8 yıl daha erken emekli olmak mümkün! O tarihten önce tescil kaydınız varsa...

Sigortalı çalışan vatandaşlar bir gün sahil kasabasına yerleşebilecekleri, torun ve çocuklarıyla keyifli bir şekilde zaman geçirebilecekleri emeklilik zamanını hayal ederler. Belirli bir yaşa gelen vatandaşların emeklilik maaşı tek geçim kaynağı halini alır. Emekli maaşına kavuşmak için gün sayanlar emeklilik yasasında yapılan her düzenlemeyle bu sayıma yeni bir halka daha eklemek zorunda kalırlar.

8 yıl daha erken emekli olmak mümkün! O tarihten önce tescil kaydınız varsa...

4A, 4B ya da 4C sigortalılık statüsü fark etmeksizin emeklilik bütün vatandaşların ortak hayalidir. Emeklilik maaşını bir an önce almak isteyenler ise erken emeklilik yöntemlerini araştırmaya başladılar. Kadınlar için özel olarak sunulan doğum borçlanması ve erkekler için tanınan askerlik borçlanmasına ek olarak vatandaşların 8 yıl daha erken emekli olabilmesinin yolu açılmıştır.

Emeklilik için prim miktarı, sigortalılık süresi, sigorta başlangıç tarihi, yaş ve cinsiyet gibi faktörler etkili olur. Üstelik bu parametrelerden bir tanesinde yaşanılan 1 günlük değişim bile emeklilik zamanın büyük oranda değişmesine yol açar. Bu anlamda 8 yıl daha erken emekli olma imkanı adeta vatandaşlara rüya gibi gelir. Peki, 8 yıl erken emeklilik için ne yapılması gerekiyor? Kimler bu formülden yararlanabilir? İşte erken emeklilik rüyasını gerçeğe dönüştürecek formül…

8 YIL ERKEN EMEKLİ NASIL OLUNUR?

4 Ekim 2000'den önce sigortalı olarak ticaret hayatına başlayan BAĞ-KUR’lu vatandaşlara erken emeklilik müjdesi verildi. Yapılan düzenlemelerle birlikte 4 Ekim 2000 yılından öncesinde BAĞ-KUR tescili olan esnaf 20 Nisan 1982 tarihine kadar tescilini geriye götürebilme hakkına sahiptir. Ancak bu noktada tescilin geriye götürebilmesi için sigorta tescilinin aktif hale getirildiği tarihten sonraki dönemlere ait vergi kaydı ve şirket ortaklığının olması gerekir. Oda kaydı olanlar ise sigortasını 22 Mart 1985 tarihine kadar çekebilir.

4 Ekim 2000 tarihinden sonra BAĞ-KUR tescili olanlar ise ne yazık ki bu hakka sahip değildir. Başka bir ifadeyle 2000 tarihinden öncesi sigortalı olarak işletilmez. Bu kapsamda 4 Ekim 2000 tarihine kadar BAĞ-KUR kaydı ve tescili olmayan sigorta hak sahiplerinin emeklilik şartları 4 Ekim 2000 tarihinden sonraki döneme ilişkindir.

HİZMET HAKKI BİRLEŞTİRİLEBİLİR

Sigortalı olarak çalışma hayatını sürdürenlerin emeklilik zamanın hesaplanmasında mensup olduğu bütün sigortalılık statüleri dikkate alınır. Ancak bunun için hizmet birleştirilmesi adı verilen yöntemin kullanılması gerekir. Hizmet birleştirilmesi birden fazla kurumda ve birden fazla sigortalılık statüsünde çalışanların emeklilik zamanını erkene çekerken emeklilik maaşlarının miktarını da yükseltir. Üstelik emeklilik için yapılan askerlik ve doğum borçlanması gibi hizmet borçlanmaları da bu hesaba katılır.

SON 1261 PRİM GÜNÜ DİKKATE ALINIR

1 Ekim 2008 tarihinden önce sigorta başlangıcı olanların son 7 yılda aktif olan 1261 prim günü ödemesi dikkate alınır. Başka bir ifadeyle; son 7 yılda 1261 prim günün ödendiği kurum hangisiyse kişiler hizmet birleştirilmesinden sonra o kurum üzerinden emekliliği hak ederler. Bu noktada iki kurum bünyesinde gerçekleştirilen hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise; en son çalışılan kurum emeklilik için belirleyici olur. 1 Ekim 2008 tarihinden sonra ise; en çok prim ödenen kurum üzerinden emekli maaşı bağlanır.

HİZMET BİRLEŞTİRMESİ NE ZAMAN VE NASIL YAPILIR?

Hizmet birleştirilmesi hakkının mutlaka emeklilik zamanından önce kullanılması gerekir. Başvurunun resmi ve yazılı olarak gerçekleştirilmesi beklenir. Resmi başvurular Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden iletilir.

HİZMET BİRLEŞTİRMESİ MAAŞ YÜKSELTİR

SSK üzerinden emekli olmak BAĞ-KUR’lu çalışanlar için daha avantajlıdır. Bu avantaj hem daha erken emekli olmayı hem de daha yüksek maaş almayı beraberinde getirir. Memurların hizmet birleştirmesi hakkını kullanması ise hem kademelerini hem de maaşlarını yükseltir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 1 yorum
Yaşlanınca rahat edeceğinizi düşündürüp en sağlıklı enerjik ve kabiliyetli yıllarınızı köle olarak geçirtip, sırtınızdan geçinen sistem yerin dibine batsın, yaşlanınca gideceğin sahil kasabasında genç yokmu şuan? şehirde doğmasan ne olacaktı? gidin ve canınız ne istiyorsa onu yapın! yarın diye birşey yok varsada Savaş, Virüs, Salgın, Ekonomik kriz derken yarını yaşamanıza müsade etmeyecekler
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler