1. Mesai kavramını unutun.

Kendi işinin patronu olunca sabah istediğin saatte uyanıp, kahveni yudumlayarak maillere bakacağını sanıyorsan büyük yanılıyorsun. İlk aşamada 9-6 mesaisi senin için ulaşılmaz bir lüks olacak. Ofisin ışıklarını sabah sen açacak, gece muhtemelen en son sen kapatacaksın. Hafta sonu tatili, bayram seyran gibi kavramlar bir süreliğine sözlüğünden silinecek.
2. Nakit akışı her şeydir.

Birçok girişimci kağıt üzerinde kâr ettiği halde, kasasında nakit para kalmadığı için iflas eder. "Şu kadar satış yaptım, şu kadar alacağım var" demek seni kurtarmaz. Önemli olan o paranın senin hesabına ne zaman girdiğidir. Tedarikçine ödeme yapman gerekirken müşterin ödemeyi 30 gün geciktirirse, kağıt üstündeki o muazzam kârın hiçbir hükmü kalmaz. Tam da bu noktada Paraşüt gibi bir dijital asistan kullanmak, finansal durumunuzu anlık olarak görmenizi sağlar.
3. Sosyal hayatınız askıya alınacak.

Arkadaş grubunun Whatsapp grubunda planlar yapılırken, senin "Benim yetişmem gereken bir teslimat var" veya "Pazar günü envanter sayımı yapacağım" demen bir süre sonra klasikleşecek.
4. Marka kimliği oluştur!
Bir iş kurarken, marka kimliği oluşturmak seni farklı kılar. Logo, renk paleti, slogan gibi detaylar, işinin tanınmasında ve hatırlanmasında büyük rol oynar. Marka kimliği, sadece dışarıya verdiğin bir mesaj değil, aynı zamanda işinin değerlerini, vizyonunu ve misyonunu da yansıtır.
5. Mükemmeliyetçilik ilerlemenin en büyük engeli!

Ürününün kusursuz olmasını beklersen piyasaya çıkış trenini kaçırırsın. Önemli olan "Minimum Uygulanabilir Ürün" (MVP) ile sahaya inip gerçek müşteriden geri bildirim almaktır; kervan yolda düzülür, mükemmeliyetçilik ise sadece zaman kaybettirir.
6. Yasal süreçlere hakim ol!

Bir iş kurarken, yasal süreçlere hakim olmak her şeyden önce gelir. Vergi yükümlülükleri, lisanslar, izinler gibi hukuki konularda hazırlıklı olmalısın. İşini düzgün bir şekilde yasal çerçevede yönetmek, hem seni büyük cezalarla karşı karşıya bırakmaz hem de güvenilir bir marka olmanı sağlar.
7. Net bir çıkış stratejiniz olsun.
İşe başlarken "nasıl biteceğini" düşünmek tuhaf gelebilir ama bu aslında yol haritanızın en önemli parçasıdır. Bu şirketi beş yıl sonra büyük bir yatırımcıya mı satacaksınız, halka mı açacaksınız yoksa emekliliğinizde çocuklarınıza mı bırakacaksınız? Ya da işler ters giderse, hangi noktada zararı kesip duracaksınız? Bir çıkış stratejinizin olması, işinizi duygusal bir bağla değil, profesyonel bir bakış açısıyla yönetmenizi sağlar.
8. Rekabeti göz ardı etme!

Pazarın ne kadar geniş olsa da, her işte rekabet vardır. Bu yüzden rakiplerinin kim olduğunu ve ne yaptıklarını bilmen çok önemli. Rakiplerini analiz et, onların güçlü yanlarını ve eksikliklerini öğren. Hangi stratejileri kullanıyorlar, fiyatlandırma nasıl, hangi pazarlama yöntemlerini benimsiyorlar?
9. Doğru ekip üyelerini bulmak hayati önemde.

Her şeyi tek başına yapmaya çalışmak kurucu tükenmişliğine yol açar, ancak yanlış bir işe alım yapmak yalnız olmaktan çok daha maliyetli. Senin vizyonunu paylaşan ve sorun değil çözüm üreten bir ekip kurmak, büyümenin tek anahtarı.
10. Pazar gelişmelerini takip et!
Pazar sürekli değişiyor ve gelişiyor. Yeni trendler, tüketici davranışları ve teknolojik gelişmeler her zaman işini etkileyebilir. Bu yüzden pazarını sürekli olarak takip etmek ve yeniliklere açık olmak çok önemli. Yeni pazarlama teknikleri, teknolojiler ve iş modelleri hakkında bilgi edinmek, seni hep bir adım önde tutar. Aynı zamanda, pazar gelişmelerini takip ederek işini güncel tutabilirsin.