FİNANS

TSKB/Ertem: Kredilerimizin yüzde 90’ı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına yönelik
30/09/2021 11:08:52

TSKB ve sürdürülebilirlik alanında danışmanlık hizmeti veren iştiraki
Escarus’un İklim Finansmanı Sponsorluğunu üstlendiği, 7. İstanbul
Karbon E-Zirvesi gerçekleştirildi. “İklim Dirençli Türkiye İçin Yeşil
Toparlanma: Atık ve Enerji Yönetiminin Rolü” başlıklı zirvede,
Türkiye’nin iklim direncinin yükseltilmesine yönelik strateji ve  uygulamalar ele alınırken, TSKB ve Escarus ‘Yeni Yeşil Yol: Fırsatlar  ve Zorluklar’ başlıklı oturuma ev sahipliği yaptı.

Ülkemizin iklim krizine karşı direncini artıran kuruluşların  ödüllendirildiği Zirve’de TSKB, “Yenilikçi Sürdürülebilir Finansman
Çözümleri” kategorisinde ödüle layık görüldü.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve sürdürülebilirlik çözümleri  ile iş dünyasının dönüşümü yönünde danışmanlık hizmeti veren iştiraki
Escarus’un İklim Finansmanı Sponsorluğunu üstlendiği, Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve
Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği’nin (SÜT-D) ana destekçisi  olduğu 7. İstanbul Karbon E-Zirvesi gerçekleştirildi. ‘İklim Dirençli
Türkiye İçin Yeşil Toparlanma Atık ve Enerji Yönetiminin Rolü’  başlıklı zirvede, Türkiye’nin iklim direncinin yükseltilmesinin yanı  sıra ekonomi ve iş dünyasına yönelik strateji ve uygulamalar ele  alındı. Escarus moderatörlüğünde gerçekleşen ve TSKB, Türkiye Kalkınma  ve Yatırım Bankası ile EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası)  yöneticilerinin panelist olarak yer aldığı ‘Yeni Yeşil Yol: Fırsatlar  ve Zorluklar’ başlıklı oturumda yeşil strateji ve yaklaşımlar  konusunda güncel yönelimler, fırsatlar, zorluklar ve beklentiler  değerlendirdi.

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği’nin karbon ayak izini  düşürerek ülkemizin iklim krizine karşı direncini artıran kuruluşları  ödüllendirdiği E-Zirve’de TSKB, “Yenilikçi Sürdürülebilir Finansman
Çözümleri” kategorisinde ödüle layık görüldü.   

Dr. Kubilay Kavak: “Avrupa Yeşil Mutabakatı sadece bir karbon ticareti  meselesi değil, büyük bir zihni dönüşümün işaret fişeğidir.”

‘Yeni Yeşil Yol: Fırsatlar ve Zorluklar’ başlıklı oturumun  moderatörlüğünü üstlenen Escarus Genel Müdürü Dr. Kubilay Kavak,
Avrupa Yeşil Mutabakatı’na yönelik değerlendirmesinde, “Avrupa Yeşil
Mutabakatı sadece bir karbon ticareti meselesi değil, büyük bir zihni  dönüşümün işaret fişeğidir, bir iktisadi paradigma değişikliğine  yönelik öncü göstergedir” ifadelerini kullanırken, panelin başlığına  yönelik şu açıklamalarda bulundu: “Bütün bu süreci özetlemek için üç  kritik kelime olduğunu düşünüyoruz: Birincisi ‘yeni’. Çok eskiden beri  dünyanın çok çeşitli bölgelerinde birtakım yıpratıcı hava olayları  meydana gelirdi. Artık bu olayların tekrarlanma sıklıkları ve  şiddetleri artmaya başladı. Bu sene Akdeniz kuşağındaki birçok Avrupa  ülkesi yangın felaketleriyle mücadele etti, Karadeniz Bölgesi çok  şiddetli sel felaketleriyle karşı karşıya kaldı. Teksas’ta, eyaletin  sakinlerini konfor standartları açısından neredeyse yüz sene öncesine  döndüren, elektriksiz ve doğal gazsız bırakan ve bir anda bastıran  dehşet kış şartları yaşandı. Dolayısıyla baştan aşağıya yeni bir  durumla karşı karşıyayız. Neden ‘yeşil’? Çünkü bu yeni duruma  üretilecek cevabın temel rengi yeşil. İklim Anlaşması’ndan AB Yeşil
Mutabakatı’na ve IMF’nin yeşil toparlanma çağrısına kadar küresel  düzeyde karşılık gören bütün politika metinleri yeşil bir tutum  öneriyor. Son olarak ‘yol’. İklim değişikliğiyle mücadelede bir  mutabakat sağlanması çok uzun süre aldı ama geldiğimiz nokta  itibarıyla bu uzun ince yol, çok şeritli bir otobana dönüşüyor. Artık
Biden yönetimiyle birlikte ABD’nin, yeni pozisyonu ile Çin’in, Kıta
Avrupası’nın ve İngiltere’nin karşılıklı müzakere ve liderliği ile  yürütülen yeni bir döneme girdiğimizi görüyoruz” dedi. 

Tulu Ertem: “Enerji ve kaynak verimliliği ile döngüsel ekonomiye  odaklandığımız takdirde uluslararası finansmandan aldığımız pay  yükselecektir.”

İklim krizindeki eğrinin nasıl değişeceğine yönelik değerlendirmelerde  bulunan Tulu Ertem, “Bugün geldiğimiz noktada iklim problemi her  birimizin hayatına yansımaya ve şirketlerin finansal boyutunu  etkilemeye başladı. Artık finansmanlara ulaşmak için iklim risklerini  devlet ve özel sektör olarak gündemimize almamız gerekiyor. Enerji ve  kaynak verimliliği ile döngüsel ekonomi önümüzdeki dönemde yatırım  yapmamız gereken alanlar. Bu konulara odaklandığımız takdirde  uluslararası finansmandan aldığımız pay yükselecektir. Bu dönemi bir  fırsat olarak görmeliyiz. Öte yandan iklim değişikliği artık dört  mevsim gibi bir gerçek haline geldi. İklim değişikliğini mutlaka  çocuklarımızın eğitimine bir ders olarak girmesi gerekiyor” dedi.

Şirketlerin bu alanda yapması gereken çalışmalara da değinen Ertem,  “Proseslerimizde enerji ve kaynak verimliliği, yenilenebilir enerji  kullanımı, kirlilik önleme ve döngüsel ekonomi alanına odaklanmak  gerekiyor. Adaptasyon yatırımlarını yapmak ve sera gazlarını ölçmek  önemli başlıklardan biri. En başta üretimimiz kaynaklı emisyonları  azaltmamız şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için önemli bir  konu haline geldi. Yurt dışında ürünlerimizi raflarda görmek  istiyorsak bunları yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Bilim temelli hedefler kapsamında da birçok çalışma yürüttüklerini  belirten Ertem, “Temel amacımız emisyonu yerinde azaltmak olmalı.
Aslında çok basit önlemlerle çok ciddi azaltımlar sağlayabiliyoruz.
Örneğin yangın söndürücü gazı. Mevcut gaz yerine sera gazı etkisi daha  düşük gaza geçiş yaparak gaz kaçakları nedeniyle ortaya çıkan  emisyonlarda ciddi azaltımlar sağlayabileceğimizi gördük. Ayrıca  elektrikli araca geçiş ve mevcut makine ekipmanlarımızı yenileme gibi  önlemlerle kısa sürede hedeflerimize ulaşabileceğimizi öngörüyoruz”  dedi.

Tulu Ertem: “Kredilerimizin yüzde 90’ı Sürdürülebilir Kalkınma
Amaçlarına yönelik”

TSKB Mühendislik ve Teknik Danışmanlık Bölümü Grup Yöneticisi Tulu
Ertem, oturumda yaptığı konuşmasında TSKB’nin çalışmaları hakkında  detaylı bilgi verdi. TSKB’nin kredi portföyünün yüzde 90’ının BM
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına dokunan yatırımlardan oluştuğunu  söyleyen Ertem şöyle konuştu: “TSKB bugüne kadar hidroelektrik  santral, rüzgâr, güneş, jeotermal, biyogaz olmak üzere 375 adet  yenilenebilir enerji projesini finanse etti. Bu da yaklaşık 7150 MW,  yani Türkiye’nin kurulu gücünün yüzde 13-14’ü gibi bir rakama denk  geliyor. Finanse ettiğimiz projelerin dağılımlarına bakıldığında  rüzgâr ve güneş enerjilerinin artış trendinde olduğunu söyleyebiliriz.
2021 yılında Türkiye İklim Riskleri Raporu’nu yayımladık ve bu rapor  kapsamında finansal etki ve hedeflerimizi oluşturduk. 2030 yılına  kadar sürdürülebilir kalkınma amaçlı kredilerimizin 8 milyar doların  üzerinde olmasını hedefliyoruz. Aynı süre içerisinde iklim değişikliği  ve çevre odaklı SKA’lara dokunan kredi portföyümüzü de yüzde 60  seviyesinin üzerine çıkarmak bir diğer hedefimiz. Faaliyetlerimizin  yarattığı etki boyutuna ilişkin olarak bilim temelli hedeflerimizi  belirledik. Dünyada henüz Science Based Target Initiative tarafından  hedefleri onaylanan herhangi bir finans kuruluşu bulunmuyor. TSKB  olarak bu onayı almak için çalışmalar başlattık ve kapsam 1  emisyonlarımızı 2030 yılına kadar yüzde 42, 2035 yılına kadar da yüzde
63 azaltmayı taahhüt ettik. Öte yandan, finanse ettiğimiz yatırımların  karbon emisyonlarını nasıl ölçeceğimize dair çalışmalara da başlamış  bulunuyoruz.”



Tüm görselleri indirmek için  style=
Ek Dosyalar msword Icon    TSKB_Karbon_Zirvesi_Basin_Bulteni_30092021.docx    İndir


Bu eposta 'Türkiye Sınayi Kalkınma Bankası' adına  cicek.aslan@foreks.com adresine gönderilmiştir.
'Türkiye Sınayi Kalkınma Bankası' ile ilgili ve/veya başka bir marka  ile ilgili basın bülteni veya basın daveti almak istemiyorsanız marka,  sektör ve abonelik ayarları için lütfen tıklayınız. powered by Faselis
CID: 95O3P,1,11977,898616-717776-lambda 1.1
Bu epostayı görüntülemekte zorluk yaşıyorsanız: Lütfen tıklayınız.




    Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
    http://www.foreks.com
    http://twitter.com/ForeksTurkey 

Kredi Hesaplama