FİNANS

7. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi'nde gıdanın geleceği konuşuldu
20/10/2021 10:47:44

Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS iş birliğinde, T.C. Tarım ve
Orman Bakanlığı destekleriyle, düzenlenen 'Sürdürülebilir Gıda
Zirvesi'nin ilk gününde gıdanın geleceği konuşuldu.

Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS tarafından her yıl Dünya Gıda
Günü ile eş zamanlı gerçekleştirilen 'Sürdürülebilir Gıda Zirvesi'  yedinci yılında tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sonrasında gıda  endüstrisinin mevcut sınırlarını ve gıda sistemlerindeki durumu mercek  altına aldı. Zirvenin ilk gününde 13 oturumda gıda sanayinden yarının  gıdalarına, sürdürülebilir tedarik zincirinden gıda inovasyonlarına  kadar çok önemli konular ele alındı. Önde gelen gıda markaları,  girişimciler, yatırımcılar, kamu ve sivil toplum dahil değişimde kilit  rol oynayan tüm paydaşların katılımıyla gerçekleşti.

Pakdemirli: "İklimden daha hızlı olmak zorundayız!"

Zirvenin başlangıcında iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek  sektörlerin başında tarım ve gıdanın geldiğine dikkati çeken T.C.
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, iklim değişikliğinin  etkisiyle, 2050'ye kadar tarımsal verimde yüzde 10-25 düşüş  beklendiğini söyledi. İyi tarım uygulamaları ve organik tarım  faaliyetinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla çok sayıda  projenin devam ettiğini dile getiren Pakdemirli, gıdaların yüzde
90'ının doğrudan ve dolaylı olarak topraktan üretildiğini belirtti.
Pakdemirli sözlerini şöyle sürdürdü  "İklimden daha hızlı olmak  zorundayız. Bu yılki Dünya Gıda Günü teması, eylemlerimizin  sürdürülebilir bir gelecek için kilit bir rol oynadığını vurguluyor.
Gelecek nesiller için artık daha iyi bir üretim, daha iyi bir  beslenme, daha iyi bir çevre, daha iyi bir yaşam mottosuyla  çalışmalarımıza yön vermek zorundayız."

Murat Sungur Bursa: "İnsanoğlu uzun süre kaynakların sonsuz,  ihtiyaçların sınırsız olduğunu düşündü"

Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa, "70'li  yıllardan itibaren baş döndürücü tüketim ve yeterli geri kazanımın  olmaması sonucunda limit aşım günü 29 Temmuz'a kadar geldi. Çünkü  insanoğlu uzun süre kaynakların sonsuz, ihtiyaçların sınırsız olduğunu  düşündü. Ancak öyle olmadığını artık anlıyoruz." dedi.

Sidar: "4 milyar ton gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketime gidiyor"

TÜGİS Genel Sekreteri Kaan Sidar, "Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım
Örgütü (FAO) raporlarına göre, dünyada yıllık üretilen 4 milyar ton  gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketime gidiyor, 1,3 tonu ise çöpe  atılıyor." diyerek gıda güvenliğinin önemine dikkat çekti. Etkinlik  çerçevesinde daha verimli, kapsayıcı, dayanıklı ve sürdürülebilir  tarım-gıda sistemlerine dönüşümün yolları ve metotlarının ele  alınacağını söyledi.

Zirve kapsamında gerçekleştirilen "Dünya Gıda Günü Paneli: Gıda
Sistemlerinin Dönüşümü" Ahmet T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dış
İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Volkan Güngören, BM Gıda ve Tarım
Örgütü Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, BM Gönüllüleri
Ülke Koordinatörü Nil Memişoğlu, Dünya Sağlık Örgütü Program Sorumlusu
Toker Ergüder katılımıyla Ekotürk Ahu Orakc?ıog?lu moderatörlüğünde  gerçekleşti. Güngören, "Türkiye, gıda sistemlerinin dönüşümünü  başlatma yönündeki çalışmalarda diğer ülkelere öncülük ediyor. 2024  yılında bir sonraki Tarım Konseyi'ni bir araya getirecek" derken
Selışık, "Tarım ve gıda sistemleri kritik bir yol ayrımında, COVID-19  buradaki kırılganlığı belirgin hale getirdi. Bu koşullarda daha  sürdürülebilir ve kapsayıcı tarım-gıda sistemlerine dönük dönüşüm  sağlayacak müdahalelere acilen ihtiyaç var." dedi.

"Gıda Sanayinin Geleceğini Şekillendirmek" paneline katılan Ülker
CEO'su Mete Buyurgan nüfus artışından, iklim değişikliğine, doğal  kaynakların tükenmesinden, değişen gıda tarım sistemleri, tedarik  zinciri gibi sektörü bekleyen riskler ve takip edilmesi gereken  trendler hakkında bilgi aktardı. İklim değişikliğinin tarım ve gıda  üretimi üstündeki olumsuz etkisine, doğal kaynakların korunması,  sorumlu bir üretim anlayışının benimsenmesi ve her alanda israfın  önlenmesine dikkat çeken Buyurgan: "2050 yılı için öngörülen 9,7  milyar nüfusun talebini karşılamak için en az %70 daha fazla gıda  üretimine ihtiyaç olacak. Aynı zamanda tarım alanları, kısıtlı su  kaynakları, iklim değişikliği gibi riskleri gözönüne aldığımızda  inovatif çözümlere ihtiyaç olacağı da açık. Burada özellikle iklim  değişikliği risklerine dayanıklı tarımsal üretim çözümleri  geliştirmenin ne derece önemli olduğu ön plana çıkıyor. Ülker olarak  yerli ve milli bisküvilik buğday geliştirme projemiz olan Aliağa ile  tam bu konuya odaklanıyor ve yüksek kaliteli, verimli, kuraklık,  hastalık ve iklim değişikliğine dayanıklı, geleceğin gıda sektörü için  ülkemize rekabet üstünlüğü getirecek buğdayın gelişimine öncülük  ediyoruz" dedi.

"Yarının Gıdaları" başlıklı oturumda Unilever NAMETRUB Dondurma,
İçecek & Gıda Kat. Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi
Özgür Kölükfakı şunları aktardı  "Dünyanın en büyük gıda  üreticilerinden biri olarak, adil bir küresel gıda sisteminin  şekillenmesi için taşıdığımız sorumlulukla Yarının Gıdaları
İnisiyatifini başlattık. Bu kapsamda 4 temel taahhüt verdik. Bunları  şöyle sıralayabilirim: Ürünlerimizde sürdürülebilir tarımsal ham madde  kullanımını ve bitkisel temelli gıda seçeneklerini artırmak  besleyici  gıdaları herkes için erişilebilir kılmak, 2025 yılına kadar yeterli ve  dengeli beslenmeye katkı sağlayan ürünlerimizi iki katına çıkarmak   tüm ürün gruplarımızda kalori, tuz ve şeker miktarını azaltmaya devam  etmek  gıda atığını yarıya indirmek. 2025'e kadar üretimden,  ürünlerimizin raflara ulaşmasına kadar olan süreçteki doğrudan  faaliyetlerimizde gıda atıklarını yarıya indireceğiz." 

"Gıda Sistemlerinde Değişime Küresel Bakış" başlıklı oturumda ise Food
Drink Europe Genel Müdürü Mella Frewen, "Yiyecek ve içecek  endüstrisinin sadece güvenli ve lezzetli ürünler üretmesini sağlayan  fikirleri, yenilikleri ve politikaları desteklemekle kalmıyor, aynı  zamanda daha yeşil bir gezegene, daha sağlıklı bir yaşama ve gelişen  bir ekonomiye de katkıda bulunuyoruz. Ürünlerini tavsiye edilen  tüketim tarihi geldiği zaman bu tüketilemez anlamına gelmiyor.
Tüketicilerin bu konuda bilinç geliştirmeleri gerekiyor. Hem  şirketlerin hem bireylerin bu konuda alacağı roller var." dedi.

"Daha güvenli ve sürdürülebilir tedarik zinciri nasıl oluşturulur?"  başlıklı oturumda Palsgaard A/S CPO'su Pia Brinkmann Madsen, "Son  yıllarda tedarik zincirinde hem organizasyon ve hem tüketici olarak  zorluklar yaşadık. Tüm zorluklara rağmen gerek esneklik gerek  yaratıcılıkla doğru çözümlere gidip dünyanın iyiliği için doğru ve  ortak amaca yöneldik. Dünya gezegeni bizim süper marketimiz!
Kaynaklarımız global düzeyde. Bizlerin de sorumluluğu bu kaynakları  kullanırken doğayı korumak. Bizim için sürdürülebilirlik bir  zorunluluk! Tedarik seçimi çok önemli, sürdürülebilirlik çerçevesinde  siz neler bekliyorsunuz bu çok önemli. Sürdürülebilir Kalkınma
Amaçları doğrultusunda hem üretim hem tüketimde sorumlulukların  farkına varmak bizim temel çabalarımızı oluşturuyor." diyerek bu  konuya dikkat çekti.

"Tarımın ve gıda sanayinde inovasyonun finansmanı" başlıklı panelde
Aromsa Satış ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özgür
Demirci, "Biz stratejiyi kurarken üç önemli konu belirledik. İklim  değişikliği, tedarik zincirindeki kırılmalar, post covid dönemi  tüketici beklentileri. Dünya nüfusu artıyor, maalesef tarım  alanlarında marjinal düşüşler var ve gıda maliyetlerinin arttığını  görüyoruz. Hem tarım alanları hem de gıda şirketleri için strateji  büyük önem arz edecek. Covid sonrası trendler, İnovatif çözümler ve  finansmanı gerekiyor." dedi. EBRD Kıdemli Bankacı Nazlı Arıkan ise  konuya şu şekilde yaklaştı: "Gıda zincirinde olan birçok şirketle  çalışıyoruz, her ülkede farklı misyonlarımız var. Özellikle  teknolojide bilgi birikimi ve yeşil ekonomiye geçiş Türkiye'deki  önemli konular haline geldi. Sıfıra yakın atık projesi kapsamında  kaynakların etkili kullanılması kapsamında bir kredi programı  oluşturduk, bu program Türkiye'de çok başarılı oldu."

"Gıda perakendeciliği nereye gidiyor? Tüketicinin arayışı" başlıklı  panelde İstegelsin Kurucu & CEO'su Sedat Yıldırım şöyle konuştu,
"Dünyada dijitalleşme perakende alanlarını kat etti. Pandeminin  gelmesiyle birlikte bütün perakende sektörü bir sınav verdi.
Türkiye'deki tedarik zinciri çok güçlü ve her şey normale döndü.
Dramatik bir davranış farklılığı oldu ve dijital oyuncular olarak  pandemiyle birlikte talep patlaması ile karşı karşıya kaldılar. Gıda  perakendeciliğinde online oyuncular olarak biz de varız dedik!" İpsos
E-Ticaret Paneli Yöneticisi Ceyhan Demiray ise "Evdeki tüketimin  artması ve sokağa çıkamama davranışı online tarafı dönüştürdü. Rekabet  çok fazla, tüketici kargaşa içerisine girdi. Sokağa çıkabildiğimiz  noktada offline tarafa geçebiliyoruz. Şimdi indirim marketlerinin de  online satışları gerçekleştiriliyor. Beklentisi yükselen tüketici her  şeyin en iyisini bekliyor. Gelen ürünlerde de hızlı teslimat çok  önemli bir nokta." dedi.

"İzlenebilirlik: Değer zincirinde etkinliği artırmak" başlıklı panelde
Schneider Electric Gıda ve İlaç Segment Lideri Muhterem Çaylı,
"Sürdürülebilirlik konusu bizim için çok önemli bir konu.
İzlenebilirliği sağlamak için onlarca çözümü konuşuyor olmak lazım.
Schneider olarak mevcutta sahip olduğumuz çözümler ile gıda sektörünü  yakından takip ediyoruz. Globalde yaşanan olumsuz olayların artışı
%15ten fazla. İzlenebilirlik çok güçlü bir trend sürdürülebilirlik  için olmazsa olmaz. Tüketicilerin %65'i ürünün nasıl üretildiğini  bilmek istiyor." dedi. Yaşar Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölüm
Başkanı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, "Tedarik zincirindeki birçok  açıdan işin en uç noktasında güven var. Tedarik zinciri boyunca ürünün  hizmetin takip boyutu var. İzlenebilirliği takip eden dönemde  görünürlük devreye giriyor. Paydaş sayısı hızlı artıyor, paydaş türü  hızlı değişiyor bu dönemde takip izlenebilirlik görünürlük şeffaflık  ve güven çok kritik noktalar." diyerek sözlerini tamamladı.

"Sürdürülebilir Gıda ve Beslenme" başlıklı panelde Aynes CEO'su Murat
Hocalar, "Sürdürülebilirlik yolculuğuna küresel ilkeler sözleşmeler  imzacısı olarak devam ettik. Çevreye saygılı üretim yapmak çok önemli,  süt sektörü özüne baktığımızda hem istihdam ve hem de süreklilik  sağlayan bir sektör. Diğer bir konuda global planlama ille ülkemizde  yem üretimi planı yapmamız gerekiyor." dedi.  Herbalife Nutrition Kamu
İlişkileri Güneydoğu Avrupa Bölge Müdürü Samet Serttaş ise "İnsan  olarak çok büyük sorumluluklarımız var ve bu konuya bütüncül olarak  yaklaşmak gerekiyor. Odak noktamız tüketici, tüketicinin beslenme  alışkanlığı ve gıdaya erişilebilirliği. Tüketiciyi eğitme görevi  sadece kamunun değil bizlerin de sorumluluğu." dedi.

Zirve "AB Yeşil Mutabakat Eylem Planı ve Sürdürülebilir Tarım",
"Infodeminin Aşısı Nedir?", "İnovasyon ile Köye Dönüş Nasıl
Başarılır?" ve "Beslenme Trendleri" başlıklarında kıymetli  akademisyenlerin katkılarıyla ekrana gelen oturumlarla devam etti.

İş dünyasının desteği sürüyor

7. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi'nin ana sponsorları Aromsa, BİM,
Palsgaard, Schneider Electric, Unilever, Yıldız Holding. Zirveye
Balparmak, Cargill, Ferrero Fındık, İste Gelsin, Metro, Pınar, Tat  platin sponsor  Aldiva, Aroma, G2mEksper, Herbalife Nutrion, Komili,
KİB, Nisad, Pro Grup, Tadım, Vitabiotics altın sponsor olarak destek  verecek.

Bu yıl herkese açık 'online' etkinlik olarak yapılan Sürdürülebilir
Gıda Zirvesi ile ilgili detaylı bilgiye  https://surdurulebilirgidazirvesi.com/ internet sitesi üzerinden  erişebilir, program detaylarını takip edebilirsiniz.

    Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
    http://www.foreks.com
    http://twitter.com/ForeksTurkey

Kredi Hesaplama