Yatırımlarda dibi beklemek cazip bir fırsat gibi görünse de kendi içinde büyük riskleri vardır. Düşüşe geçen bir yatırım aracını dipten alıp yukarıdan satmak elbette kârlıdır. Ancak finans araçlarındaki fiyat düşüşleri her zaman derinleşme riski taşır ve dip seviyesi sürekli gerileyebilir. Bu durum da daha fazla kayıp yaşamamak için zararda satış yapmaya neden olabilir.
İşte bu nedenle düzenli alım yapmak dipten almaktan çok daha avantajlıdır. Üstelik birçok başka fayda sağlar:
1. Zamanlama krizlerini önler.

Bir ürünü en düşük fiyattan alıp tepeden satmak, her yatırımcının hayalidir. Ancak bu sistemin kendi içinde tutarsızlıkları vardır. Öncelikle bir ürünü en doğru yerde alıp en doğru yerde satmak için piyasada iki kez doğru tahmin yapmak gerekir. Zamanlamayı bu kadar mükemmel ayarlamak özellikle uzun vadede sürdürülebilir değildir. Bu nedenle fiyat ne olursa olsun düzenli alım yapmak ve ürünü uzun vade elde tutmak, hem çok daha basit hem de risksiz bir stratejidir.
2. Fiyat bağımlılığından kurtarır.

Anlık al-sat işlemlerde piyasanın düzenli takibi şarttır. Bu stratejide, eldeki yüklü miktar para anlık olarak al-sat'a açılır ve pozisyon, o anki piyasa fiyatlarına göre belirlenir. Oysa belirli periyotlarla yatırım yapma stratejisinde piyasa fiyatlarının önemi olmaz. Özellikle döviz ve altın gibi uzun süreli kazanç garantisi olan varlıklara, istediğiniz zaman yatırım yapabilirsiniz. Bu sistem piyasanın anlık volatilitesinden etkilenme riskini önler ve uzun vadede güvenli kaynak sunar.
3. Piyasa psikolojisinin olumsuz etkilerini giderir.

Yatırım kararlarının çoğunda mantık ve analizler değil, insan psikolojisi etkili olur. Bu da piyasa risklerini artırır. Örneğin; yükselen piyasada yatırımcılardaki "FOMO" yani treni kaçırma korkusu artar. Böylece alımlar tetiklenir ancak ardından gelen sert düşüşlerde kayıp yaşama riski de artar. Çünkü düşen piyasada, yatırımcı hareketlerinden etkilenerek zararına satış yapma riski oldukça yüksektir. Fiyata bakmadan düzenli alım yapan yatırımcılar ise bu tür anlık korkuların, uzun vade planlarını etkilemesine izin vermez.
4. Enflasyon karşısında koruma kalkanı sunar.

Düzenli yatırım stratejisi, enflasyon karşısında harika bir kalkandır. Eldeki nakit meblağı belirli periyotlarla yatırım hesabına aktarmak, anlık sert çekilmelerden etkilenmeyi önler. Örneğin; yatırım yapmak için piyasanın düşmesini beklerseniz, elinizdeki nakit parayı enflasyona karşı eritme riskiniz olur. Ancak uzun vade yatırımda piyasa yönü yukarı olacağı için sırtınızı bu güvenceye dayarsınız.
5. Fırsat maliyetinden korur.

Piyasada doğru anı beklemek aslında yatırım yaparken uygulanacak en riskli stratejidir. Çünkü sürekli alım satım yapılan bir ortamda bu hareketlerin tümünün piyasanın en iyi gününe denk gelme ihtimali çok düşüktür. Örneğin, 20 yıllık birikimler bile anlık düşen piyasalarda yarı yarıya değersizleşebilir. Dolayısıyla piyasalardaki en iyi ralliler ve en hızlı düşüşler, risklerin en yüksek ve yatırımcı psikolojisinin ise en zayıf olduğu dönemlerdir. Eldeki parayı pozisyon açmadan uzun vade bekletmek ise bu tür risklerin tümünden korunurken, piyasanın en iyi rallilerini de yakalama şansı sunar.
6. Bileşik getirinin erkenden başlamasını sağlar.

Nakitte bekleyen para, sadece durarak bile kendi kendine değer kaybeder. Tersi şekilde bu miktarı hisse senedi, fon veya emtia gibi bir finans aracına yönlendirmek ise zamanla değerini katlamasını sağlar. Üstelik bu tür finans araçlarının birçoğunda vade avantajı vardır. Özellikle 10-20 yılı aşan yatırımlarda eldeki anapara, bileşik faiz etkisiyle kendini katlayarak ciddi boyutlara ulaşabilir.
7. Sürdürülebilir disiplin kazandırır.

Düzenli yatırım yapma stratejisi, maaşı veya geliri doğru yönetmek için uygulanabilir. Haftalık, aylık veya dönemlik periyotlarla uzun süre yatırım yapmak, ele geçen miktar ne olursa olsun bunu değerlendirme bilincini pekiştirir. Örneğin; her ay maaşın %10 ile yatırım yapmak, hem eldeki nakit paranın gereksiz kaybını önler hem de düzenli yatırım disiplinini güçlendirir.
8. Anlık karar yorgunluğunu azaltır.

Piyasalardaki doğru anı kovalamak, oldukça yorucudur. Yatırımcıların uyku kalitesini düşüren ve üzerindeki stres baskısını artıran bu strateji, uzun vade uygulanamayacak kadar zordur. Düzenli alım stratejisinde ise bu tür gereksinimler olmadığından anlık karar yorgunluğunun getirdiği stres devre dışı kalır. Otomatik kararlar hem zihni rahatlatır hem de fiyat alarmları kurarak hızlı eylem alma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Böylece hayatınıza, işinize ve kendinize odaklanabilirsiniz.