FİNANS

Türkiye yatırım için harika bir yer

Yatırım gurusu ve para sihirbazı olarak tanınan Mark Mobius, “Türkiye, yatırım yapmak için harika bir yer” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye yatırım için harika bir yer

Yatırım gurusu ve para sihirbazı olarak tanınan Franklin Templeton Gelişen Piyasalardan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkanı Mark Mobius, Türkiye’nin güçlü bir bankacılık sistemi, bölgesel liderliği olan şirket ve sektörlere, mali dengeye, siyasi istikrara ve bölgesindeki ülkelerden daha yüksek bir büyüme oranına sahip olduğunu belirterek, “Türkiye yatırım yapmak için harika bir yer” dedi. Mobius, Fortune Türkiye’nin “Yatırım İklimi” ekinde Kenan Şanlı ile yaptığı röportajda, dünya ekonomisindeki gelişmeler, gelişmekte olan ülkelerin rolü ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“GELİŞEN EKONOMİLERİN 2013 VE GELECEKTE ÇOK DAHA HIZLI BÜYÜMESİNİ BEKLİYORUZ”

Dünya ekonomisi hakkında 2013’e yönelik öngörülerinin sorulması üzerine para sihirbazı Mobius, şu yanıtı verdi:
“Gelişen ekonomilerin 2013’te ve öngörülebilir gelecekte, gelişmiş piyasalardan çok daha hızlı büyümesini bekliyoruz. Gelişen ekonomilerde temel göstergelerin de güçlü olmaya devam etmesi bekleniyor. Gelişen ekonomilerin kendi aralarındaki ticareti arttırmaları sayesinde, gelişmiş ekonomilere olan bağımlılıkları da azalmaya devam edecek. Kısa vadede düşük enflasyona doğru bir trend devam edebilir. Bu hükümetlerin ve Merkez Bankaları’nın ekonomik faaliyetleri canlandırma çalışmalarına devam etmelerine olanak sağlayabilir. Ancak, daha uzun vadede piyasadaki fazla likidite enflasyonun artmasına yol açabilir. Hükümetler ve Merkez Bankaları’nın politikalarını yeniden değerlendirmelerini gerektirebilir.”

“AVRUPA VE ABD’DE ETKİN ÇÖZÜM GÖREMEZSEK EKONOMİ ZAYIF KALACAK”

Mobius, gelişmiş Avrupa ülkeleri ve ABD’de de borç krizine yönelik etkin bir çözüm göremedikleri takdirde, ekonomik durumun zayıf kalacağını, işsizliğin büyük ihtimalle yüksek kalacağını söyledi. Tüketici harcamalarının ve verimliliğin ise düşük seyredeceğini belirten Mobius, “Yine de uzun vadede Avrupa’da gerekli reformlar yapılacak ve bu bölge böylece güçlenecektir” yorumunu yaptı.

“AVRUPA’NIN HALA ZOR VE ACILI BİR SÜREÇTEN GEÇMESİ GEREKİYOR”

Avrupa ekonomisindeki sorunların çözümü için gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı ve ana sorunların aşılıp aşılmadığı konusunda Mark Mobius, “Zorluklar var. Avrupa’nın halen zor ve acılı bir süreçten geçmesi gerekiyor. Adaptasyon süreçler yavaş ilerliyor. Ancak finansa ve Almanya Parasal Birliği, koruma konusundaki kararlılıklarını defalarca ifade ettiler. Avrupa’da krize karşı geliştirilen politikalar, ideal olandan çok daha yavaş gerçekleşmekle birlikte önemli bir ilerleme kaydedildi. Zamanla durumun iyileşeceğini ve Avrupalıların bütçe sorunlarını çözeceklerine inanıyoruz” dedi.

“HİÇ BİR ÜLKENİN EURO BÖLGESİ’NDEN AYRILACAĞINI TAHMİN ETMİYORUM”

Mobius, Yunanistan, İspanya ve İtalya’nın Euro’yu terk edeceklerini düşünüp düşünmediğinin sorulmazı üzerine, “Hiçbir ülkenin Euro Bölgesi’nden ayrılacağını tahmin etmiyorum. Bazı ekonomistler, Euro’da açık pozisyonları olan spekülatörlerin etkisiyle iki yıldan uzun bir süredir bunu ön görüyor. Çıkış için herhangi bir mekanizma yok. Bir ülkenin çıkması, Euro’da kalması halinde çözülemeyecek olan hiçbir sorunu çözmeyecektir. Ayrıca herhangi bir çıkış gerçekleştiği takdirde, ülkenin vatandaşlarının çoğunluğu buna karşı olacak ve insanlar muhtemelen bun itaat etmeyerek Euro kullanmaya devam edecektir” yanıtını verdi.

“GLOBAL EKONOMİ DOMİNO DİZİSİ GİBİ…”

“Global ekonomi çoğu zaman bir domino dizisi gibidir. Bir taş düşer ve diğerlerinin de devrilmesine yol açar” diyen Mobius, bu yıl ekonomik büyümenin zayıf olmasının, birçok gelişmiş piyasalardaki ağır borç yüklerinin gelişen piyasalara bir domino etkisi yaptığını ve birçok yatırımcının her ikisine güvenini kaybettiğini söyledi. Buna tepki olarak merkez bankalarının ekonomik büyümeyi artırmak için önlemler aldığını ve likidite pompaladığına işaret eden Mobius, “Kısa vadede, gelişmiş piyasalardaki bu önlemler, gelişmekte olan ülkelere olumlu bir “damlama” etkisi yapabilir. Ancak uzun vadede oyunu daha da olumsuz yönde değiştiren bir faktör ortaya çıkarabilirler” dedi.

“MİLYAR DOLARLARIN TAMAMI ABD HAZİNE TAHVİLLERİNE AKMAYACAK”

ABD Hazine tahvillerine yatırımcı ilgisine ilişkin olarak Mobius, “Finansal sisteme akan milyar dolarların tamamı, birçok yatırımcının “güvenli liman” olduğuna inandığı ABD Hazine tahvilleri ve diğer devlet tahvilleri gibi varlıklara akmayacak” dedi. Şu anda sistemde çok miktarda nakit olduğunu ve genel olarak hisse senetlerine olan kurumsal yatırımların artacağını tahmin ettiklerini açıklayan Mobius, “Bu akımların bir kısmı, özellikle Avrupa’ya, dolayısıyla global ekonomiye güvenin artması halinde gelişen ve gelişme ihtimali olan piyasaların kıyılarına vuracaktır” diye konuştu.

“UZUN VADEDE FARKINDA OLUNMASI GEREKEN EN BÜYÜK TEHDİT ENFLASYON”

Mobius, bu nakit seli dikkate alındığında, uzun vadede farkında olunması gereken en büyük tehdidin enflasyon olduğunu, bunun hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan piyasalar için geçerliliği bulunduğunu, ancak gelişmekte olan piyasaların daha büyük bir olumsuz etkiye maruz kalma eğiliminin öne çıktığını söyledi. Bu ülkelerde genel olarak nüfusun daha büyük bir kısmının düşük gelir aralıklarında yer aldığına dikkati çeken Mobius, şöyle devam etti:
“Bu yüzden gıda, yakıt gibi temel tüketim maddelerindeki fiyat artışlarının hazmedilmesi daha zor olabilir. Enflasyonun etkilerini azaltmanın bir yolu verimliliği artırmaktan geçiyor. Bunu başarmak için de birçok ekonomide devletin rolünü azaltmak gerektiğine inanıyoruz. Neden? Çünkü devletler, işletme sahibi olduğunda verimlilik genellikle düşüyor.”
ABD Merkez Bankası’nın ekonomiye para pompalamaya devam edeceğinin aşikar haline geldiğini söyleyen Mobius, bu programlara QE, QE4 veya hangi isim verirlerse versinler, işsizlikteki hareket tersine dönene kadar ekonomiye likidite beslemesi yapmaya devam edileceği öngörüsünde bulundu.

“ALTIN-GÜMÜŞ ŞİMDİDEN ARTTI, EMTİA FİYATLARI ARTACAK”

Paranın sadece gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarına değil, daha yeni ve gelişme ihtimali olan ülkelerin piyasalarına da akmaya devam ettiğine dikkati çeken Mobius, bol ve ucuz likiditenin emtia piyasalarına etkisinin olumlu olacağını bildirdi. Mobius, şunları söyledi:
“Emtia fiyatları yukarı yönde hareket edecek. Örneğin, şimdiden altın ve gümüş fiyatlarının artmış olduğunu görüyoruz. Genel olarak, emtia fiyatları uzun vadede yükselecek. Emtia fiyatlarının, özellikle gelişmekte olan ülkelerden gelen talep artışının yanı sıra, bu emtiaları bulma ve geliştirme maliyetlerini de artması nedeniyle yukarı yönde hareket edeceğine inanıyoruz.

“2008’DEN BERİ GELİŞMEKTE OLAN PİYASALARA 100 MİLYAR DOLAR FON AKTI”
Gelecek dönem için beklentilerini de açıklayan Mark Mobius, 2008’den beri gelişmekte olan piyasalara toplam 100 milyar dolara yakın fon akışı olduğunu, gelecek beş yıl içerisinde çok daha fazlasını beklememek için hiçbir sebep görmediklerini açıkladı. Mobius, “BRIC ülkeleri, global ekonominin öncüleri olmaya devam edecek mi?” yönündeki bir başka soruya ise şu karşılığı verdi:

“BRIC ülkelerinin, gelişmekte olan ülkelerin büyüme ve kalkınmasını desteklemeye devam etmesini engelleyecek bir sebep olarak görmüyoruz. 2012’nin birinci yarısında dünya genelinde ekonomik büyümenin yavaşlaması BRIC ülkelerini etkilemiş olsa da, BRIC ekonomilerinin duvara çarptığını zannetmiyorum. BRIC piyasalarının uzun vadede iyi bir performans sergileyeceklerine inanıyoruz” dedi.

“YENİ EKONOMİLER GRUBU GELİYOR”
BRIC ülkelerinin, gelişmekte olan pazarların tamamı olmadığını, bunların arkasından her biri hızlı ekonomik büyümenin itici gücü olabilecek genç, ucuz işgücü ve bol doğal kaynak gibi unsurların değişik kombinasyonları bulunan Endonezya, Vietnam, Mısır, Türkiye, Nijerya ve Güney Afrika gibi ekonomilerden oluşan “Yeni Ekonomiler Grubu”nun geldiğini söyleyen Mobius, bu yükselen ekonomilerin zaman içerisinde, BRIC ülkeleri olgunlaştıkça, ortaya çıkabilecek eksiklikleri dengelemekle kalmayacağını söyledi.

“TÜRKİYE YATIRIM YAPMAK İÇİN HARİKA BİR YER”
Mobius, “Bu ülkelerden biri olan Türkiye ekonomisindeki risk ve fırsatlar hakkında ne düşünüyorsunuz?” yönündeki bir soru üzerine, şu yanıtı verdi:
“Türkiye, yatırım yapmak için harika bir yer. 75 milyonluk geniş bir tüketici tabanına sahip, çeşitlilik kazanmış bir ekonomi. Siyasi istikrarı artan Türkiye, bölgesindeki ülkelerden daha büyük bir büyüme oranına sahip. Başta, ihraç ürünlerine olan talebin azalması nedeni ile global krizden etkilendi, ancak güçlü bir bankacılık sistemine, mali dengeye sahip. Bu nedenle de ülkede, herhangi bir mali kriz ortaya çıkmadı. Türkiye’de borç, gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) rasyosu yüzde 40 dolayında. Faiz oranları, tüm zamanların en düşük seviyelerinde. Hükümet, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak adına, geniş bir alt yapı yatırım programını uygulamaya koyuyor. Yüksek bir kredi talebi var. Bankalar kredilerini neredeyse yüzde 30’lara varan oranlarda artırıyor. Öz kaynak verimliliği halen çok yüksek. Tüketim artışı, ekonominin temel direği konumunda ve bunun ardından yatırımlar geliyor. İnşaat sektörü düşük faiz oranları, nüfus artışı ve konutların modernleştirilmesi ihtiyacı sayesinde yüksek oranlarda büyüme kaydediyor. Türk şirketleri, komşu ülkelere yatırım yapıyor, çimento, cam ve otomotiv gibi birçok sektörde, bölgesel liderliği ellerinde bulunduruyor.”

“TL, DIŞSAL ŞOKLARA SAVUNMASIZ, SÜRKİYE’DEKİ İÇ SAVAŞIN ETKİLERİ TÜRKİYE’YE BULAŞIYOR”
Türkiye’ye ilişkin bütün bu gelişmelerin yanında, bazı risklerin de bulunduğuna dikkati çeken ünlü para sihirbazı Mobius, bu riskleri şöyle açıkladı:

“Önemli risklerin başında yüksek ithalat ve düşük tasarruf oranları yüzünden, kronik bir hal alan cari işlemler açığı geliyor. Bu nedenle Türk Lirası (TL) dışsal şoklara karşı savunmasız. Bunun yanı sıra, enflasyonist baskılar da kur üzerinde baskı yaratıyor. İlaveten, komşu Suriye’deki iç savaşın etkileri, Türkiye’ye bulaşıyor. Bu etkiler, Türkiye üzerinde çok ciddi sonuçlar doğurabilir.”

Mynet’te En Çok Takip Edilen Hisseler
Hisse

En Çok Aranan Haberler