2 Milyar ciroya ulaşan 43 yıllık serüven

1977’de Türkiye'nin ilk entegre katı yakıt sobası üretimi ile faaliyete başlayan Simfer, süreç içerisinde ürün yelpazesini ısıtıcı – pişirici ve soğutucu grubu ürünlere çevirerek 43 yıldır hız kesmeden büyümeye devam ediyor. 150’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren ve yıllık ihracatı 150 milyon dolara ulaşmış grup, Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu sıralamasında 314.sırada yer alan şirkete de sahip.

2 Milyar ciroya ulaşan 43 yıllık serüven

Mehmet Ustaoğlu’nun Kayseri’de kurduğu ve kısa sürede ihracat rekortmeni haline getirdiği Simfer Grup, bugün İbrahim Ustaoğlu ve Mustafa Ustaoğlu kardeşler tarafından yönetilerek aile şirketleri olma özelliklerini ve ihracatçı kimliklerini devam ettiriyorlar.

Sadece son 10 yıl içerisinde 100 Milyon USD üzerinde yatırım tutarı ile Kayseri’de toplam 250.000 metrekare alan üzerine kurulu 200.000 metrekare kapalı üretim alanına ulaşan ve 3 farklı üretim tesisinde 2.500 kişiye istihdam sağlayan grup, teknoloji ve inovasyon odaklı çalışmalarını 167 faydalı patent ve 203 tasarım tescili ile kanıtlamıştır. 2016 yılında beyaz eşya sektöründe patent birincisi olan grup, yine 5. Türk patent ödüllerinde “En İyi Çıkış Yapan Birinci Firma” ödülünü de almıştır.

2020 yılını 1.5 Milyar Türk Lirası satış hacmi ile tamamlamayı öngören Ustaoğlu kardeşlerin 2021 yılı için satış hedefleri ise 2,5 Milyar Türk lirası. Yurt içi ve yurt dışı satış organizasyonlarını ayrı ayrı kategorize edip, yönetsel iş paylaşım modellemesini benimseyen Ustaoğlu kardeşlerden Mustafa Ustaoğlu, yurt içi pazar, İbrahim Ustaoğlu ise yurt dışı satış ve pazarlama misyonlarını sürdürmektedir. Grup, ihracat seviyelerini her geçen gün artırarak kurgusal sistemlerinin başarısını ortaya koymuştur.

İbrahim Ustaoğlu şirketin kuruluşundan bugüne uzanan hikayesini anlattı: “43 yıl önce, kendi memleketimizde babamız tarafından kurulan tesiste katı yakıt sobası üretimi ile faaliyetlerimize başladık. O dönemde iş kolumuzun izlenen ve lider firmaları arasındaydık. 1990 yılında kurumsal kimlik çalışmalarımızı da tamamlayarak anonim şirket ve Simfer markasını oluşturduk. 1991 yılında ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. 1997 yılına kadar katı yakıt sobası imalatını devam ettirdik, ancak yine stratejik bir karar ile pazar hâkimi firmalardan olmamıza rağmen, sektörün geleceği ile ilgili görüşlerimiz sonrasında, katı yakıt sobası imalatından çıktık ve pişirici grubu ürünlerden fırın imalatına başladık. 2000 yılında kurucumuz, babamız vefat etti. Bu kaybın, benim ve kardeşim için kabullenilmesi oldukça zor oldu. Ama o günden bu yana, her ikimizde görev dağılımlarını doğru belirleyerek, güç birliği yaparak, koşarak, çalışarak, neredeyse gecemizi gündüzümüze katarak, bugün fırından, ocağa, ankastre ürünlerden, ısıtıcı grubu ürünlere kadar birçok çeşit ürünün imalatını yapar duruma geldik. 2015’de ise ürün yelpazemize soğutucu grubu ürünleri dahil ettik. Ben üretim, kardeşim ise hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlamasını yaparak, ürünlerimizi hem ülkemize hem de 152 ülkeye ulaştırır duruma getirdik.”

2020 nasıl bir dönemdi, 2021 hedefleriniz neler?

İbrahim Ustaoğlu: “2020, her dönem olduğu gibi başarılı bir yıl oldu. Yurt içi pazarında yaşadığımız Nisan ve Mayıs ayları pazar daralmasını tabii ki yurt dışında da yaşadık. Ancak 2020 3. çeyrekte USD bazlı satışlarımızı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre neredeyse %20 artırdık. Son çeyrek ihracatımız rekor seviyeye ulaştı, 4. çeyrekte de yeni rekorlar ile yılı kapatmak istiyoruz. 2020 dönemini pandemiye rağmen USD bazlı %6 seviyesinde büyüme ile kapatacağımızı düşünüyorum.

2019 son çeyreğinde gerçekleştirdiğimiz bütçeleme çalışmalarında, 2020 hesap döneminde özellikle payımızın olmadığı ABD pazarına girmek ve Avrupa pazar payımızı ise yükseltmek olarak belirlemiştik. Ancak bütçelememiz Covid nedeni ile sekteye uğradı. Özellikle ABD pazarı için, standardizasyon gibi alt yapı çalışmalarımızı tamamlayarak kazanım sağladık. 2020 dönemini yurt dışı pazar için 150 Milyon USD gibi bir satış rakamı ile kapatmak istiyoruz. 2021 yılı için ise hedefimiz 200 Milyon USD.

Tabii ki, tüm ülkenin seferber olduğu 100. yıl 2023 hedefimiz ise 300 Milyon USD. Ülkemize hem istihdam hem de ihracat ve daha fazla dış ticaret fazlası yaratan şirketler olarak katkımız olsun istiyoruz.

Mustafa Ustaoğlu: “2020 hem ülkemiz hem de Dünya’yı oldukça etkileyen ve bir an önce kurtulmak istediğimiz Covid 19 ile yaşadığımız bir dönemdi. Öncelikle tüm markalar gibi biz de virüse karşı tüm önlemlerimizi aldık, fabrikalarımızda üretim proseslerini, belirli bir süre içinde Covid 19 önlemlerine göre adapte ettik. İş ortaklarımızın, tüketicilerimizin ve personelimizin sağlığını her şeyin üstünde tutarak TSE Covid- 19 Güvenli Üretim Belgemiz ile üretimlerimize daha güçlü şekilde devam ediyoruz.

Nisan ve Mayıs aylarına baktığımızda ülkemiz ve dünyada alınan tedbirler kapsamında kapasite kullanım oranlarımız oldukça aşağı seviyelerde gerçekleşti. Türkiye’de Pandemi döneminde insanların eve kapanması ve mutfakta geçirilen sürenin artması iç piyasa satışlarımıza yepyeni bir ivme kazandırdı. Burada tabii ürünlerimizin kalitesi, tüketicideki güçlü marka algımızın etkisi de çok büyük. Pandemi döneminde evde geçirilen sürenin artmasıyla orantılı olarak sektör ürünlerine ilgi ve talep arttı. Bu talebi görerek AR-GE ve yatırımlarına devam eden şirketler krizi fırsata dönüştürmeyi başardı. Pandemi sürecinde tedarik, teminde sıkıntılar ile karşılaşmamız dışında 2020 döneminin bize kazanımları da oldu. Hem yurt içinde hem yurt dışında e-ticaret alanına daha fazla dikkat çekmemizi sağladı. Bugün simfer.com.tr ve diğer yaygın e – satış kanalları ile ürünlerimizin aktif olarak satış ve dağıtımını gerçekleştiriyoruz.

İlk 9 ay içerisinde pandemiye rağmen, geçen yıla oranla %25 oranında yurt içi satışlarımızı artırdık. 2020 dönemini yurt içi satış olarak %35 gibi bir büyüme ile 450 Milyon, 2021 dönemini ise 700 Milyon TRY gibi bir seviyede tamamlamak istiyoruz.

Yeni yatırım planlarınız var mı?

Mustafa Ustaoğlu: Grubumuz son 10 yıl içerisinde 100 Milyon USD üzerinde faaliyete yönelik yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımların en önemlisi ise Kayseri Serbest Bölge’de tamboy ve ankastre fırınlar ile davlumbaz, ocak ve soğutucu grubu ürünlerin imalatını gerçekleştirerek faaliyetlerini devam ettiren tesisimiz. Yaklaşık 60 Milyon USD gibi bir yatırım bütçesine sahipti. Bu tesisimiz ile hem kapasitemizi artırdık hem de yelpazemize dondurucu ve soğutucu grubu ürünleri dahil ettik. Yönetim olarak kararımız doğrultusunda kapasite kullanım oranlarımız hedeflediğimiz optimum seviyelere geldiğinde, yeni yatırımları gündeme alıyoruz. Ancak, mevcut adetsel artışlarımızı da düşünerek, faaliyet gösterdiğimiz alanın bitişik parselinde bulunan 200.000 metrekare arsanın alımını tamamladık. Orta vadeli planlamalarda 400.000 metrekare alan üzerine kurulu bir üretim üssü haline getirmeyi hedefliyoruz.

Grup firmalarımız, yıllardan beri oluşturduğu kaliteli ürün yapısı ile sektöründe Dünya’nın önde gelen firmaları ile iş birliği ve partner şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. Süreç içerisinde birçok ortak iş fikri oluşturuldu, talepler geldi. Ancak belirttiğim gibi istediğimiz optimizasyonu gerçekleştirdikten sonra bu fikirleri ve süreçleri değerlendireceğiz.

Halka Arz veya Stratejik Ortak Düşünüyor musunuz?

İbrahim Ustaoğlu: Son 20 yıldır firmalarımıza oldukça emek verdik, ciddi yatırımlar yaptık. Ancak halka arz için henüz zamanımız olduğunu düşünüyorum, daha gidecek oldukça yolumuz var. Hedeflediğimiz noktaya geldiğimizde halka arz düşünülebilir. Zaten profesyonel kadromuz ile yönetim toplantılarımızda bu konuyu gündemde tutuyoruz. İhracat hacmini her geçen gün artırarak büyüyen firmalarımıza hem yurt içinden hem de yurt dışından stratejik ortaklık talepleri düzenli olarak geliyor. Şu ana kadar hisse satış görüşmelerini kabul etmedik.

Kısaca Ekonomi ile ilgili Görüş ve Beklentileriniz, Önerileriniz neler?

Mustafa Ustaoğlu: Yıllık 200 Milyon USD dış ticaret hacmimiz olması dolayısıyla ekonomik gelişmeleri de yakından takip etmemiz gerekiyor doğal olarak. Cds, Pmi, istihdam, emtia, faiz ve kur gibi temel verileri sürekli olarak izliyoruz. Temel ekonomik verilerde volatilite aralığının geniş olmasından şirketler fayda sağlamamaktadır. Bu doğrultuda sürekli istikrarlı bir yapı olmasını temenni ediyoruz.

Ülkemizin hem istihdam yaratacak hem de dış ticaret fazlası verecek birçok firmaya ihtiyacı bulunuyor. 2023 hedeflerine hep birlikte koşmalıyız. Markalaşma, teknolojik yapı, inovasyon, e-ticaret, alternatif satış kanalları oluşturma, verimlilik ve benzeri birçok konuya önem veriyor olmalıyız. Baktığımızda gelişmiş ülke şirketleri bu unsurlardan asla vazgeçmiyor. Bu kapsamda şirket/varlık fiyatlamaları ise bizlerin kat be kat üstünde.

Ülkelerin lokomotifi, ihracat yapan, ihracatın yanında ise dış ticaret fazlası oluşturan firmalar. Özellikle bu kuruluşların hem yatırımları hem de büyüyen işletme sermayesi finansmanlarına erişimi ve fiyatlamalarında daha fazla destek olunması gerektiğini düşünüyorum. Bu kapsamda özellikle kamu bankalarına daha fazla misyon yüklenmelidir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 1 yorum
ülkemizde dış ticaret de yanlış yapılıyor çoğu ürünler yada techizat olarak üretilen ürünler sırf ihracatçıyı destekleme politikası yüzünden çok ucuza yurt dışına satılıyor bir nevi milletin ortak malları bazılarının yanlış ve yabancıya yarayacak şekilde peşkeş çekiliyor ve ithalatçılarda denetlenmediği için çürük çarık ne kadar fason ürünler varsa ülkeye sokarak ülkeye çok büyük zarar verdiler ve şimdi de ülke zarar eden bir konuma düştü,şimdi çıkıpta şu kadarlık bir şirket olup olmamanın bir önemi kalmayacak,yakın zamanda ihracat yapacak olanak kalmayacak
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler