Emekli maaşında çalışırken yapılan ödemelerin ve zamanlamanın önemli büyük. Hizmet dökümündeki hata ya da dilekçenin yanlış zamanda verilmesi gibi detaylar maaşta ciddi farklar yaratabiliyor. 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası dönemlerin farklı ABO hesaplamalarının da farklı maaş konusunda etkili olduğu vurgulanıyor.

TGRT Haber'den Bengü Sarıkuş'un haberine göre; Sosyal Güvenlik Müşaviri Emin Yılmaz, emekli maaşında kayıp yaşamamak adına dikkat edilmesi gereken noktaları aktardı.

ABO'nun hangi yılda ne şekilde hesaplandığına yönelik soruya yanıt veren Yılmaz "ABO dediğimiz aylık bağlanma oranıdır. Ülkemizde sigortalılık türüne göre 2008 öncesinde 3 adet sosyal güvenlik kurumu vardı. Bunlar; bir iş yerinde çalışıyorsanız SSK, esnaf veya şirket ortağı iseniz Bağ-Kur, devlet dairesinde kadrolu kamu görevlisi iseniz Emekli Sandığı’dır. 2008 sonrasında ise 5510 sayılı yasa ile sırasıyla 4A, 4B ve 4C oldu ve hepsi Sosyal Güvenlik Kurumu adı altında birleştirildi. ABO’nun her birinde farklı hesaplama tekniği vardır. Ayrıca çalışma hayatınızda uzun vadeli sigorta kolları kapsamında kesilen primlerinizden dolayı, sosyal güvenlik kanunları doğrultusunda 3 dönem baz alınır. Bunlar; 2000 öncesi, 2000 ile 2008 arası ve son olarak 2008 sonrası dönemlerdir. Bunun nedeni, her bir dönemin aylık bağlanma oranının birbirinden farklı olmasıdır" dedi.

En çok SSK'lı yani 4A'lı çalışan olduğu için örnek vererek detayları anlatan Yılmaz, dönem dönem şu şekilde aktardı:
"Birinci dönem dediğimiz 2000 yılından önce gösterge sistemi mevcuttu. ABO %60’tan başlayarak, prim gününüz 5000 günden fazla ise her 240 gün için ABO’ya +1 puan eklenir; 5000 günden az ise her 240 gün için 1’er puan düşürülür. Ayrıca kadınlarda 50, erkeklerde 55 yaş üstü için de 1’er puan eklendiğini söyleyebiliriz. Birinci dönem için ABO’nun üst uygulama oranı %85’i geçmemektedir. İkinci dönem dediğimiz 2000 ile 2008 arası için, toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için %3,5, sonraki 5400 günün her 360 günü için %2, daha sonraki her 360 gün için ise %1,5 oran uygulanır. Üçüncü dönem ise 2008 sonrası çalışmalar için geçerlidir. Burada da çalışılan her 360 gün için oran %2 olarak belirlenmiştir"
Her üç dönemde ABO'nun biraz daha aşağıya çekildiğine vurgu yapan Yılmaz, bu nedenle emekli maaşı hesaplamasında en önemli faktör olduğuna işaret ederek bunun yanı sıra enflasyon, TÜFE oranı, ülkenin büyüme katsayısı ve çalışırken kesilen primlerin dayanağı olan ücretin de emekli maaşının belirlenmesinde yer teşkil ettiğini kaydetti.

Öte yandan, Yılmaz, emeklilik dilekçesi öncesi sigortalının dikkat etmesi gereken kuralları da aktaran Yılmaz "Emekli maaşı kendi içinde aktüeryal bir hesaplamaya tabi olduğu için mutlaka emeklilik zamanınız gelmeden önce SGK ile iletişime geçmenizi veya bir Sosyal Güvenlik Müşavirinden destek almanızı tavsiye ederim. Çünkü atacağınız yanlış bir adım sizi maddi ve zaman açısından kayba uğratabilir. Bir iki örnek verecek olursak; e-Devlet vasıtasıyla hizmet dökümünüze ulaşın. Oradaki hizmet günlerinizin yanında K (Kontrollü), S (Sahte), Ş (Şüpheli) gibi kısaltmalar var mı, bunu kontrol edin. Sosyal güvenlik hukukunda her yıl 360 gün, her ay ise 30 gün olarak hesaba alınır. Burada da aynı ayda iki defa 30 gün olup olmadığını kontrol edin ve bunları hesaptan çıkarın" ifadelerini kullandı.

2008 öncesi ilk işe girişlerde son 7 yıldaki 2520 günde uygulanan 1261 gün kuralına dikkat edilmesi gerektiğini de vurgulayan Yılmaz, bir dönem SSK'lı, bir dönem Bağ-Kur'lu olanların ikisinin de emeklilik şartları birbirinden farklı olduğu için dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Hizmet dökümünde brüt-net ilişkisi denilen bir kıstas olduğuna da işaret eden Yılmaz, eksik bildirim ya da eksik ödeme olup olmadığının tespit edilebileceğini aktardı. Prim günlerinin eksik olması halinde borçlanma yöntemiyle bunların bedeli ödenerek karşılığının alınabileceğini hatırlattı. Ayrıca Yılmaz, kadınlarda doğum, erkeklerde askerlik borçlanması gibi yaklaşık 15 farklı borçlanma yöntemi olduğunu da anımsattı.

Diğer yandan emeklilik planı yapan pek çok kişinin merak ettiği detaylardan bir tanesi de emeklilik dilekçesinin ne zaman verileceği oluyor. Zamanın iyi belirlenmesi gerektiğine işaret eden Yılmaz "Çünkü her dönem karşımıza çıkan “Bu sene mi emekli olayım, gelecek sene mi?” sorusunda kazanç-kayıp tablosunu oluşturmak gerekir. Eğer düşen bir enflasyon ortamı varsa emeklilik dilekçesinin hemen verilmesini tavsiye ediyorum. Diğer taraftan emekli olurken kıdem tazminatı hakkınız da bulunduğundan dolayı, bazı dönemlerde gelecek yıl emekli olmak daha avantajlı olabilmektedir. Bunlar sadece bazı örneklerdir. Bu yüzden bir Sosyal Güvenlik Müşavirine danışmanız sizi kazançlı çıkaracaktır" ifadelerini kullandı.
Primlerin emekli maaşının belirlenmesinde en önemli faktör olduğunu söyleyen Yılmaz, asgari ücret ve yeni düzenlemeler doğrultusunda bunun 9 katına kadar yasal bildirim imkanının olduğunu belirtti.
Devamında Yılmaz "Kısaca; asgari ücret üzerinden çalışmalarınız varsa, bugünkü şartlarda hazine destekli yaklaşık 20 bin TL seviyelerinde bir emekli maaşına talim edersiniz. Ancak tavan dediğimiz en üst rakamdan prim ödemeleriniz varsa, 100 bin TL’ye varan emekli maaşı alma imkânınız mevcuttur" dedi.

Borçlanma yöntemi kullanılarak emekli maaşını artırma yolunun olduğunu da belirten Yılmaz, primlere sahip çıkılması gerektiğini önerirken "Çalışırken işveren bir kısmını elden, bir kısmını banka hesabınıza yatırıyorsa emekli maaşınızdan çalındığını bilmeniz gerekir. Eğer emekli olmadan uzun yıllar öncesinde bu planlamayı yaparsanız her zaman daha kârlı olacaktır" ifadelerini kullandı.
Bir başka detaya daha değinen Yılmaz "Emeklilik dönemi geldiğinde bakmakla yükümlü olduğunuz eş, çocuk, anne veya babanız varsa emekli maaşınıza müspet yönde artış sağlayacaktır. Kabaca %5 oranında bir artış olabileceğini söyleyebiliriz" dedi.
Öte yandan Yılmaz, çalışma hayatının bir döneminde kamu, birinde özel sektör ya da şirket ortaklığı, esnaflık gibi farklı statülerde çalışma varsa her birinde farklı detayların devreye girdiğini, sigorta başlangıcı, hizmet günleri, yatırılan primler ve yaş kriteri gibi detayların büyük önem taşıdığını da vurguladı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum