinen Karahan, son dönemde yükselişe geçen doğal gaz fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelerin üç katına çıktığını belirtti. Eşel mobil uygulamasının bu artışların fiyatlara yansımasını sınırladığını ifade eden Karahan, koordineli şekilde hayata geçirilen politika adımları sonucunda mayıs ayında enflasyonda yeniden düşüş sürecinin başladığını kaydetti.
Yıllık enflasyondaki gerilemenin son dönemde yavaşladığına dikkat çeken Karahan, enerji kaynaklı baskılar sürse de diğer harcama gruplarında iyileşmenin devam ettiğini bildirdi.
Aylık enflasyonun dönemsel olarak dalgalanabildiğini belirten Karahan, mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminde yükseliş yaşandığını, haziran ayında ise yeniden düşüş kaydedildiğini aktardı. Savaş döneminde yüzde 30'lar seviyesine çıkan enflasyonun ana eğilimine ilişkin ekim ayı verilerinin ise dezenflasyon sürecinin devam edeceğine işaret ettiğini söyledi.
Kira fiyatlarındaki gelişmelere de değinen Karahan, kira enflasyonunda önemli ölçüde yavaşlama yaşandığını belirtti. Bir yıl önce yüzde 66 seviyesinde olan kira enflasyonunun yüzde 40'ın altına gerilediğini açıklayan Karahan, kira kaynaklı enflasyon katılığının zayıfladığını ifade etti. Bu gelişmenin hizmet enflasyonundaki düşüşü de desteklediğini vurguladı.
Yeni kiralamalarda ortaya çıkan fiyat hareketlerinin TÜİK'in kira verilerine yansımaya başladığını belirten Karahan, söz konusu göstergelerin kira enflasyonundaki gerilemenin önümüzdeki dönemde de süreceğine işaret ettiğini kaydetti.
Sıkı para politikasının tüketim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Karahan, harcamalardaki yavaşlama ve Türk lirasının ılımlı seyrinin mal enflasyonundaki yükselişi baskıladığını söyledi.
Arz şoklarının fiyatlar üzerindeki etkisinin sınırlanmasında para politikasının öneminin bir kez daha ortaya çıktığını belirten Karahan, ekim ayında tüketici enflasyonunun seyrinde taze meyve ve sebze fiyatlarının belirleyici unsurlar arasında yer aldığını ifade etti. Öte yandan enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarında yukarı yönlü risklerin varlığını koruduğunu da sözlerine ekledi.
Yakın döneme ilişkin ekonomik göstergelerin iç talepteki zayıf görünümün devam ettiğini ortaya koyduğunu belirten Karahan, sıkı para politikasının enflasyon beklentilerindeki bozulmayı sınırladığını söyledi.
Bununla birlikte yılbaşında beklentilerde gerçekleşmesini öngördükleri iyileşmenin henüz sağlanamadığına işaret eden Karahan, mevcut enflasyon beklentilerinin fiyat istikrarı açısından risk oluşturmaya devam ettiğini vurguladı.
Ekim ayına ait verileri değerlendiren Karahan, ihracatın bir miktar hız kesmesine rağmen güçlü görünümünü koruduğunu belirtti. Sıkı para politikasının iç talep üzerindeki etkisiyle ithalatın sınırlandığını ifade eden Karahan, tüketim ve yatırım malları ithalatında yatay seyrin sürdüğünü, ara malı ithalatında ise artış görüldüğünü aktardı.
Cari açığın milli gelire oranının da yataya yakın bir görünüm sergilediğini kaydetti.
Finansal istikrar ve likidite koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, fon piyasasındaki gelişmeleri yakından izlediklerini ve likidite imkânlarını yeniden gözden geçirdiklerini bildirdi.
Bu kapsamda teminat iskonto oranlarının düşürüldüğünü, haftalık repo miktarının artırıldığını ve bankaların limitlerinin yükseltildiğini belirtti. Son dönemde fonlardan yaşanan çıkışların ÖST taleplerini azalttığını ifade eden Karahan, finansal istikrar ve likidite koşullarını takip etmeyi sürdüreceklerini söyledi.
Karahan, ihtiyaç duyulması halinde gerekli tüm tedbirlerin önceden ve etkin biçimde alınacağını vurguladı.
Finansal sisteme ve Türk lirasına duyulan güvenin güçlü seyrini koruduğunu belirten Karahan, TL mevduatlarda belirgin bir artış yaşandığını ifade etti.
Türk lirasının finansal sistem içerisindeki ağırlığının istikrarlı şekilde devam ettiğini kaydeden Karahan, para piyasası fonlarından son dönemde gerçekleşen çıkışların önemli bölümünün TL mevduatlara yöneldiğini söyledi. Böylece Türk lirasının finansal sistemdeki payının yüzde 61'in üzerinde kalmayı sürdürdüğünü belirtti.
Rezervlerdeki değişime de değinen Karahan, toplam gerilemenin 30 milyar dolarlık bölümünün altın fiyatlarındaki hareketlerden kaynaklandığını açıkladı.
Jeopolitik gelişmelerin ekonomik riskleri canlı tutmaya devam ettiğini belirten Karahan, dezenflasyon sürecinde elde edilen kazanımların korunması için ihtiyatlı politikaların sürdürüleceğini ifade etti.
Okuyucu Yorumları 0 yorum