İsa Karakaş, SGK’nın çoğu kimsenin farkında olmadığı ölüm sigortasından sağlanan maaş ve diğer yardımları ve bu maaş ve yardımlardan mahrum bırakılma hâllerini tek tek açıkladı.

Türkiye Gazetesi'ndeki yazısında Karakaş, SGK'nın şartların bulunması durumunda sigortalının vefatı durumunda geride kalanların mağdur olmaması adına dört temel yardım kalemi yaptığını söyledi. Karakaş şu şekilde sıraladı:
"Ölüm Aylığı: Şartları taşıyan hak sahiplerine bağlanan, süreklilik arz eden maaştır. Dul eş, çocuklar ve ana-babaya bağlanır. Dul kalan eşe aylık bağlanabilmesi için ölüm anında resmî evlilik birliğinin mevcudiyeti şarttır.
Ölüm Toptan Ödemesi: Aylık bağlanması için yeterli primi olmayan sigortalının birikmiş primlerinin hak sahiplerine iade edilmesidir.
Evlenme Ödeneği: Halk arasında "çeyiz yardımı" olarak bilinen, yetim aylığı alan yetim kız çocuklarına evlenmeleri hâlinde yapılan toplu ödemedir.
Cenaze Ödeneği: Vefat eden sigortalının defin masraflarına omuz vermek amacıyla yapılan bir defalık nakdî yardımdır"

Karakaş, ölüm aylığının bağlanabilmesi için vefat eden ölen kişinin sistemde belirli bir iz bırakmış yani prim ödemiş olması gerektiğini belirtti. Bu şartların da sigortalılık kollarına göre değiştiğini vurguladı.
Genel Kural: 1800 Gün Şartı
4/a, 4/b ya da 4/c... Karakaş, hangi sigortalılık kolunda olursa olsun, vefat eden kişinin en az 1800 gün malulllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin bildirilmiş olması gerektiğini aktardı. 1800 günün tamamlanmasında, sigortalının sağlığında yaptığı ya da vefatından sonra hak sahiplerinin yapacağı askerlik, doğum vb. tüm borçlanmaların geçerli sayıldığını belirtti.

İşçilere (SSK/4/1-a) Tanınan Kolaylık: 5 Yıl ve 900 Gün
Sadece SSK'lı (4/1-a) olanlar için daha esnek bir formül olduğunu kaydeden Karakaş borçlanma süreleri hariç olmak üzere şu detayları aktardı:
"En az 5 yıldan beri sigortalı bulunmak,
Toplam 900 gün prime sahip olmak kâfidir.
Vefat eden sigortalılar için bu 900 günün hesabında hiçbir borçlanma (askerlik, doğum vs.) dikkate alınmaz. Hizmetlerin borçlanmasız olması şarttır"
Karakaş; hem memur, hem esnaf hem işçi gibi birden fazla statüde çalışıp vefat edenlerin durumunda karmaşayı önlemk için 'son tabi olunan sigortalılık hali'nin esas alındığını belirtti.

Karakaş, miras hukukundaki 'katil mirasçı olamaz' ilkesinin burada da geçerli olduğunu vurgulayıp kesinleşmiş mahkeme kararı olan kişilere ölüm sigortasından emeklilik aylığı bağlanmayacağı durumları şu şekilde sıraladı:
"Hak sahibi kavramı kanunda net tanımlanmıştır: Sigortalının ölümü hâlinde gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasıdır. Ancak her kapı herkese açık değildir. SGK (5510 s.) Kanunu kırmızı çizgiler çizer:
Müteveffayı kasten öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden,
Ağır suç işleyen,
Aile hukukundan doğan vecibelerini önemli ölçüde yerine getirmeyen ve bu yüzden mirasçılıktan ıskat edilen kişiler,
aylık alamaz. Kesinleşmiş yargı kararı yeterlidir. Mahkûmiyet şartı aranmaz. Adalet, merhametsizliğe geçit vermez"

Karakaş, kişinin kendisine maaş bağlatacak ölen sigortalıyı kasten öldürdüğünün sabit olması halinde ceza davasının teknik mahkumiyet şartlarına bakılmaksızın ölüm emeklilik aylık hakının doğrudan elinden alındığını kaydetti.
Okuyucu Yorumları 0 yorum