0% Faizli Fırsat!
Faiz Oranı
%0
Vade
3 Ay
Toplam Tutar
100.000 TL
Yollarda meydana gelen çukurlar, asfalt bozulmaları ve eksik uyarı levhaları trafik güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor. Olumsuz hava koşulları ve yoğun araç kullanımı, yolların daha kısa sürede yıpranmasına neden olurken, bu kusurlar trafik kazalarına davetiye çıkarabiliyor.
Bursa Barosu avukatlarından İbrahim Gödel, Karayolları Trafik Kanunu’na göre yolun yapımı ve bakımından sorumlu kamu kurumları, yol güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğuna dikkat çekiyor. Şehir içi yolların belediyelerin, şehirlerarası karayolları ise Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Avukat Gödel, Anayasa’nın 125. maddesince devlet ve kamu hizmeti gören idarelerin, görevlerinin yerine getirilmesi sırasında kusurlu hareket etmeleri durumunda verdikleri zararı tazmin etmekle yükümlü olduğuna dikkat çekti.

Avukat İbrahim Gödel'in konuyla ilgili açıklaması şöyle: "Dolayısıyla yol bozukluğu nedeniyle meydana gelen kazalarda ilgili idare kusurlu bulunduğu takdirde zararı karşılamak durumundadır. Örneğin keskin virajlarda yeterli işaretleme yapılmamışsa veya çukurlarla dolu bir yol zamanında onarılmamışsa, bu durum idarenin hizmet kusuru sayılır ve tazminat sorumluluğu doğar. Kazaya sebebiyet veren yol bakım ve onarım eksikliği idari kusur sayıldığında, ilgili idarenin yasal sorumluluğu devreye girmektedir.

Trafik kazası tespit tutanağı, hasar nedeninin belgelenmesi açısından temel kanıt oluşturur. Kazaya ilişkin her tür delil toplanmalıdır: Araçların kazaya uğradığı yerler, yol yüzeyindeki çukurlar, aracın çarptığı taş, fren izi gibi tüm ayrıntılar fotoğraflanmalı ve kayıt altına alınmalıdır. Olay yerinin konumunu gösteren fotoğraflar, yol yüzeyindeki kusurların ve plaka bilgileri ile kaza anını belgeleyen kanıtlar ileride mahkemede delil olarak kullanılacaktır. Kazaya ilişkin tüm belge ve raporlar (ehliyet, ruhsat, sigorta bilgileri, araç ekspertiz raporları, sağlık raporları) titizlikle toplanmalı ve saklanmalıdır.

Maddi tazminat kapsamında araç hasarı, tedavi giderleri, sürekli sakatlık veya iş gücü kaybı gibi zararlar ile manevi tazminat (acı ve ızdırap bedeli) talep edilebilir. Trafik sigortası mağdurun tedavi ve araç onarım giderlerini karşılar; kasko poliçesi varsa aracın tamir giderleri kasko şirketince ödenir. Kaskosu olmayan mağdur, ödemesini yaptıktan sonra kusurlu idare veya üçüncü kişiden tazmin hakkını kullanabilir. Hukuki süreçte, idareye karşı tam yargı davası açılmadan önce genellikle önce idareye zarar tespiti talepli yazılı bildirim yapılır. İdare 60 gün içinde cevap vermeyince veya cevap olumsuz olunca İdare Mahkemesi’nde tazminat davası açılabilir."

Okuyucu Yorumları 1 yorum