Kazanan Türkiye ve Demokrasi Olsun!

Nihayet dün İstanbul seçimi tamamlandı. Seçmen kendisini kapı kulu görenlere sandıkta tarihi bir ders vermiş oldu. Bir tarafta muhalefet adına yarışan sayın İmamoğlu, diğer tarafta ise devletin en tepesindeki sayın cumhurbaşkanını ve tüm devlet imkanlarını arkasına almış adil olmayan bir seçimin diğer adayı sayın Yıldırım vardı.

Kazanan ilk bakışta sayın İmamoğlu oldu. Kaybeden ise başta Cumhurbaşkanımız dahil, adil olmayan bir seçimin sahnelenmesine neden olan YSK ve tüm diğer çevreler oldu. Çünkü eğer önceki seçimde 13 Bin oy fark ile neticelenmiş olsaydı, kaybeden sadece Sayın Binali Yıldırım olacaktı. Ama Demokrasi adına hoş olmayan gelişmeler sonrasında seçim tekrarlanınca ve sayın cumhurbaşkanımız 80 Milyon'un değil de, sadece bir tarafın cumhurbaşkanı olarak sanki belediye başkanı adayı gibi alanlara inince, yarışan taraflardan birisi haline soktu kendisini.

Demokrasi Kazandı!
Tüm devlet ve medya imkanlarına rağmen seçmen gereken dersi vererek, sandıkta en büyük gücün halk iradesi olduğunu göstermiş oldu.

Artık bu seçim sonucunda göreceksiniz ki, çok şey değişecek. Eğer 13 Bin oy farkı ile önceki seçim tescillenseydi, İmamoğlu çok engellemelerle zor bir başkanlık yapacakken, şimdi arkasına aldığı ekstra 800 Bin oyun gücü ile çok daha güçlü başkanlık yapacaktır. Belediye meclisinin çoğunluğunun Ak Parti'den olması önceki oy oranında olacağı kadar sorun yaratmayacaktır. Bunun yararını Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş da görecektir. Seçmenin desteği ile seçilen kişilere kim engel olmaya kalkarsa, seçmenden gereken cevabın en ağır şekilde verileceği görülmüştür.

Dünkü seçimden sonra artık birçok bürokrat kendisinin bir partinin değil de, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bürokratı olduğunu hatırlayacaktır.

Dünkü seçimlerden sonra yargı da gereken mesajı halktan almış olacaktır.

Dünkü seçimlerden sonra medya artık tek bir siyasi tarafın değil, aynı zamanda diğer tarafın da haberlerine yer vermesi gerektiğini görmeye başlayacaktır.

Çark Etmeler Başlayacak!
Göreceksiniz ki, dün seçmenin sandıkta verdiği cevap sonrasında herkes kendi hatalarından çark etmeye başlayacaktır. Kin, hakaret, kavga, hor görme, yok sayma gibi tavırlarla yıllardır ülkeyi strese sokanlar bu davranışlarından çark edeceklerdir. Her zaman olduğu gibi, seçmen iradesi Türk siyasetine ağırlığını yine koymuştur.

Dünkü seçimler yeni bir sürece neden olacaktır. O nedenle kimse dört yıl seçimsiz bir dönem beklemesin. Ama hemen de erken seçim olacağını düşünmesin. Çünkü her iki taraf için de önümüzde çok daha zorlu süreçler vardır. Muhalefet belki sandıklarda kazanmıştır ama asıl, kendini aldığı yetkilerle halka gösterdikten sonra bu kazançlar hanelerine artı mı, eksi mi yazılacak sonradan belli olacaktır. Şimdi muhalefetin çalışma zamanıdır.

İktidar tarafı da, böyle bir yenilginin üstüne baskın seçime gitme hatasını yapamaz. Böyle bir cesaret göstermeden önce başta ekonomi olmak üzere, dış politika dahil önümüzdeki sorunları en kısa zamanda yoluna koymaya çalışmalıdır. Eğer bunları başarırsa, o zaman yeniden halkın kendisine itibarının artmış olabileceğini düşünüp, seçim arayışına gidebilir. Yoksa henüz çok daha ciddi sorunlar çözülmemiş ve tüm ciddiyeti ve riskleri ile karşımızdadır.

Eğer sandık sonuçlarının verdiği ders iyi alındıysa, en kısa zamanda liyakat sahibi kişilerden oluşan yeni bir kabine revizyonu görebiliriz. Başta ekonomi olmak üzere çok hızlı bir kabine revizyonu yapılır ve hemen onarıma başlanırsa, ülke olarak rahatlama yaşarız. Ama ben medya istiyor diye kabine değiştirmem denirse, o zaman seçim öncesi bıraktığımız sıkıntılarımıza daha büyükleri ile muhatap oluruz.

Ben dünkü sonuçlardan sonra çok şeyin değişmesini bekliyorum. Gerekenler daha hızlı yapılmak zorunda kalınacaktır. Ama maalesef artık iktidar için iş işten geçmiştir. Çünkü dünkü sonuçlardan cesaret alacak kendi iç muhalefeti artık çok daha güçlenmiş olacaktır görüşündeyim. Bu nedenle, iktidar içi muhalefet de, dünkü malubiyeti kendi hanesine kullanmak isteyecektir. Yeni bir parti bu ortamda kesindir diye düşünüyorum. Yani maalesef iç siyasette seçimleri uzun süre unutacağımız huzurlu günler başlamayacaktır.

Eğer düşündüğüm olur ve iktidar içinde yeni bir parti yakında sahneye çıkarsa, o zaman yeni partiye geçiş yapacak millet vekillerinin sayısı iktidarı mecliste azınlığa düşürecektir diye düşünüyorum. Kısacası yine sıcak gündemlere açık bir sürece başlıyoruz.

BİST'in Tepkilerinin Sınırı Olacaktır!
BİST haftaya seçimlere çok pozitif bir tepki vererek başlayacaktır. Ama dün biten sadece İstanbul seçimidir. Ekonomi ve dış politika sorunları aynı şekilde karşımızdadır. Eğer kabine değişimi hızlı olursa BİST'in pozitif tepkisi biraz daha sürer. Ama bu olmazsa, Dirençlerden satışların geldiğini görebiliriz.

Seçimleri kısa süre içinde çok daha detaylı bir şekilde yorumlamak istiyorum. Şimdilik ABD başkanı ve cumhurbaşkanımızın bu hafta içinde S-400 kosunda olası açıklamaları ve görüşmeleri büyük önem taşıyor. İki liderin açıklamaları BİST'in yakın tepkilerinin sınırlarını ve yönünü belirleyecektir.

Ama şunu bilin, belki önümüzde daha çok ve çetin krizler ...Devamı İçin TIKLAYINIZ!

Saygılarımla
Aydın Eroğlu
Stratejist
Finans Yazarı
www.borsaanalizci.com
Twitter: @_Stratejist_

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler