BASIN BÜLTENİ-Çalışanlar sosyalleşmek için ofise dönmek istiyor
30/06/2020 18:11:20

    Koronavirüs salgını ile birlikte dünyada ve Türkiye’de gerek  günlük yaşamda gerekse iş yaşamında köklü ve radikal değişiklikler  yaşanıyor. 1 Haziran ile birlikte normalleşme süreçlerinin başlamasına  karşın pek çok çalışan evden esnek çalışma düzenine devam ediyor. Bu  süreç genel olarak çalışanlar tarafından olumlu değerlendirilse de  yapılan araştırmalar, kamusal alan ve özel alan ayrımının ortadan  kalkmasının bireylerde bir “mekansızlık” hissi yarattığını destekliyor.
    Tohum Eğitim Kültür ve Doğa Derneği’nin COVID-19 döneminde “evden  veya esnek çalışma” dönemine geçişin hem iş hayatına hem de bireysel  hayata yansımalarını incelemek amacıyla yaptığı araştırma ilginç  sonuçları ortaya koyuyor. Türkiye’nin farklı illerinden 388  katılımcının internet üzerinden uygulanan anket ile katıldığı  araştırmada, çalışanlar evden çalışmanın olumlu taraflarına vurgu  yapsalar da genel kanaat, sosyalleşme adına o?s ortamına dönmeyi  istediklerini ortaya çıkarıyor.
    Tohum Derneği’nin, yaklaşık 4 aylık süreç zarfında evden/ esnek  çalışan Türkiye’nin pek çok farklı ilinden 388 katılımcı ile internet  üzerinden uygulanan anket çalışması, farklı meslek gruplarının  evden/esnek çalışma koşullarına uyumu, çalışma ortamının eve  taşınmasının ya da evde daha fazla zaman geçirmenin bireysel hayata  toplumsal cinsiyet bağlamında yansımaları, evden/esnek çalışma  düzeninin avantajları ve dezavantajlarını ortaya koyuyor.
    COVID-19’a bağlı evden/esnek çalışma araştırmasına katılanların
%41’ini kadınlar, %58’ini ise erkekler oluşturuyor. Yaş grubuna  bakıldığında ise büyük oranda 25-40 arasında genç bir çalışan kitlesi  olduğu görülüyor. Meslek grupları ise ağırlıklı olarak finans, eğitim,  çevre, kamu hizmetleri, adalet ve güvenlik sektörlerini kapsıyor.
    Evden çalışma süreci, katılımcılar tarafından tra?kte zaman  harcamamak, giyim kurallarına bağlı olmamak ve evde yemek yiyor olmak  gibi ayrıcalıklara sahip olma konusunda yüksek oranda olumlu  değerlendiriliyor. Bu noktada katılımcıların, iş mekanına giderek  çalışmanın getirdiği zorunlulukları olumsuz değerlendirdikleri ve bu  zorunlulukların ortadan kalkmasına memnun oldukları belirtiliyor.

    Çalışan kadın ev işlerinden şikayetçi

    Araştırmada, pandemi sürecinde hem iş hem ev işleri hem de çocuk  bakımı gibi konulardan dolayı yükü daha da artan çalışan kadınlar  konusunda şu açıklama yer alıyor  “Ağırlıklı olarak kadına yüklenen ev  işlerinde  çocuk bakımı, hijyen, gıda güvenliği noktaları da yer  alıyor. Pandemi sürecinde bu yükü üstlenen bireylerin yaşadıkları  stres oranı da artıyor. Araştırmanın bulguları da bu gözlemi destekler  nitelikte olarak  çoğunlukla kadın katılımcılar evden çalışmanın ev  işlerini arttırdığını belirtiyor. Erkekler, evden çalışma ile genel iş  yaşamlarının daha kolay bir hal aldığı ve eski çalışma düzeni ile aynı  kaldığını belirtirken  kadınların genel iş yaşamının daha zor bir hal  aldığını sonucu ortaya çıkıyor. Kadınların ‘ikinci vardiya’ olarak  yüklenmek zorunda oldukları ev işleri ile evden çalışma düzeni  birleşerek tam zamanlı bir mesai halini aldığı görülüyor.”

    Sosyalleşmenin yoksunluğu en büyük sıkıntı

    Katılımcıların yüksek bir oranla olumsuz bulduğu tek etmen:  “yalnız çalışmaya bağlı olarak sosyalleşecek iş ortamının olmayışı.”
Bunun temel nedeninin insanın sosyal bir varlık oluşu ile diğer  insanlara ihtiyaç duyması olduğuna vurgu yapılan araştırmada,  çalışanların COVID-19 süreci sona erdiğinde “o?s ortamına dönmek  istemesi"nin ağır bastığı gözleniyor.
    Araştırma sonuçlarından ayrıca ev-ofis arasındaki seçimin kadın ve  erkek bağlamında önemli farklılık gösterdiği görülüyor. COVID-19  süreci sona erdikten sonra evden çalışma sistemine devam edilmesini  çoğunlukla erkek katılımcılar isterken  kadın katılımcılar ise evden  çalışmanın “çifte yük” oluşturduğu için ofis ortamına dönmeyi  istedikleri sonucu ortaya çıkıyor.

    Uyku düzeni olumsuz etkileniyor

    Uyku saatlerindeki esneklik ve uzaktan iletişim kurmak/online  toplantılar gerçekleştirmek konuları da olumlu olarak değerlendirilse  dahi yüz yüze iletişimin daha kolay sağlanıyor olmasıyla ve evde  hareketsiz ya da saatlere bağlı olmadan yaşıyor olmanın uyku düzenine  olumsuz etkileri olduğu gözleniyor.
    Genel bir değerlendirmenin yapıldığı raporda sürecin bireyler  üstünde yarattığı kaygıya şu sözlerle dikkat çekiliyor: “Her bireyin  yeniliklere adaptasyon süreci farklılık gösterir. Ancak yeni bir  düzene adapte olmanın yanı sıra sokağa çıkma yasağı, kısıtlamalar ve  hasta olma riski bireylerde kaygıyı da beraberinde getiriyor. Ev  içinde  genel hijyen ve bakımdan, diğer bireylerin ihtiyaçlarından  sorumlu olmak ise kaygı oranını arttırıyor.”
    Araştırmanın tümüne şu bağlantıdan ulaşarak detaylı olarak  inceleyebilirsiniz: https://www.jotform.com/report/20153286377305402



    Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
    http://www.foreks.com
    http://twitter.com/ForeksTurkey 
Finansal datalar forex tarafından sağlanmaktadır.