FİNANS

Kapat

BES’te parası olanlar dikkat: TSB’den kritik açıklama

Yatırım fonlarında yaşanan son gelişmelerin ardından gözler Bireysel Emeklilik Sistemi’ne çevrildi. TSB Başkanı Ahmet Yaşar, BES fonlarında likidite sorunu bulunmadığını ve 18 milyonu aşan katılımcı arasında olağan dışı bir ayrılma talebi görülmediğini açıkladı.

BES’te parası olanlar dikkat: TSB’den kritik açıklama

Yatırım fonu piyasasında son dönemde yaşanan gelişmelerin ardından gözler Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) çevrilirken, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar’dan katılımcılara yönelik önemli açıklamalar geldi. Yaşar, emeklilik fonlarında bugüne kadar herhangi bir likidite problemi yaşanmadığını, katılımcılar arasında da olağan dışı bir ayrılma talebi görülmediğini belirtti.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), geçen hafta Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy Yönetimi AŞ’den oluşan 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu ve katılma payları Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda (TEFAS) işlem gören tüm yatırım fonlarını işleme kapatmıştı. Söz konusu şirketlere ait 131 yatırım fonu da tasfiye edilmişti.

Yaşanan gelişmeler, emeklilik fonlarına yönelik olası riskleri de gündeme getirdi.

BES’te parası olanlar dikkat: TSB’den kritik açıklama 1

“ACELECİ KARAR ALMAYA YOL AÇACAK BİR TABLO GÖRMÜYORUZ”

TSB Başkanı Yaşar, yatırım fonları ile emeklilik yatırım fonlarının birbirinden farklı yapılara sahip olduğuna dikkat çekti. Emeklilik fonlarının teknik ve hukuki yapılarının yanı sıra denetim ve gözetim mekanizmaları açısından da güçlü korumalara sahip olduğunu vurguladı.

Yaşar, "Bugüne kadar yaşanan süreçte emeklilik fonlarımızda herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını görüyoruz. Bu tablo, BES'in uzun vadeli tasarruf sistemi olarak sahip olduğu sağlam yapıyı bir kez daha ortaya koyuyor." diye konuştu.

BES’te parası olanlar dikkat: TSB’den kritik açıklama 2

Emeklilik fonlarının kurucularının emeklilik şirketleri olduğunu belirten Yaşar, 18 milyonu aşan BES katılımcısının birikimlerinin profesyonel portföy yönetim şirketleri tarafından yönetildiğini hatırlattı.

Yaşar, "Burada önemli bir başka gösterge de yaklaşık 400 emeklilik fonunun 353'ünün bankaların sahibi olduğu portföy yönetim şirketleri tarafından yönetiliyor olması. Dolayısıyla bugün itibarıyla BES katılımcılarımız açısından aceleci karar almaya yol açacak bir tablo görmüyoruz." açıklamasını yaptı.

FON BÜYÜKLÜKLERİNDE YENİDEN ARTIŞ

Piyasalardaki dalgalanmanın emeklilik yatırım fonlarına etkisinin sınırlı ve kısa süreli olduğunu ifade eden Yaşar, BES fonlarının farklı varlık sınıflarına dağılan portföy yapısının bu görünümde etkili olduğunu belirtti.

Borsa İstanbul’daki kısa süreli dalgalanmalara rağmen emeklilik fonlarında kalıcı ve belirgin bir olumsuzluk yaşanmadığını söyleyen Yaşar, "Fon büyüklüklerinde kısa sürede yeniden artış kaydedildi. BES'i zaten günlük veya haftalık piyasa hareketleri üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Bu sistemin temel özelliği uzun vadeli tasarruf olmasıdır." şeklinde konuştu.

SPK tarafından tasfiye edilen yatırım fonlarında en büyük payın serbest fonlardan oluştuğunu belirten Yaşar, risk limitleri ve varlık yoğunlaşmaları farklı olan bu fon türünün BES fonları içerisinde bulunmadığını kaydetti.

BES’TEN OLAĞAN DIŞI ÇIKIŞ TALEBİ YOK

Katılımcıların son gelişmelere verdiği tepkiyi de değerlendiren Yaşar, sektörle yakın temas halinde olduklarını söyledi.

Yaşar, "Sektörümüzle yakın temas içerisindeyiz. Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle BES katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor. Elbette piyasa dalgalanmaları özellikle hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kısa dönemli getirilerinde etkili olabilir. Ancak BES’e uzun vadeli perspektiften baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz." ifadelerini kullandı.

BES FONLARINDA KIYMETLİ MADENLERİN PAYI YÜZDE 38

Takasbank’ın 21 Eylül itibarıyla açıkladığı emeklilik yatırım fonu verilerini paylaşan Yaşar, başlıca varlık gruplarının toplam fonların yüzde 94’ünü oluşturduğunu bildirdi.

Buna göre kıymetli madenlerin payı yüzde 38, hisse senetlerinin yüzde 16, kamu borçlanma araçlarının yüzde 14, fon katılma payları/ters repo ve repo işlemlerinin yüzde 6, diğer alternatif yatırım araçlarının payı ise yüzde 20 olarak gerçekleşti.

Yaşar, "Bu dengeli dağılım, borsa dalgalanmalarının toplam fon büyüklüğüne zarar vermesini engellemektedir. Bu nedenle katılımcılarımızın kısa vadeli piyasa hareketlerinden ziyade kendi risk profillerini ve uzun vadeli tasarruf hedeflerini dikkate almalarının daha doğru olduğunu düşünüyoruz." dedi.

FON GÖZETİM PLATFORMU’NA DİKKAT ÇEKTİ

BES’i diğer yatırım fonlarından ayıran unsurlardan birinin çok katmanlı denetim ve gözetim mekanizması olduğunu belirten Yaşar, sistemin SPK ve Takasbank’ın yanı sıra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ile Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından da izlendiğini ifade etti.

Yaşar, "Özellikle sektörümüzün uzun uğraşları sonucunda devreye alınan Fon Gözetim Platformu'nu çok önemsiyoruz. Entegre veri paylaşımı sayesinde fonların izlenebilirliğini artıran bu yapı, olası hata ve suistimallerin erken tespit edilmesine katkı sağlıyor. Son yaşanan gelişmeler bize bir kez daha gösteriyor ki finansal sistemlerde güven sadece iyi düzenlemelerle değil, etkin gözetim, şeffaflık ve zamanında müdahaleyle korunabilir." değerlendirmesinde bulundu.

BES’İN 3 TEMEL AVANTAJINI SIRALADI

Emeklilik fonlarının sağladığı avantajlara da değinen Yaşar, BES’in uzun vadeli tasarruf disiplini, fon çeşitliliği ve devlet katkısıyla öne çıktığını belirtti.

Yaşar şu ifadeleri kullandı:

"BES'in temel gücü 3 noktada toplanıyor, uzun vadeli tasarruf disiplini, genişleyen fon çeşitliliği ve devlet katkısı. Yatırım fonları toplu para ile fon alımı ağırlıklı bir yapı gösterirken, BES'in uzun vadeli ve düzenli katkı payı ödemeleriyle büyümesi, sistemi bu tür piyasa riskleri karşısında farklılaştıran önemli unsurlardan biridir. Emeklilik yatırım fonları sıkı biçimde gözetilen yapılarıyla katılımcılara farklı risk ve getiri tercihlerine göre yatırım yapabilme imkanı sunuyor. Üstelik son dönemde fon çeşitliliğinin ciddi biçimde artması katılımcılarımızın birikimlerini kendi tercihlerine göre daha etkin yönetmelerine imkan veriyor. Buna bir de yüzde 20 devlet katkısını eklediğimizde BES'in uzun vadeli tasarruf açısından sahip olduğu avantaj daha net ortaya çıkıyor. Burada vatandaşımıza vereceğimiz mesaj çok açık, BES uzun vadeli bir tasarruf sistemidir. Günlük piyasa hareketleri karşısında sistemin sağlamlığını, güçlü gözetim mekanizmalarını ve uzun vadeli yapısını birlikte değerlendirmek gerekir. Bugünkü veriler bize BES'te sistemik bir sorun veya likidite problemi olmadığını gösteriyor. Katılımcılarımızın tasarruflarını güvenle büyütebilecekleri güçlü bir sistemi daha da geliştirmeye devam edeceğiz."

BES VE OKS’DE FON BÜYÜKLÜĞÜ 2,6 TRİLYON LİRAYI AŞTI

EGM verilerine göre, 21 Eylül itibarıyla BES ve OKS’deki toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 621 milyar 854,9 milyon liraya ulaştı.

Sistemdeki toplam katılımcı sayısı ise 18 milyon 278 bin 778 olarak kayıtlara geçti.

Kaynak: AA   |   Bu içerik Sariye Nur Dönmez tarafından yayına alınmıştır

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat