FİNANS

Kapat

Küresel tahvil piyasaları yılın ilk yarısında satış baskısı altında kaldı

Küresel tahvil piyasaları, şubat sonunda Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını yükselterek enflasyon endişelerini artırması ve bunun merkez bankalarının para politikası manevra alanını daraltması nedeniyle yılın ilk yarısında satış baskısıyla karşı karşıya kaldı.

Küresel tahvil piyasaları yılın ilk yarısında satış baskısı altında kaldı

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın genele yayılan etkileri yılın ilk yarısında piyasalarda sert hareketlerin yaşanmasına yol açtı. Yıla azalan enflasyon endişeleri ve merkez bankalarının faiz indirimlerine yakın zamanda başlayacağına yönelik beklentilerle görece yatay giriş yapan küresel tahvil piyasaları, yılın ilk yarısını 28 Şubat'ta ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve Tahran'dan gelen misillemelerle bölgesel çatışma halini alan Orta Doğu'daki gerilimlerin etkisinde geçirdi.

Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin sağlıklı şekilde ilerleyememesi, artan sigorta maliyetleri ve arz endişeleriyle petrol fiyatlarının yükselmesi, enflasyonist baskıların güçleneceği öngörülerini güçlendirdi. Söz konusu gelişmelerle birlikte, savaş öncesinde merkez bankalarına ilişkin öne çıkan para politikasında gevşeme beklentileri yerini, enflasyon risklerinin artmasıyla daha şahin adımlar atılabileceği öngörülerine bıraktı.

Savaş öncesinde para piyasalarında ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanıyordu. Savaş sonrası yaşanan belirsizliklerle bu tahminler tersine döndü. Piyasalarda, bankanın yıl sonuna kadar bir faiz artışı yapmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Bu gelişmelerle ABD'nin 5 ve 10 yıllık tahvil faizlerinde yılın ilk yarısında belirgin yükselişler görüldü. ABD 5 yıllık tahvil faizi yaklaşık 50 baz puan artışla yüzde 4,23'e, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 30 baz puan yükselişle yüzde 4,47'ye ulaştı.

ABD'nin 5 yıllık tahvil faizi 19 Mayıs'ta yüzde 4,35 ile Şubat 2025'ten, 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,69 ile Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyelerini gördü.

ECB, EYLÜL 2023'TEN BU YANA İLK KEZ FAİZ ARTIRDI

Bu dönemde Orta Doğu'daki risklerle birlikte Avrupa'da enerji arzına yönelik endişeler ön plana çıktı. Enerji maliyetlerindeki artış bölgede enflasyon görünümünü olumsuz etkilerken bu gelişmeler Avrupa Merkez Bankasını (ECB) "şahin" adımlar atmaya yöneltti.

ECB en son para politikasında değişiklik yaptığı 2025 yılının haziran ayındaki toplantısında 3 temel faiz oranlarında 25 baz puanlık indirime gitmişti. Banka, o tarihten itibaren gerçekleştirilen 11 toplantıda politika duruşunu değiştirmezken geçen ayki toplantıda faiz oranlarında 25 baz puanlık artış yaptı.

Bu durum bölgede artan enflasyon risklerine işaret etti. ECB’nin bu kararı, para politikasında bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Banka, Orta Doğu'daki savaş ortamının tetiklediği enerji maliyetlerindeki artışa ve petrol şokuna karşı büyük merkez bankaları arasında ilk harekete geçen kurum oldu.

Banka, bu kararıyla ECB aynı zamanda Eylül 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırmış oldu.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Portekiz'in Sintra kentinde düzenlenen 2026 ECB Merkez Bankacılığı Forumu’nun kapanış gününde gerçekleştirilen "Politika Paneli"nde ekonomi, yapay zeka ve enflasyona ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Lagarde, küresel ekonomideki risklerin birkaç hafta öncesine kıyasla artık "çok daha geniş ölçüde dengelendiğini" belirterek, "Bir stagflasyon ortamında değiliz ve enflasyon cininin şişeden dışarı çıkmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz." dedi.

Avro Bölgesi'nde Aralık 2025'te yüzde 2 olan yıllık enflasyon, geçen ay yüzde 2,8 olarak kayıtlara geçti. Bu gelişmelerle yılın ilk yarısında Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 2,86'da seyrederken İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 32 baz puan artışla yüzde 4,80'e çıktı.

Bu dönem içerisinde Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,19 ile Mayıs 2011'den, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,18 ile Temmuz 2008'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

ÇİN TAHVİL PİYASALARINDA ALICI SEYİR HAKİM OLDU

Bahsedilen gelişmeler çerçevesinde Asya tarafında tahvil piyasasında benzer etkiler görüldü. Japon yeninin dolar karşısında 161,9'a inerek son 40 yılın en düşük seviyesine gerilemesi, ülkede enflasyon risklerini artırırken tahvil piyasasındaki satıcılı seyre ilave etki yaptı.

Söz konusu gelişmelerin ışığında Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,85'e çıkarak 1997'den beri en yüksek seviyesini gördü. Maliyet kanalıyla teknik olarak deflasyonist bölgeden çıkan Çin'de ise yılın ilk yarısında tahvil piyasalarında alıcı bir seyir hakim oldu. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,84'ten yüzde 1,73'e geriledi.

PETROL FİYATLARINDAKİ SEYİR, TAHVİL FAİZLERİNİN YÖNÜNÜ BELİRLEYEBİLİR

Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel tahvil faizlerinin, yılın ilk yarısında büyük ölçüde yüksek seyreden petrol fiyatlarının kalıcı etkisi ve bunun yol açtığı enflasyon baskılarının yansıması olarak yükseliş eğilimi gösterdiğini söyledi.

Enerji maliyetleri ile tahvil faizleri arasında doğrudan bir ilişkinin görüldüğünü bildiren Waterer, petrol fiyatlarındaki artışın, enflasyon beklentilerini yukarı taşımasıyla merkez bankalarını daha sıkı para politikası görünümünü sürdürmeye zorladığını ifade etti.

Waterer, sözlerini şöyle bitirdi:

"Yılın ikinci yarısına bakıldığında ise petrol fiyatlarının mevcut seviyelerine yakın seyretmesi halinde küresel tahvil faizlerinin görece istikrarlı bir bantta hareket etmesi beklenebilir. Ancak petrol fiyatlarında kayda değer bir yükseliş yaşanması durumunda, yeniden güçlenecek enflasyon endişelerinin merkez bankalarını daha da şahin bir duruş benimsemeye yöneltebilir ve bu da tahvil faizlerini tekrar yukarı taşıyabilir."
Kaynak: AA   |   Bu içerik Hande Dağ tarafından yayına alınmıştır

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat