FİNANS

Kapat

Dolar 4 yıllık dipten döndü: Trump için yeni denklem

ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler, ABD Merkez Bankasının (Fed) şahin duruşu ve tahvil getirilerindeki yükseliş, dolara yeniden güç kazandırdı. Yıl başındaki düşük seviyelerinden yaklaşık yüzde 6 yükselen doların seyri, ABD Hazinesinin döviz ve tahvil piyasalarına yönelik müdahalelerinin etkisini de yeniden tartışmaya açtı.

Dolar 4 yıllık dipten döndü: Trump için yeni denklem

Dolar endeksi geçen yıl yüzde 10 değer kaybederek 2017’den bu yana en kötü yıllık performansını kaydetmişti. Düşüşün bu yıl da devam edeceği beklentileri güçlenirken, endeks ocak ayının sonunda dört yılın en düşük seviyesine kadar gerilemişti. Ancak dolar daha sonra yönünü yukarı çevirdi. Para birimi, söz konusu dip seviyeden bu yana yaklaşık yüzde 6 yükseldi.

Reuters köşe yazarı Jamie McGeever’ın analizine göre, dolardaki yükselişin devam etme ihtimali bulunuyor. HSBC analistleri de çarşamba günü yayımladıkları değerlendirmede doların artık “değer kaybı” endişesinden uzaklaştığına işaret etti.

Dolar 4 yıllık dipten döndü: Trump için yeni denklem 1

“DOLARIN DEĞER KAYBI” BEKLENTİSİ ZAYIFLADI

Dolarda yaşanan toparlanma, geçen yıl piyasalarda öne çıkan “doların değer kaybı” beklentisini de geri plana itti.

Yabancı yatırımcıların dolardan uzaklaşacağı yönündeki beklentilerin gerçekleşmemesi ABD yönetimi açısından olumlu değerlendirilse de güçlü dolar, Trump yönetiminin bazı ekonomik hedefleriyle ters düşüyor.

ABD yönetiminin Amerikan imalat sektörünü güçlendirme ve yüksek ticaret açığını azaltma hedefleri, daha rekabetçi bir kur seviyesine ihtiyaç duyuyor. Dolardaki yükselişi destekleyen tahvil faizlerindeki artış da ABD Hazinesinin borçlanma maliyetlerini azaltma hedefinin aksi yönünde hareket ediyor.

Dolar 4 yıllık dipten döndü: Trump için yeni denklem 2

ABD HAZİNESİNİN HAMLELERİ YENİDEN GÜNDEMDE

Dolar ve tahvil getirilerindeki yükseliş, Hazine Bakanı Scott Bessent’in bu yıl döviz ve tahvil piyasalarına yönelik gerçekleştirdiği müdahalelerin etkinliğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

ABD Hazinesi, temmuz ayının sonunda Japon yetkililerle birlikte yen karşısında hızla değer kazanan dolardaki hareketi sınırlamak amacıyla harekete geçmişti.

Yaklaşık üç hafta sonra Bessent bu kez uzun vadeli ABD borçlanma maliyetlerine odaklandı. Hazine tarafından planlanan uzun vadeli tahvil geri alımlarının büyüklüğünün artırılacağını açıkladı.

Piyasa katılımcılarının büyük bölümü söz konusu hamleyi uzun vadeli tahvil getirilerini aşağı çekmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.

Bessent ise daha önce bu adımları savunurken piyasalara ilişkin sahip olduğu bilgi avantajına dikkat çekmiş ve yatırımcıların kendisine karşı pozisyon alabileceğini ifade etmişti.

JAPON YENİ, YENİDEN 160 SEVİYESİNE YAKLAŞTI

Reuters’ın analizine göre, piyasalardaki son görünüm yatırımcıların Bessent’in politikalarına karşı pozisyon aldıklarına işaret ediyor.

Japon yeni dolar karşısında yeniden 160 seviyesine yaklaşırken, daha önce müdahale bölgesi olarak değerlendirilen seviyelere geri döndü.

Aynı süreçte uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinin getirileri de 22 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Piyasalardaki bu hareketler, yaklaşık 30 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip ABD Hazine piyasası ile günlük işlem hacmi 10 trilyon dolara ulaşan küresel döviz piyasasında hükümetlerin sınırlı müdahalelerle kalıcı etki oluşturmasının güçlüğünü ortaya koydu.

GEÇMİŞTE BÜYÜK ÖLÇEKLİ MÜDAHALELER ÖNE ÇIKTI

Reuters analizinde, geçmişte sonuç veren piyasa müdahalelerinin çoğunlukla büyük ölçekli ve birden fazla ülkenin katılımıyla gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.

1985’te dünyanın önde gelen merkez bankaları, aşırı değerlenen doları zayıflatmak amacıyla Plaza Anlaşması kapsamında harekete geçmişti. Müdahalenin ardından dolar sert şekilde değer kaybetmiş, iki yıl sonra gerçekleştirilen Louvre Anlaşması ile düşüşün yavaşlatılması amaçlanmıştı.

2000 yılında avroyu desteklemek için yapılan koordineli müdahaleler de para biriminin tarihindeki en düşük seviyelerden toparlanmasına katkı sağlamıştı.

Tahvil getirilerinin yönetilmesinde kullanılan niceliksel genişleme programlarında da büyük ölçekli uygulamalar öne çıktı. Japonya Merkez Bankası ile Fed’in hayata geçirdiği programlarda trilyonlarca dolarlık ve yenlik likidite sağlanması gerekti.

Dolar 4 yıllık dipten döndü: Trump için yeni denklem 3

DOLARIN YÜKSELİŞİNDE FAİZ FARKLARI ÖNE ÇIKIYOR

Standard Chartered’dan Steven Englander, doların görünümünde yaşanan temel değişikliğe dikkat çekti.

Englander’a göre, yılın başında doların karşı karşıya olduğu en önemli sorun “değer kaybı” endişesiyken, mevcut durumda doları satmanın önündeki en büyük engel ABD’deki cazip nominal ve reel faiz farkları oldu.

Doların yılın başında gördüğü dört yıllık dip seviyesinden hızlı şekilde toparlanmasıyla “doların değer kaybı” beklentisi de güç kaybetti.

Reuters analizine göre, yatırımcıların odağında artık doların değer kaybedeceği beklentisinden ziyade ABD tahvillerinin sunduğu yüksek getiriler bulunuyor.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat