Türkiye Varlık Fonu Nedir?

Ekonomi yönetiminin yasal altyapısını 6741 sayılı kanun ile 2016 yılının Ağustos ayında düzenlediği ve fiili olarak çalışmalarına başlaması için 2017 yılının ilk çeyreğinde yönetim kurulunu atadığı varlık fonu hakkında son günlerde çok şey yazılıyor, çiziliyor, söyleniyor. Konuşulanların çoğu derin finans/iktisat bilgisinden uzak, küresel finansal şartların gerektirdiği adım atma vizyonundan ari “Bu sistem iyi başka sistem istemezük!”gerici bakış açısının yansımaları şeklinde. Yine her zaman olduğu gibi kamuoyu yapılan işe değil şahıslara dikkat çekmeye yönelmiş durumda. Büyük resmi görememekte, sığ düşüncelerde boğulmakta.

Pekâlâ, gerçekte Türkiye Varlık Fonu nedir? Ne amaçla kuruldu? Ülkeye, ekonomiye ne gibi faydası olacak? Faydası mı olacak zararı mı olacak? Hepsinden evvel gerek var mıydı böyle bir adım atmaya? Bazı finansal kültürden yoksun kesim tarafından eleştirildiği gibi devletin varlık fonu denetimsiz, başıboş mu olacak? Yine aynı kesim tarafından bir iğnesinin hesabını bin yıl tutan devleti tanımadan iddia edildiği gibi en paha biçilmez kurumlar ucuz fiyattan oraya buraya mı satılacak? Akıllarda kalan bunlar ve bunlara benzer birçok soruyu bu yazımızda cevaplamaya çalışacağız.

Konuya Varlık Nedir? Fon Nedir? İki temel konuyu tanımlayarak başlamak istiyorum.

Varlık: Varolma durumu, mevcudiyet. Bir kimsenin sahip olduğu para, mal, mülk miktarları, zenginlik durumu ya da serveti.

Fon: Fransızca “Fonds” kelimesinden dilimize geçme. Genel olarak bir faaliyette bulunmak veya bir girişimi desteklemek üzere bir hesapta toplanan para/sermaye gücü.

Türkiye Varlık Fonu nedir?

2000 yılından sonra bildiğiniz üzere internet tüm dünyada hızla yaygınlaştı. Teknoloji gelişti. Öte yandan dünya bir zenginleşme, servet biriktirme sürecine girdi. Fakir Asya kıtası zenginleşti. Asya kıtasında biriken bu zenginlik çok geçmeden sermaye piyasalarına yöneldi, keza Amerika ülkesi çok yüksek miktarlar da parasal genişlemeye gitti 2000 yılı öncesinde beş yüz milyar dolar olan bilançosunu beş trilyon dolara yaklaştırdı. Onu Avrupa Ekonomisi takip etti. Bilişim teknolojisi finansal entegrasyonu hızlandırdı. Öyle oldu böyle oldu bugün geldiğimiz noktada dünya borsalarının toplam değeri 70 Trilyon doları aştı!
Dünya Borsalar Federasyonunun açıkladığı verilere göre dünya borsalarında işlem gören tahvillerin 2015 yılı işlem hacmi 17 trilyon doların üzerine çıktı. Federasyona kayıtlı borsalarda kote Tahvil-bono sayısı 137.000 adet oldu.

Özetle diyoruz ki dünya finans sistemi bir yol tutturmuş gidiyor. Bu büyük yolu görmemek, bu yola girmemek geride kalmak demektir. Felsefe şöyle söylemektedir: Kazanmak istiyorsan ya oyunu kuracak kadar büyük ya da oyuna girecek kadar cesaretli ol!

Türkiye küresel finans sahasında ne yazık ki hala oyunu kuracak kadar büyük değil ancak Türkiye varlık fonunu kurarak bu büyük oyuna girecek kadar cesaretli olduğunu açıkça gösterdi.

Türkiye Varlık Fonunun Amaçları:

Köprü, otoyol, uzay yatırımları, dev sanayi hamleleri gibi çeşitli büyük yatırımları destekleyerek ekonomik büyümeye katkı sağlamak. (Hakikaten bu tarz yatırımlar çoğu zaman finansman/kaynak sorunu yaşamakta ve yatırım süresi gecikmektedir. Varlık Fonu ile havuzda biriken sermaye gücü bu tarz yatırımların biran evvel hayata geçmesini sağlayacak ve zaman kaybı yaşanmamış olacak. Ne idi slogan “Vakit Nakittir”!

Finansal Derinleşmeye katkı sağlamak: Fonun bir diğer amaçlarından biri olan bu konu hakikaten çok ama çok önemli bir konu. Finansal derinlik dediğimiz mesele güçlü büyük sermaye sahibi yatırımcıların yatırım yapabileceği büyüklükte yatırım kanallarının mevcut olabilmesidir. Bir toptancı dükkânı düşünün bir kamyon sabun satıyor, bir tır sabun yüklüyor. Bir gün biri çıkıp geliyor ve varsa bir gemi sabun almak istiyorum diyor. İşte finansal derinlik böyle bir meseledir. Bir gemi param var bana ne satabilirsin diyene sana şunu satabilirim elimde senin ticaret hacmine uygun büyüklükte mal var diyebilmektir. Günümüzde toplam gücü milyarlarca doları aşan bireysel ve kurumsal yatırımcılar söz konusudur. Çoğu zaman bu yatırımcılar bir ülkeyi ya da şirketi çok beğense ve yatırım yapma arzusunda olsa dahi şirketlerin ya da ülkelerin hacmi küçük olduğu için yatırım yapamamakta ve bu durum yatırım yapılmayan taraf için bir kayıp oluşturmaktadır.

İşte şirket evlilikleri diyoruz iyi de çok beğense dahi Fil kedi ile nasıl evlenecek? Ya da balinayı doyurmak için iki kilo hamsi satılır mı?

Özetle Türkiye Varlık Fonu büyük yatırımcılara servis sunabilecek büyüklükte ve güçte olacak. Çok param var kardeşim diyene al sana büyük yatırım imkânı diyebilecek. Tabi büyük yatırımlar vakit kaybedilmeden hayata geçirildiğinde bunun işsizliğe de faydası olacak ve yatırımların artması işsizlik oranlarını düşürecek. Varlık fonunun bir diğer çok stratejik amacı ise faiz oranlarını düşürmek olacak. Evet, bana göre bu konu fonun açıklanmayan çok stratejik misyonlarından biri olacak.

Nasıl mı?

İşte az önce yukarıda bahsettiğimiz büyük yatırımları finanse etmek için projeyi üstlenen/ ihaleyi kazanan firmalar koşup bankaların kapısını çalıyor. Bankalar ise bu karlı projelere kredi verebilmek iştahıyla piyasadan daha çok mevduat toplamaya çalışıyorlar. Bankalar tarafından gelen daha çok mevduat talebi daha yüksek faiz teklifiyle sonuçlanıyor ve mevduat faizleri yükseliyor. Mevduat faizlerinin yükselişi ise kredi faizlerini yukarı çekiyor. Böylece görece daha küçük yatırımlar( Bina, İnşaat, fabrika, depo yatırımları) daha yüksek finansman maliyetleri ile karşı karşıya kalıyor. Neresinden tutarsanız tutun bu finansal döngüde verimsiz bir yatırım ortamı karşınıza çıkıyor.

Türkiye varlık fonu bu sayede bu tarz büyük yatırımları konsolide ederek finansman sağlarken büyüklerin küçüklere zarar vermesinin önüne geçebilecek. Söylediklerimiz destekleyecek bir diğer husus ise dünyada devlet varlık fonu güçlü ülkelerin hemen hepsinde faiz oranlarının düşüklüğüdür. Zengin ülkelerin hepsi bir devlet varlık fonuna sahiptir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye Varlık Fonu’nu olimpiyatlarda bizi temsil edecek bir milli atlet gibi düşünmek ve gönülden desteklemek en uygun davranış olacaktır. Fonun küresel ligde elde edeceği başarılar tüm ülkeyi sevindirmeli ve adeta milli bir sporcumuzun ülkeyi başarılı bir şekilde temsiliyeti gibi görülmelidir. Yarın ki yazımızda varlık fonuna eleştirileri ve bu eleştirilerin çoğunun yersizliğini anlatacağımızı söyleyerek bugünkü yazımızı Fuzuli den bir söz ile sonlandıralım.

Son söz: Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da ahmaklığı baki kalır.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler